Köşe Yazarları

Enerji Savaşları

Güney Kıbrıs’taki yönetimin, adanın tümünde, tek başına söz söyleme hakkının olmadığı, Doğu Akdeniz’deki gaz arama çalışmalarını ilerletme çabalarında iyice açığa çıktı.

Rum yönetimi özellikle 3.Parselde, İtalyan firmasına sondaj çalışması için izin verirken, Türkiye de yayınladığı NAVTEX’lerle , Rum tarafının tek yanlı EGEMENLİK kararlarını tanımayacağını,  ısrar edilmesi durumunda gerginliğin iyice artacağını, 10 Mart’a kadar sürecek yeni NAVTEX kararıyla ilan etti.

Navtex, uluslararası denizcilik terminolojisinde, gemilere tehlike ve emniyet raporu ve uyarıları yayınlamak anlamına geliyor.

Denizlerde askeri ya da sivil herhangi bir faaliyette bulunmak isteyenler önceden Navtex mesajları yayınlayarak, deniz trafiğini uyarıyor.

Türkiye’nin 22 Şubat’a kadar sürecek Navtex kararı bitmeden, İkinci Navtex’i yayınlaması, Anastasiadis’in tek yanlı ENERJİ OYUNUNU bitirecek adımlardır.

Navtex kararının açıklanmasıyla birlikte, Özdil Nami’nin açıklamaları da çok çarpıcıdır.

Özdil Nami, sadece 3. Parsel’de değil, Kıbrıs adasının her yerindeki enerji araştırmalarından elde edilecek sonuçların Kıbrıs Türklerini de ilgilendireceğini, tek taraflı kararlarla, sadece gerginliğin artacağını yeniden hatırlattı.

Kıbrıs, 1960 kuruluş antlaşmasına göre, her iki toplumun egemen olmasını gerektiren bir ülkedir.

1963 olaylarından sonra, Kıbrıs Cumhuriyetinin yönetimini tek başına üstlenen Rumların, bu pozisyonlarını sürdürmek için, devamlı olarak görüşme ortamını sabote etmeleri gerçekte, uzun vadede onlara bir şey kazandırmamaktadır.

1974  15 ve 20 Temmuz müdahalelerinden sonra, oluşan yeni durumda, Rumların Kıbrıs  sorunu yokmuş gibi davranması ve çözüm yönünde adımlar atmaması, muhtemel potansiyel tehlikeyi görmezden gelmesi, artık mümkün değildir.

BM Genel Sekreteri , ada etrafındaki tüm zenginlikler, her iki toplumun malıdır şeklindeki açıklamalarıyla Rum toplumunu diplomatik bir dille uyarırken, Anastasiadis’in, Doğu Akdeniz’deki Enerji savaşlarında, tek başına alacağı kararlarla yoluna devam edebileceğini düşünmesi tehlikeyi görmeme KÖRLÜĞÜDÜR.

Kıbrıs’ta 1974 savaşlarından sonra, mevcut olan durum ATEŞKES HALİDİR.

Ateşkes hali, içinde her an yeni çatışmaların kıvılcımlarını da taşıyan bir özel durumdur.

Bu durumun ortadan kalkması için, Kıbrıs Sorununa karışmış olan tarafların karşılıklı uzlaşmalarıyla yeni bir yapının oluşması şarttır.

Bu yapı da, Türk ve Rum taraflarının egemen olacakları ve her iki toplumun da kendilerini emniyette hissedebileceği yeni bir devletin kurulmasıdır.

BM’nin yardımıyla yapılan toplumlararası görüşmelerin hedefi de buydu.

Her iki taraf da, BM’nin çalışmalarına gönüllü katılıp, uzlaşma yönünde pozitif adım atmazlarsa, çatışma ortamı, herhangi bir çelişkinin derinleşmesiyle yeniden geri gelebilir.

Doğu Akdeniz’deki, Rumların tek taraflı Enerji çalışmaları, Kıbrıs’taki ATEŞKES ortamını ortadan kaldırabilecek potansiyele sahiptir.

Anastasiadis’in önünde iki yol vardır.

Birinci  yol, tek yanlı adım atamayacağını anlayıp, ENERJİ oyununu başka bahara ertelemesi ve görüşmelere yeniden ciddi şekilde sarılması

İkinci yol ise, maceracılığa devam edip, tek yanlı enerji çalışmalarına devam etmesi. Ancak bu yol için, kendisine yardım edebilecek yabancı şirketler bile bulmada zorlanacağı kesindir.

Anastasiadis’in ikinci yolda ısrarı, Kıbrıs’ı yeniden ÇATIŞMA ortamına sürükleyecek bir yoldur.




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı