Ülkemiz futbolunun tecrübeli teknik adamlarından ve aynı zamanda bir eğitimci olan Eralp Şerifoğlu’nun kendisine ait facebook hesabından yapmış olduğu bir paylaşım gündeme oturdu
FUTBOLU MERCEK ALTINA ALDI:
Şerifoğlu yaptığı paylaşımda ülke futbolunun içinde bulunduğu durum, futbolcular, antrenörler, yöneticiler, taraftarlar, federasyon ve sporu yönetenlerle ilgili kendi fikirlerini ve gerçeklerini ortaya koyarak hem isyan etti hem de birçok kesime mesaj verdi
Ülkemiz futbolunun tecrübeli teknik adamlarından ve aynı zamanda bir eğitimci olan Eralp Şerifoğlu’nun kendisine ait facebook hesabından yapmış olduğu bir paylaşım gündeme oturdu. Bu sezona, uzun bir aradan sonra Süper Lig’e yükselen Dumlupınar’da başlayan teknik direktör Eralp Şerifoğlu ilk 4 haftada alınan kötü sonuçların ardından camianın önünü açmak için görevi bırakmıştı. Tecrübesi, fikirleri, olaylara bakış açısı, sempatikliği ve renkli kişiliği ile bilinen Eralp Şerifoğlu aynı zamanda dobra sözleriyle de zaman zaman sosyal medyada paylaşımlar yaparak adından söz ettiriyor. Süper Lig’de ilk 7 hafta geride kalırken başarılı çalıştırıcının dün yine facebook’tan yaptığı bir paylaşım gündemdeki yerini aldı. Şerifoğlu yaptığı paylaşımda ülke futbolunun içinde bulunduğu durum, futbolcular, antrenörler, yöneticiler, taraftarlar, federasyon ve sporu yönetenlerle ilgili kendi fikirlerini ve gerçeklerini ortaya koyarak hem isyan etti hem de birçok kesime mesaj verdi.
Eralp Şerifooğlu’nun kendisine ait facebook hesabından ülkemiz futbolu ile ilgili ortaya koyduğu görüş şekilde;
“Futbol oyunumuz: Bu güzel ülkemizde yitip giden birçok değer gibi. Futbolumuzda, eksilmiş, azalmış. Biraz öksüz kalmış. Tabii ki bence. Oysa toplum olarak sosyal yaşantımızda spor kulüplerimiz bizi biz yapan çok değerli yapı taşlarımızdandır. Birçoğumuz için emek, gurur ve mücadele simgelerimizdir. Şu aralar, sadece Kazanmak ve kaybetmek üzerine kurulmuş bir yapı var. E Dünya’da da öyle değil mi? Öyle de fark var. Şu an profesyonel bir yapımız yok. Olamaz da. Maaş vermek profesyonellik mi? Değil.! Sabit ve garanti gelirin yok. Reklam gelirin yok. Bilet satışı,ürün satışı,sponsor gelirin yok! Uluslararası karşılaşmalara katılma imkanın yok. Senin sahan bile yok! Futbolcularına antrenmandan sonra duş aldıracak gücün bile yok. (Devlet sana saha tahsis etmiş, bir miktar para veriyor, şükret)
Futbolcular: Sözleşmen yok. Şu an Esirsin. Birilerinin suyuna huyuna gitmek zorundasın. Veya bazı arkadaşlarınla örgütlenip abilerinle iyi geçinip yerini sağlama almak durumundasın. Ne yazık ki, emeğin, mücadele etmenin, arkadaşlığın, forma aşkının, birlikte üzülmenin, birlikte sevinmenin öneminin pek kalmadığı bir yapı. (olanlara selam olsun). Amatör hiç değilsin, olamazsın! (Amatör: Bir işi sadece isteği ve meraklı olduğu için severek yapan kimsedir!). Para almak hiç yok yani! Takımını, arkadaşını, kulübünü sevdiğin için oynamıyorsun ki! (para almayan, gerçek amatörler de var. onlara da selam olsun).
Antrenörler: Eskilerde dinlenen, fikir sorulan, yön veren bireylerken, şimdi 3 salla bir bağla, beceremezsen abbas yoluna! Yerine bakıcı mı yok? Hazırda bekler. E kardeşim acı gerçekler, biri gider biri gelir! Bu kadar basit-sin işte.
Yönetici: Kulüp sevgisi ve futbol aşkıyla severek isteyerek hizmet edenler her türlü saygıyı hak eder. Gerisi her şeyi! Hak eder.
Taraftar: Önce fener, cimbom, kartal demeyenler kaç kişi? Kulüplerine destek verenler değerli, maça gelenler önemli. Gelmeyenlerin vardır bir bildiği!
Federasyon: Başkan sordu. Biz Evrodoyuk? Ben ne deyim? Gerisi ayrıntı.
Sporu yönetenler: Her sene hiç olmazsa seçilmiş bir çocuğumuzu ailesiyle birlikte Anavatanımızda sekizinci ligdeki bir kulübe gönderebilseydik? Orada profesyonel imkanlarda çalışmasını, eğitim almasını, arkadaşlarına idol ve örnek olmasını sağlayabilseydik? Olmadı! Umarım olur.
Kısaca demem o ki. Bu kısır döngü içinde: Esas olan, insana, rakibe, giydiğin formaya, emeğe göstereceğin saygıdır. Dürüstçe kaybetmek! Futbolun doğasında vardır. Senden bir şey götürmez, sadece üzülür ve eleştirilirsin. Gerisi, senden çok şeyi götürür! Hak edilmemiş hey şey gibi. Eğretisin, hazıra konansın, olanı bozan veya kullanansın. Tedavisi olmayan Virüs, ganimetçi, yakalanmamış hırsızsın. Görebilmek, duyabilmek İçin vicdan sahibi olmak gerek. Hak eden kazansın! Futbolda yok öyle bir şey.”
































