
İktisatbank Hazine Grup Müdürü Emre Değirmencioğlu’nun günlük ekonomi yorumu
Global şartların pek de destekleyemeyeceği zorlu son çeyreğe giriyoruz
Dışarda Avrupa Bankacılık sektörüne yönelik endişeler (özelinde Deutsche ve Commerzbank) piyasaları tedirgin ediyor
DOJ’un (ABD Adalet Bakanlığı) Deutsche Bank’a vermiş olduğu 14 milyar dolar cezanın 5,4 milyar dolarda uzlaşılabileceği dedikoduları ise takip edilecektir
İçerde ise kaybedilen yatırım yapılabilir not ve devamında OHAL’ın beklentilerin üzerinde uzatılacak olması, Türkiye algısına sekte vurabilir
En az iki yatırım yapılabilir not arayan fonların Ekim ayında Türkiye’den çıkmaya başlaması ile TL ve TL cinsi yatırım araçları satış baskısı ile karşılaşabilir
2 ile 4 haftalık zaman diliminde satış baskısının daha da artmasına ihtimal tanıyoruz
USD/TL kurunda psikolojik 3 seviyesinin üzerinde kalınması kaydı ile yukarda sırası ile 3,0250 – 3,05 ve devamında tarihi zirve olan 3,10 yolculuğunun önü açabilir
İngiltere Başbakanı May’in Lizbon antlaşması madde 50’nin 2017 yılının ilk çeyreğinde devreye alınacağının açıklaması Sterlin’de değer kaybını yeniden hızlandırdı
Bugün içerde TÜİK tarafından açıklanacak Eylül ayı enflasyon rakamlarına (beklenti manşet TÜFE: + % 0,6) ve imalat sanayi PMI rakamlarını takip edeceğiz
Piyasa Özeti ve Yorumu
Yılın üçüncü çeyreğinin geride bırakıldığı geride bıraktığımız haftaya Deutsche Bank kaygıları ve belki de piyasalarda sürpriz olarak görülen OPEC kararı damgasını vurdu. Her ne kadar ABD seçimlerine haftalar kalsa da, televizyon programlarında ve anektlerde Clinton’un endişe ile takip edilen Trump’ın önünde olması ve devamında Cezayir’de yapılan Uluslararası Enerji Konferansında OPEC’in üretimde kesintiye gitme kararı alması global piyasalara destek verse de, Alman devi Deutsche Bank’a yönelik tırmanan kaygılar ve hedge fonların türev işlemleri için kullandıkları nakitlerini çekmeye başlaması, kritik bir eşik olarak görülen hisse senedi fiyatını EUR 10’nun altına gerilemesi ile piyasalarıda panik havasının da estiğine şahit olduk. İçerde ise, kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in kredi notunu yatırım yapılabilir seviyenin altına çekmesi ardından devam eden negatif fiyatlama ve Türkiye ekonomisinin yavaşlamaya başlaması haber başlıklarında ilk sırada yer aldı. Bugün açıklanacak imalat PMI rakamları, yavaşlamını derecesine ışık tutacaktır.
Almanya’nın 1 numaralı bankası konumunda olan Deutsche Bank ve haliyle kaldırdığı toz bulutuna bir parakraf daha ayırmak istiyoruz. Yılbaşına nazaran hisse fiyatı % 50’den fazla gerileyen Deutsche Bank haliyle tüm piyasaların ana konsantrasyonuna oturdu. Almanya ekonomisinin büyüklüğünün (GSYIH) 3,4 trilyon dolar olduğu ve Deutsche Bank’ın da yaklaşık 1,9 trilyon dolarlık bilançosuyla Avrupa’nın en büyük 3. Bankası konumunda olması endişenin de ne büyük olduğuna yönelik biraz da olsa ip ucu veriyor. Cuma günü de bültenimde belirttiğim üzere, 2008 yılında patlak veren küresel krizin ardından bankacılık sektörünü veya kötü / toksik aktifleri rehabilite eden FED’e nazaran, Avrupa cephesinde tedavi edilmeyen sektör, bugünlerde yeniden hastalandı. Başta Deutsche Bank’ı konuşsak da, devamında Almaya’nın ikinci büyük bankası Commerzbank’ın yaklaşık 10,000 kişinin işine son vereceği ve 2016 yılı için hisse senedi kar payı ödemesi yapmayacağı haberleri takip etti. Almanya’nın yanısıra ciddi anlamda sorunlarla boğuşan İtalya Bankacılık sektörü (özelinde UniCredit Bank) Avrupa bankalarının hisselerin üzerinde geride bıratığımız hafta sert satışların görülmesine neden oldu. Konu elbette bankacılık sektörü olunca, akla, 2008 krizinde ayakta kalamayan Lehman Brother’s’i getiriyor. Deutsche Bank’ın Lehman ile karşlılaştırılmasını pek de doğru olmadığını düşünüyoruz. Deutsche Bank şu anda 1,9 trilyon dolarlık bilançosunu kabaca yarım trilyon mevduat ile döndürmeye çalışıyor. Banka’nın bilançosunda ciddi türev işlemlerinin olduğu ve özkaynak karlılığının % 1’in altında olduğunu okuyoruz. Kısa vadeli repolarla ayakta duran Lehman’ın aksine, Deutsche Bank’ın 220 milyar EUR likit bilanço varlığı olmasına rağmen, ABD Adalet Bankalığı (DOJ) tarafından mortgage piyasasında usulsüzlük suçlamalarıyla kesilen 14 milyar dolar cezayı nasıl ödeyebileceği veya ödeyemeyeği spekülasyonları yatırımcı algısı üzerinde negatif bir etki doğuruyor. Cume gecesine kadar bu satırlar tartışılırken, Deutsche Bank’ın ABD seçimleri öncesinde ABD DOJ ile yaptığı görüşmelerede ceza rakamını 5,4 milyar dolar indirdiği yönünde artan speklasyonlar, Deutsche hisseleri üzerinde toparlanma yaratsa da, henüz müzakerelerin spekülasyonun ötesine geçemediğini de görüyoruz. Dedikodudan güç alan Avrupa ortak para birimi EUR Cuma gün içinde 1,1160 seviyesine kadar gevşemesi ardından yeniden teknik bir seviye olan 1,1250’ye kadar tırmandı. EUR cephesinde, 1,1250 seviyesinin üzerine geçilememesi kaydı ile aşağıda 1,1160 ve 1,1090 seviyesini talip edeceğiz. Hazır pariteden söz etmişken, Sterlin’e de uzanmak isterim. Hafta sonunda İngiltere Başbakanı May’in açıklamalarına bakmakta fayda var. İngiltere’nin AB’den ayrılma sürecinin 2017 yılın ilk çeyreğinde başlayacağının açıklayan May, fiili çıkışın ise en geç 2019 yılı Mart ayı itibariyle tamamlanmış olacağını söyledi. Brexit ardından ciddi anlamda sarsılan ancak bu travmayı çabuk atlatan piyasalarda yeniden Brexit endişesinib tırmanacağını düşünüyoruz. May’in açıklaması ardından gece geç saatlerde Sterlin’in USD karşısında haftaya zayıf bir başlangıç yaptığını ve 1,29 seviyelerine kadar çekildiğini görüyoruz.
Yeni hafta, ay ve dönem başlangıcında Türk Mali piyasaları haftaya TSİ10:00’da açıklanacak Eylül ayı enflasyon rakamları ile başlıyor. Reuters anketine göre, manşet TÜFE’nin % 0,6 olması bekleniyor. Enflasyonun gıda fiyatları öncülüğünde beklentinin biraz altında gelmesi durumunda, tahvil ve bono piyasasında bir miktar alım eğilimi görülebilir. Dışarda ise, Asya piyasalarının Cuma’dan sarkan Deutsche Bank dedikoduları ile haftaya ılımlı bir başlangıç yaptığını not edelim. Türk mali piyasalarıda not indirimi ardından 2 ile 4 haftalık zaman diliminde satış yapmasını beklediğimiz yabancı fonlar nedeniyle temkinli konuşmamız gerekiyor. Kurun, psikolojik 3 seviyesine oturması ve kalıcı olması durumunda yukarda sırası ile teknik anlamda 3,0250 ; 3,05 ve tüm zamanların zirvesi olan 3,10 seviyesi takip edilebilir. Olası aşağı yönlü sarkmalarda ise, 2,97 seviyeleri orta vadeli risklere karşı pozisyon azaltmak için kollanabilir.
































