Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

ERCAN İHALESİNİN İPTALİ VE KIBRISLI TÜRKLERİN İRADESİ

 

Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş’ın  göreve geldikten hemen sonra Ercan Havaalanı ihalesini  iptal etmeye yönelik yaptığı açıklamalar sanırım esas maksadı anlaşılmayan ve farklı “yorumlara” neden olan açıklamalardı.
KKTC tarihinin en büyük özelleştirme operasyonu  olan Ercan’ın  özel sektöre ve üstelik çoğunluk hissesi yabancı yatırımcıda olan bir şirkete verilmesinin doğruluğu ayrı bir tartışma konusudur elbet.
Gelişen turizm ve üniversitelerle birlikte Ercan şuanda  Baf Havaalanı’nı  katlayan, Larnaka Havaalanı ile de yarışan bir pozisyondadır.
Yani Ercan’da iyi bir yolcu trafiği vardır.
Bu yolcu trafiği de bu memleketin ölçülerine göre iyi para demektir.
Ercan’ın devlet eliyle çalıştırılamayacağı aşikardı.
Bırakın şimdiki binayı, bir önceki binayı bile devlet çalıştıramadı.
Sonuçta özelleştirilemeye gidildi ve uluslar arası bir ihale açıldı.
Küçük yerli ortakla birlikte Türkiye’nin iki iddialı firması ihaleyi kazandı.
Kazandı ama bir türlü inşaata başlamadılar.
Tam tersi  çeşitli engeller öne sürerek, mevcut yapıdan para, üstelik de çok para kazanacak bir düzen kurdular.
İnşaata başlamayı erteleyecek kadar.
Ortaklar arasında paylaşım kavgası çıkartacak  kadar.
Ercan ihalesi gelinen aşamada hem ülkenin kaynaklarını ve prestijini hem de hükümetin itibarını zedeleyecek durumdadır.
Yapılması gereken iki şey vardır.
Birincisi ve aslolan  ihale koşulları çerçevesinde bir an önce yeni terminal binası yapımına geçmek.
Eğer bu yapılmayacaksa derhal ihaleyi iptal etmek.
Konunun sürüncemede kalması ve kavgalara vesile olması ülkenin topyekün kaybınadır.

      ***

Rum tarafının sondaj kazılarını durdurması bunun karşılığında Barbaros’un Türkiye’ye çekilmesi ve Navtex’in süresinin uzatılmayacak olması olumlu gelişmelerdir.
Bu gelişmeler, görüşmeler önündeki engelleri kaldıracak türdendir.
Zaten Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin  Kıbrıs Özel Temsilcisi Eide adaya gelmeye ve liderlerle görüşüp yeni tur görüşmeleri planlamaya hazırlanıyor.
Fakat, görüşmelerin derhal başlanması mümkün müdür?
Kanımca değildir.
Kuzey’deki seçimlere iki haftayı biraz fazla süre kala Kıbrıs Türk tarafının görüşmelere odaklanması mümkün değildir.
Zaten doğru da değildir.
Sonuçta Kıbrıslı Türkler görüşmelerde kendilerini temsil edecek olanı seçeceklerdir.
Bu seçimin yapılıp tamamlanması gerekmektedir.
Sağlıklı ve kabul edilebilir bir şekilde.
Sonrasında görüşmeler her iki tarafın da yapacağı katkılarla doğru bir şekilde ilerleyebilir.
Kıbrıslı Türklerin iradesini beklemek gerekir…