Köşe Yazarları

Ercan en büyük faciadır

(Şimdi tam zamandır)


Özelleştirme karşıtı değilim.

Devletin hantal ve tembel yapısıyla hizmet vermemesinin acısını her Kıbrıslı Türk gibi yaşayarak öğrenenlerdenim.

Dolayısı ile bazı sektörlerde özelleştirmenin elzem olduğunu düşünürüm.

Örneğin turizm sektörü.

Gelinen bu aşamada ve zamanda devletin otel işletmesi ne kadar mümkün ve doğrudur?

Yeni nesiller Turizm İşletmeleri faciasını bilmiyorlar ama yaşanan acı deneyimler de orada duruyor.

Turizm İşletmeleri eliyle devletin otelcilik yapması hüsranla sonuçlandı.

Dolayısı ile devlet turizm işinden çıktı.

Turizm, Kıbrıs’tan ve Türkiye’den özel sektöre kaldı.

Peki daha iyi mi oldu?

Türkiye’de verin yasaklanmasıyla birlikte “KKTC’ye çöreklenen” kumar baronları konusunu ve onların medyadan devlete, her yeri ele geçirme hırslarını es geçsek bile Maremonte örneğindeki Merit grubu ile Bafra’daki lebi-derya arazileri pazarlamaya çalışan çeşitli gruplar örneği turizm sektöründeki özelleştirmenin bir yanının sakat olduğunu bize gayet iyi anlatıyor.

Merit milyonlarca sterlin borcunu ödemiyor ve Girne bölgesinin en değerli yerlerinden birini elinde tutuyor.

Bakanları, bürokratları kumarhane eğlencelerinde “misafir” ediyor ve paralel bir hükümet yapılanması kuruyor.

Aylık, milyonlarca lira zarara gazete çıkarıyor, televizyon yayını yapıyor ve sürekli olarak kamuoyunu manipüle ediyor. Beslediği tetikçiler eliyle devlet görevlileri üzerinde her türlü baskıyı kuruyor.

Şimdi geriye dönüp baktığımda Turizm İşletmeleri devam mı etmeliydi diye bir şüphe yaşıyorum.

 

***

Özelleştirmedeki diğer bir facia AKSA ile yaşanıyor.

“Avrupa Birliği’nde elektrik üretimi özeldir” gibi bir genel doğrudan yola çıkılarak elektrik üretiminin yarısı AKSA ’ya devredildi.

AKSA, alım garantili sistemle her ay yaklaşık 50 milyon lira tahsil ediyor.

Fakat, amiyane deyimle kimseye bir hayrı yok.

“AKSA gelecek elektrik ucuzlayacak” söyleminin de koca bir palavradan ibaret olduğunu çoktan öğrendik.

Peki durum buysa biz niye  “fonksiyonlarına ayıracağız” adı altında Kıb-Tek’e kilit vuracağız?

 

***

 

Ercan Hava Alanı’nın özelleştirilmesi bu ülkede yaşanan en büyük faciadır.

“Artan yolcu trafiği için daha büyük bir terminal ve daha iyi hizmet” gibi özelleştirmenin temel ve doğru kuralları Ercan’da yağmacılığa dönüştü.

Başbakan’ın deyimi ile “İstanbul Hava Alanı bitti de Ercan inşaatı hala devam ediyor.”

“Bütün siyasetçiler benim cebimdedir” diyen yatırımcı zat inşaatı bitirmeyip devletten on milyonlarca Euro söğüşlemek için her türlü madrabazlığı yapıyor.

Ve ne acıdır ki tüm bu olanlar Ankara’dan kimi çevrelerin siyasi desteği ile yapılıyor.

Ercan’ın özelleştirme faciasında bıçak kemiğe dayanmıştır ve hükümetin atması gereken bir adım kalmıştır.

Sözleşme koşullarına uymayan T&T yani Taşyapı’nın sözleşmesini iptal edip, geldiği yere geri göndermek.

KKTC devletiyle oynayan, Kıbrıs Türkünü bu kadar hakir gören bunu çoktan hak etmişti.

Şimdi tam zamanıdır…



Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı