Enflasyon,  kurlar ve maliyet etkisi,

11 Şubat 2018 Pazar | 15:52
Onur Borman

Türkiye’de geçen gün açıklanan Ocak 2018 ayı enflasyonu % 1.02 oldu. Buna göre bir yıllık (Ocak2017-18) enflasyon oranı % 10.53’e gerilemiş görünüyor. Ocak enflasyon artışında en çok gıda grubu , konut ve ulaştırmada etkili oldu, giyimde ve bazı mallarda fiyat indirimlerinin de aşağı doğru etkili olduğu verilerden görülüyor. 2017 yılı enflasyonu hep çift rakamlı devam etti ve yıl sonu tüketici enflasyonu % 12’ye yakın oranla kapandı.  Geçenlerde MB Başkanı bu yıl hedefini koyarken % 7.9 olarak öngördü. Ancak gıda fiyatlarının geçen yıl olduğu gibi bu yıl da belirleyici olacağı tahmin edilmektedir.

Hükümetin bu yıl gıda fiyatlarının düşürülmesi için geçen yıldan beri başlattığı bazı önlemler var, üreticiden tüketiciye uzanan zincir içinde ulaşımdaki ara halkayı kısaltma yolunda ve gıda kalitesini korumak ve maliyetleri yükseltmemek için soğuk hava ulaşım ve muhafaza ve hal yasası vb gibi alınan ve alınmakta olan önlemler var ve planlanmaktadır.

Ayrıca Devletin kamu kuruluşları kanalıyla fiyatları düşürmek için tanzim satışlarının çoğaltılması ve yaygınlaştırılması hususunda geçen yıl başlatılan bazı önlemlerin genişletilerek fiyatların düşürülmesine çalışılmaktadır. Hatta Türkiye çapında faaliyet gösteren büyük marketler kanalıyla da belli temel gıda maddelerinin bazılarının fiyatlarının  özellikle et fiyatları dahil düşürülmesi için devletle anlaşmalı olarak belirlenecek fiyatlarda, devlet kuruluşları ile işbirliği içinde satışlarının yapılması ve fiyatları baskı altına alma gayretleri vardır. İnşallah olumlu sonuçlar alınabilir.

Türkiye’de Ocak 2018’de giyim ve ayakkabıda önemli indirimler dolayısıyla düşen fiyatlara karşı elektrik, otoyol, köprü, ev eşyası grubundaki artışlar çıkan enflasyonu oluşturmuştur.

Ocak ayı enflasyonunu en çok etkileyen ve puan etkisini artıran birinci mal grubu yine gıda,  ikinci de ulaştırma olmuştur. Aralık ayına göre yıllıklanmış enflasyonun %11.92’den % 10.53’e düşmesi, 2018 içinde ve sonunda tek haneye inme konusundaki konan hedefi tutturmak için bir adım olacak mı ileriki aylardaki gelişmelerde  göreceğiz. Bu tabii ki maliyetleri etkileyen önemli diğer bir unsur olarak, kur yükselmelerine veya oynaklıklarına göre de belirecektir.

Geçen haftaki yazımda Türkiye’de yeni getirilen teşvik önlemleriyle ilgili TBMM’ne gönderilen vergi ve diğer ilgili yasalardaki değişikliklerle ilgili özetle değerlendirme yaparken,  bu önlemler  dışında Türkiye’de kurları ve dolayısıyla maliyetleri/ fiyatları etkileyen döviz talebini azaltacak bir önlemden de bahsetmiştim. Bu da özel şahıslara bireylere yasak olan döviz borçlanmalarının döviz geliri olmayan şirketlere de yasaklanması, ve döviz geliri olan küçük ve orta ölçekli şirketlerin de (KOBİ’lerin) son üç yıllık döviz gelirlerini aşmamak kaydıyla 15 milyon$’la sınırlandırılması olduğuna değinmiştim. Sadece işletmelere ve imalathanelere alınacak makine ve teçhizatta leasing’de istisna var, dövizle ödenebilir.  Bu önlem genelde özel sektörün artan döviz borçlanmalarının oldukça sınırlandırılmasından dolayı, döviz geliri olmayan KOBİ’lerin  dövizle borç taksitlerinin geri ödemesinde her yıl gereken döviz talebini düşüreceği cihetle, TL karşısında yukarı kur oynaklıklarına karşı olumlu bir istikrar getireceğine inanılmaktadır. Eğer dıştan küresel piyasalarda çeşitli nedenlerle dolar veya yabancı geçerli döviz kurlarının değerlenmesine başka etkenler neden olmazsa. Örneğin dolar faizleri artmazsa, dış ekonomik verilerin etkileri ve siyasi istikrar ve piyasalarda güven konularında değişiklik olmazsa. Nitekim hafta sonu Cuma günü ABD’de tahvil fiyatlarındaki yükseliş, doları değerlendirmiş ve TL değer kaybına uğrayarak dolar 3.83TL’ye çıkmıştır. Buna karşılık hisse senetlerinde ve gerek Avrupa borsalarında gerekse  İstanbul’da  borsa günü düşüşle kapattı. ABD’de yıl içinde de faizlerin yükselmesi beklenmektedir. Ancak içte alınacak başka koşullar da örneğin faiz, döviz çıkışını frenleyebilir.

Ocak ayında enflasyonda Türkiye’deki % 1.02 artışa karşın, KKTC’de aynı ayda eksi %  0.22 bir sonuç çıktı. 2017 sonu itibariyle %14.68 olan enflasyon, Ocak 2018’de eksiye düşmesiyle yıllıklanmış olarak % 11.57’ye düşmüş oldu. Çıkan verilere göre mobilya, ev aletleri ve sağlıkta yükseliş, diğer tüm ana mal ve hizmet gruplarında en çok şikâyet edilen ulaştırma dahil düşüş sağlandığı görülmektedir. Temennimiz tabii ki enflasyonun düşmesidir ancak piyasadaki günlük kullanım ve temel gıda malları pahalılığında  vatandaşın şikâyetleri devam ediyor. Belki sepetteki malların güncellenmesi gereki