Ekonomi

Emre Değirmencioğlu’ndan günlük ekonomi yorumu

Emre Değirmencioğlu’ndan günlük ekonomi yorumu

İktisatbank Hazine Grup Müdürü  Emre Değirmencioğlu’ndan günlük ekonomi yorumu:

Dün gelişmekte olan ülke paraları ve özelinde Türk Lirası tahminimizin 180 derece tersi yönde bir seyir izledi

 

İçerde 1 milyar doları aşkın kurumsal kaynaklı döviz alım dedikodusunun yanısıra, gelişmekte olan ülke para birimleri de topyekün satış bakısına maruz kaldığını gördük

 

Genelkurmay Başkanı Akar’ın Antalya zirvesinin jeopolitik riskeleri azatması ve ihalelere gelen yabancı talebin ışığıda Türk Mali piyasalarının iyimser tarafta kalmasını bekliyorduk

 

Hele TCMB’nin sıkı para politikası duruşunun daha da kuvvetlendiği bir ortamda, TL’nin dün günü yaklaşık % 2 civarında değer kaybı ile tamamlaması anlatmakta çaresiz kalıyoruz

 

Günlerdir her koşulda bile yükselebilen Borsa Istanbul, dün günü % 1,5 düşüşle 89,500 destek seviyesinin altında tamamladı

 

USD/TL kurunda teknik resim dünkü sert hareket ardından tamamen değişti

 

Dün 3,67’den 3,75’e fırlayan USD/TL kuru, bugün 3,75 seviyesinin üzerine yükselirse, yükseliş eğilini kuvvetlenerek devam edebilir

 

TCMB’nin haftabaşı almış olduğu önlem ardından bugün sabah saatlerinde faiz koridorunun üst bandından ne kadar likidite vereceği piyasasının gidişatının belirleyecektir

 

Dün bu rakam 12 milyar TL idi. Bugün daha da azalmasını bekliyoruz. Böylelikle piyasa daha da fazla geç likidite penceresine yönelecek ve ortalama fonlama maliyeti % 11 seviyesine daha da yaklaşacaktır

 

TL faizin yükselecek olması, TL’nin koruma kalkanını güçlendirebilir!

 

Ø  Piyasa Özeti ve Yorumu

 

Dün aslında tam da adını koyamadığım, anlayamadığım ve dolayısyla da anlatmakta zorluk çektiğim bir günü geride bıraktık. Hatırlanacağı üzere, yüklü ihale takvimininin büyük bir kısmını başarılı bir şekilde tamamlayan Hazine, akabinde, Genelkurmay Başkanı Akar’ın Rus ve ABD mevkidaşları ile Antalya’da görüşmesinin yarattığı tansiyon düşürücü etki ile USD/TL kuru 3,70 seviyesini aşağıya geçerek 3,67 seviyesinin diplerine kadar gerilemişti. Dün sabah saatlerinde de, bir önceki günden sarkan iyimser havanın da desteği ile güne başlayan Türk mali piyasaları, dünü beklenmedik derecede olumsuz bir performans kaydederek tamamladı. Yukarda da dediğim gibi, 3,67 seviyesinin hemen altını deneyen ve bültenimizde ön plana çıkardığımız 3,66 seviyesine doğru yelken açmışken, dakikalar içerisinde USD/TL kuru 3,75 seviyesine varan bir yükseliş kaydetti. Gelişmekte olan ülke para birimlerinin de satış baskısına ilerleyen saatlerde eşlik ettiğini görsek de, günsonu itibarı ile USD/TL kuru günü en çok değer kaybeden para birimi olarak günü tamamlarken, başarılı ihaleler ile gerileyen ikincil piyasa faizlerinde yükseliş, borsa cephesinde ise % 1,5 civarında değer kaybı görüldü. Hemen hemen her durumda günlerdir yükselen borsa bile (12 Ocak’tan beri % 18 prim yaptı) dün günü sert düşüşle tamamladı. Elbette, bu kadar laf kalabalığına rağmen dünkü satış baskının arkasında yatan nedeni halen daha anlamadık. FED’in günler sonra (15 Mart) faiz artıracağına Sağır Sultan bile ikna olmuşken (ihtimaller bu sabah % 100’e ulaştı) bunun ana bir neden olmaması gerektiğini düşünüyorduk. Her ne kadar dün ABD’de 10 yıllık tahviller % 2,60 seviyesine dayanmasını göz ardı edemiyor olsak da, günün ikinci yarısında ABD özel sektör istihdamının da neredeyse beklentinin iki katı kadar artması, gelişmekte olan ülke para birimlerinde sabah saatlerinde var olan piyasa baskısını daha da tırmadırdı. Haddinden fazla güçlü gelen ABD verileri ardından acaba FED’den bu sene 3 yerine 4 faiz artırımı gelir mi beklentisinin de etkili olabilceğini düşünüyoruz.

 

İçerde de önemli gelişmeler oluyor… Hatırlarsanız, dün de anlatmaya çalıştığım üzere, TCMB şu anda piyasalara iki kanal üzerinde günlük likidite sağlıyor. Sabah dükkanı açan tüccar misali, Bankalar’da, TCMB’den hangi faiz oranından ne kadar likidite sunacağını bekliyor. Sabah saat 09:00’da TCMB, faiz koridorunun üst bandından (% 9,25) ne kadar likidite vereceğini açıklıyor. Mesela dün bu rakam 12 milyar TL idi. Devamında piyasanın ihtiyacı olan tutarı da geç likidite penceresi aracılığı ile saat 16:00 – 17:00 arasında ceza faizi olarak eskiden kabul edilen ancak şu anda bir politika aracı olan % 11 üzerinden veriyor. Dün itibarı ile bu iki kanalın ağırlıklı ortalaması % 11,62 seviyesinde idi. TCMB, haftabaşında bankalara geçtiği bir mektup ile, piyasanın günün son işlem saatine sıkışmasını engellemek, gün için bazı esneklikler sunarak para akışı sistemine herhangi bir zeval veya tıkanılık olmamasını sağladı. Bu hareketi, dün açık bir şekilde, sabah verilen % 9,25 likiditenin daha da kısılacağı ve fonlamanın daha da fazla geç likidite penceresine kaydırılarak ortalama fonlama maliyetinin % 11 seviyesine dayamasını veya yaklaştırılmasnını beklediğimiz paylaşmıştık. Bu da % 8,30’lardan 230 baz puan sıkılaştırma ile % 10,62 seviyesine gelen fonlama maliyetini (evet doğru anladınız 230 baz puan üstü örtülü de olsa faiz artırımı) 40 baz puna daha yukarı itme kabiliyeti sunacaktır. Bugün bülteni sabah telaşı ile yazmakta biraz geciktim. Tahmin ettiğim üzere, TCMB saat 09:00’da % 9,25 ile olan fonlamayı 12 miyar TL’den 6 milyar TL’ye çekerek sıkı duruşunu biraz daha artırdı! Bu hareketin TL üzerinde var olan baskıyı hafifletebileceğini öngörüyorum.

 

Geride bıraktığımız haftalarda 3,94’den 3,55 hareketini yapan USD/TL kurunun teknik alamda 3,75 seviyelerinin kıyısında salınması pek de hoş bir durum olmadığını yinelemek gerekiyor. TCMB’nin önlemlerini önemsesek de, içerde var olan referandum heyecanı ve yarattığı belirsizlik, Almanya ile yaşanan husumet ve dış politikada uzlaışıcı tavırdan uzak ve kavgacı duruş, TL ve TL cinsi yatırım araçları üzerinde yeniden yıpratıcı etkiler doğurabilir. Modumuzu ister istemez olumludan temkinliye çeviriyoruz. Bugün önemli bir gün. Avrupa’da son dönemlerde artan enflasyon nedeniyle Avrupa Merkez Bankası’nın faiz toplantısı dikkatle takip edilecektir. Karar TSİ15:45’te gelecek olsa da , Başkan Draghi TSİ16:30’da düzenleyeceği basın toplantısı kritik önemde. Kıpırdayan enflasyona karşı ECB’nin tahvil alımlarında azaltım yönünde bir düzenlemeye gidebileceği yüksek perdeden seslendiriliyor. Böyle bir sinyal, EUR/USD paritesi üzerinde yukarı yönlü bir etki kısa vadede doğurabilir. Öte yandan, siaysi cephede sıkıntılı bir süreçten geçen Avrupa (Brexit süreci ve yaklaşan Fransa seçimleri ve Le Pen kaygıları) öncesinde Draghi’nin biraz daha dengeli bir konuşma yapacağını tahmin ediyoruz. Her ne kadar kısa vadede EUR cephesinde saman alevi tarzında parlamalar görebilecek olsak da, FED’in 3-4 faiz artırımına soyunduğu bir ortamda EUR’nun gidişatı pariteye doğru devam edeceğini düşünüyoruz. Öte yandan, Sterlin cephesinden de aşağı yönlü seyir beklentilerimiz doğrultusunda devam ediyor.

 

Ø  Çanlar Sterlin için çalmaya devam ediyor. Hedef 1,20 seviyesinin altı olabilir

 

Günlük Grafik

Kaynak: Reuters

 

Ø  Kısadan bakış… 4 saatlik grafik

Kaynak: Reuters

 

İktisatbank’ın sunduğu avantajlı döviz kurlarını piyasa ile eş zamanlı ve 24 saat kesintisiz takip etmek için lütfen tıklayınız.

https://www.iktisatbank.com/doviz-kurlari




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı