Köşe Yazarları

Enflasyon ve kurlar


Geçen hafta gerek KKTC’de gerekse Türkiye’de Eylül sonu itibariyle aylık ve yıllık enflasyon artış oranları açıklandı.

KKTC’de DPÖ’nün yayınladığına göre, bir aylık Eylül enflasyonu % 1.88, Aralık 2018 ayına göre 9 aylık %11.18, ve yıllık ise Eylül 2018- Eylül 2019 % 9.47 artmıştır. Bir aylık Eylül artışının içeriğine bakarsak geçen aya göre en yüksek % 18.1 ile eğitim, giyim % 3.8 ve gıda %3.8 diğerleri daha düşük.

Bir önceki Aralık ayına göre 9 aylık enflasyonda eğitim, sağlık ve haberleşme yine zirvede. Eğitim %19, sağlık%16.5, haberleşme %14.2, lokanta ve oteller ise çok fahiş % 29 ki turizm ülkesiyiz ve hedef gelişme sektörü olma iddiasındayız. Esasen uçak biletleri ile de birleşince daha da caydırıcı oluyor.  Gıda % 7.5 ve çeşitli mal ve hizmetler %17 oldu.

Aslında bu fahiş fiyat artış nedenlerinin araştırılması gerekir. Aralık’tan bu yana bu kadar yüksek bir kur artışı olmadığına göre ki genelde maliyet artışları özellikle de KKTC’de kur artışlarından kaynaklanmaktadır, ilgili bazı sektörlerdeki bu aşırı fiyat artışlarının nedenleri nelerdir. Maliyetler içinde hangi faktörler bu kalemlerde bu kadar yüksek fiyat artışını getirdi? Maliyet artışı yok ise ve gereksiz ve nedensiz kâr artışı nedeniyle yapılmışsa, bu da genel ekonomiye her yönden olumsuz etki yapar. Ekonomi Bakanlığı Ticaret Dairesinin, Maliye Bakanlığı ile DPÖ’nün araştırma konusu olmalı,  çünkü yüksek enflasyona neden olan unsurlar, maliyetleri zincirleme olarak ve enflasyonu yükseltecek ve bütçe dengesine de olumsuz etki yapacaktır.

Bir yıllık artış içeriğine baktığımızda en yüksek Haberleşme’de % 29 küsur gibi bir oranla karşılaşıyoruz ki çok yüksek bir artış sözkonusu. Sağlıkta %18, gıda’da %11, eğitim’de %12.37, giyimde % 11.8  ve çeşitli mal ve hizmetlerde %22.57 bir artış olmuştur. Diğer kalemlerde daha düşük oranlarda gerçekleşmiştir ki yıllık ortalama enflasyon oranı % 9.47 olmuştur. Geçen yıl kur etkileriyle yıllık % 30’lardan bu yıl kur istikrarı dolayısıyla genelde  oldukça düşmüş. O zaman bu yılın 2019’un enflasyonunun içeriğindeki  yukarıda saydığımız harcama grupları ve sektörlerdeki,- diğerlerine nazaran- aşırı yüksek oranlı enflasyonu körükleyen fiyat artışlarını ve bu sektörlerin durumlarını incelemek gerektiği kanaatindeyim. Varsa sorunlar açıklığa kavuşturulması gerekir.

Bir de son aylarda uçak bilet fiyatları aşırı miktarda artmış, 3-4 saatlik Türkiye- Yabancı ülke bilet ücretleri, yarım saatle bir buçuk saat arası Türkiye-Ercan seferleri fiyatına mübalağasız denk gelmiş durumdadır!  Geçen Eylül ayı fiyatları bu açıdan Ulaştırma Bakanlığı’nca incelenmeli ve önlem alınmalıdır. Basında geçenlerde şimdi Türkiye’de dahili uçuş bilet fiyatlarına bir limit getirildiği ve 450TL’yi geçmeyeceği haberleri çıkmıştır. İlgili Bakanlığımızın Türkiye Ulaştırma Bakanlığı ile görüşme yaparak KKTC’ye aynı mesafe uçuş fiyatlarının paralelleştirilmesi, Türkiye ile olan ulaşım bağlarının güçlendirilmesi için ihtiyaç vardır. Kaldı ki TC- Ercan uçuş fiyatları, Türkiye’den Yabancı ülkelere olan aynı veya çok daha uzun mesafeli destinasyonlara uygulanan fiyatların da üzerine çıkmış durumda. Bu fahiş fiyat uygulaması, TC-KKTC arasında seyahat edenlerin istismarına her iki ülke Hükümetlerince engel olunmalıdır. KKTC ekonomisine de çok olumsuz etkileri vardır.

Türkiye’de Eylül enflasyonu; Türkiye’de aylık enflasyon %0.99, yıllık ise KKTC ile aynı seviyelerde % 9.26’ gerçekleşmiş,  geçen yıldaki aynı dönemdeki %24’lerden aşağı tek haneye düşmüştür. Aylık olarak içerikte, KKTC’den farklı olarak her mal ve hizmet grubunda, ilgili sektörlerdeki fiyatlarda makul dengeli ve homojen bir artış olmuştur. Yıllık artışa bakarsak, burda da  Eylül2018-Eylül 2019 alkollü içkiler %43 artış dışında en yüksek sağlıkta %15.4, eğitimde % 14, gıdada %9.5, konutta %10 artış olmuş, ulaştırmada eksi%0.66, çeşitli mal ve hizmetlerde de %15’e yakın olmuştur. Diğer mal ve hizmet grupları daha düşük. Yıllık enflasyonda da gruplar arasında bir denge var, hatta ulaştırma yükselmemiş eksiye düşmüş.

Normalde doğal olan, enflasyonun harcama grupları arasında aynı dönemlerde aşırı farklılıkların olmamasıdır. Dolayısıyla KKTC’deki aşırı farklılık gösteren sektörlerin maliyetlerine bakmak lâzım. Sorun nerde ise çözülmesi ve gerek vatandaşa gerekse ekonomiye olumsuz etkilerinin kaldırılması için gereklidir.

Bu hafta içinde ABD Başkanı Trump’ın, Türkiye’yi tehdit eden terör örgütlerine karşı başlattığı Barış Pınarı Harekâtı dolayısıyla, Türkiye’ye yönelik haksız bir çok beyanat ve mesajları kurları son günlerde etkiledi ise de kalıcı olmayacağı kanısındayım. Çünkü döviz ihtiyacı Türkiye’nin geçen yılki gibi değildir, en düşük seviyelerdedir. Hatta cari denge bu ay açıklandığı üzere 5 milyar$ kadar da yıllardan sonra çeşitli nedenlerle artıya geçmiş durumdadır. Geçen yıl 45-50 milyar$ dolaylarındaki döviz açığı, bu yıl son iki üç aydan beri artıya geçmiş ve ayrıca dış finansman ihtiyacı 158 milyar$’dan 73 milyar$lara düşmüştür. Halkın mevduatlarının da yarısından fazlası döviz mevduatına dönüşmüş durumdadır. Geçen yıldan bu yıla hane halkı kendini emniyete almak için döviz mevduatlarını artırmıştır. Dolayısıyla Trump’ın ekonomiyi mahvedeceği beyanlarının boşa çıkacağı çok yüksek görülüyor. Esasen her gün farklı beyanatları var..  Harekâtın kısa sürede başarıyla  tamamlanacağı ve kurlardaki şimdiki yükselişin kısa sürede geriye döneceği kanaatim ise daha yüksek. Terör örgütlerine karşı Türkiye’nin Haklı Harekâtının başarılı olmasını dileriz.

 

 



Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı