Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

“Enayiler” nasıl olsa ödeyecek

Gümrük Çalışanları Sendikası Başkanı Erol Emin isyan etti…

Herkes gümrükçülere saldırıyor…
Gümrüklerde kurulan ek mesai sistemine isyan ediyor.
Haksız da değil…

Önce Maliye Bakanı, “75.1 milyon TL ek mesai” ödendiğini açıkladı.
Hem de 3 bin 500 kişiye… 15 bin kamu çalışanı arasında, 3 bin 500 kişi 75.1 milyon TL’yi bölüşüyor.
Bu 75.1 milyon TL’nin aslan payı da yaklaşık bin kişiye gidiyor.
Sağlıkta tasarruf olmaz…
Ercan’da mesai bitmez…
Gümrüklerde işlem bitmez.
E ama bu 75.1 milyon TL neden ödeniyor?
Öğreniyoruz ki, hayatı daha da pahalı yapmak adına.
Vardiya sistemi deseniz, “yasa yok…”
Kimse, nöbet sistemine yanaşmıyor.
Doktor raporları ile desteklenen bir ek mesai sistemi var.
Geçmişte, sınırsız olan ek mesainin önüne geçebilme adına, maaşa göre ek mesai sistemi benimsendi.
Örneğin bir kişi maaşının yarısı kadar ek mesai alabiliyorsa, bu noktaya ulaştığı anda, kimse ona iş yaptıramaz.
Doktor raporu ile nöbetine gitmez, ek mesaisini dolduramayan onun yerine hemen görev alır.

Başkan isyan etti…
Diyor ki Gümrük Çalışanları Sendikası Başkanı Erol Emin:
Ara dayağı yemeden bıktık. Ek mesai için tüccar tarafından ödenen 69.6 TL’nin sadece 20 TL’sini biz alıyoruz. Geri kalanını devlet alıyor. 2011 sonrası işe giren gümrük çalışanları ise sadece 10 TL alıyor… Zaten onu da devlet ödemiyor, tüccar ödüyor. Vardiya sistemine geçilse, gümrüğün ihtiyaç duyduğu personel sayısı 150

Tüccar değil, biz ödüyoruz
Başkanın gerekçesine bakar kısınız?
“Maliye bakanı neden isyan ediyor. Devletten bu iş için ekstra para çıkmıyor. Üstüne bir de para kazanıyor. Bu parayı da tüccar ödüyor” demeye getiriyor.
Ne tüccarı?
Bu parayı biz ödüyoruz.
Tüketici…
Gümrüklerdeki tüm harç ve hizmetlerden devletin kazandığı var ya…
İşte o maliyet hesabı olarak, aldığımız her ithal malın üzerine değer olarak biniyor.
Başkan diyor ya, “Tüccar ödüyor”, yok biz ödüyoruz…
Biz enayiler…
Enayiler ödüyor diye de, kimsenin sistemi değiştirme yönünde bir gayreti yok…

Dahası da var
Biz enayiler sadece gümrüklerdeki ek mesaiden kaynaklanan maliyet artışını ödemiyoruz.
Kamuya yapılan saçma sapan istihdamların da bedelini ödüyoruz.
Kıb-Tek’e yapılan partizanca istihdamların bedelini de biz enayiler ödüyoruz.
Kalkınma Bankası’na yapılan partizanca istihdamların bedelini de biz enayiler ödüyoruz…
Belediyelere yapılan partizanca istihdamların bedelini de biz ödüyoruz.

Bu “biz” içinde, sadece özel sektör çalışanları da yok, yanlış anlamayın.
Kamuya istihdam edilenlerin kendisi de var.
Hayatı daha da pahalı yapan bu çarpık sistem, “hepimize” çok çektiriyor.

Fark yok
Sistemden maaş alanla, sistemden maaş almayan arasında da çok fark yok.
Bu sistem hepimize çok çektiriyor.
Maalesef, yaratılan çarpık sistem hayatımızı daha pahalı yapmaktan çok öte acılar çektiriyor.
İşimiz var ama verimimiz yok…
Eğitimimiz var ama donanımımız yok…
Sağlık sistemimiz var ama şifamız yok…
Her şeyimiz var ama hiçbir şeyimiz yok…

***

Kimin malını kime satıyorsunuz
Alın size bir çarpıklık daha…
Serdar Denktaş kendisi açıkladı…
Turizm arazilerini “torpille” alanlar, üzerine yatırım yapmıyor…
“Satacak adam” arıyor.
Gidin, Kaya Artemis ve Nuh’un Gemisi Otellerine madalya takın.
Teşekkür edin.
Bafra gibi ücra bir alanda, altın değerinde yatırım yaptılar.
Sadece 2 yatırım.
Ama orada yapılan parselasyon sistemine göre 19 adet birbirinden önemli turizm yatırımı yapılması gerekiyordu.
Olmadı.
Ne oldu?
2 cesur yürekli yatırımcı dışında, “tık” yok.
Ama kimse de parselini geri iade etmiyor.
Herkes “birine çakma” derdinde.
Hangi araziyi?
Devletin kendisine yatırım yapması için bedava verdiği araziyi.
Girne bölgesinde de var.

Araziyi alıyorlar, sonra başkasına “hava parasına” satmaya çalışıyorlar.
Bunun içerisinde yerli işadamları da var.
Ayıptır…
Günahtır.
Yatırımcı “yerli” olunca, her türlü “ayin- oyunu” yapma hakkı kazanmıyor.
21 bin yatak var, ihtiyaç 30 bin.
Bu ülkede yeteri kadar “kamu kaynağı üzerinden haksız çıkar” sağlayan oldu.
Artık olmasın…
Sanayi arsaları ile ilgili son günlerde yaşananlarla ilgili yaptığım araştırma da sonuçlanmak üzere. Sanırım bu sayfa da sığmayacak
Çakallar “kamu arazisini hava parasına satma” yarışında.
Hem de her türlü ahlaki kuralları da ayaklar altına alarak.
Hükümetin, “arazilerde iptallere” başlaması, hayırlara vesiledir.
Desteklenmesi gerekmektedir.