İktisatbank Hazine Grup Müdürü Emre Değirmencioğlu’ndan günlük ekonomi yorumu:
Beklenti alınır gerçekleşme satılır prensibinden hareketle, Fransa seçimleri ardından kar satışlarını normal karşılasak da, dün akşam oyun değiştirici bir gelişme yaşandı
ABD Başkanı Trump, Suriye Kürtlerine (PYD) silah yardımı yapılacağını açıkladı
16-17 Mayıs tarihinde ABD’de gerçekleşecek Erdoğan – Trump zirvesi öncesinde bu haber ikili ilişkilere sekte vurabileceği beklentisine neden olurkeni, TL değer kaybetti
Fransa seçimleri ardından 3,63-3,64 teknik bölgeye doğru hareketlenmesini beklediğimiz USD/TL kuru, silah yardımı haberi ile dün gece geç saatlerde 3,6280 seviyesini test etti
TCMB’nin ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin % 11,96 seviyesine (tüm zamanların zirvesi) yükselmesine rağmen, para politikasının etkinliği halen daha tartışma konusu
Bu arada ABD Başkanı Trump, FBI başkanı Comey’i dün itibariyle görevden aldı! (kendisinin ve ekibinin Rusya ile ilişkilerinin incelenmesi nedeniyle)
ABD – Türkiye ilişkilerinin önümüzdeki günlerdeki seyri ve yaklaşan AKP Olağanüstü Kongresi ardından siyasi cephede yeniden tansiyonun artabileceğini düşünüyoruz
Teknik anlamda, 3,63-3,64 aralığının yukarı yönlü geçilmesi durumunda 3,67 – 3,68 seviyelerini konuşmaya başlayacağız
EUR cephesinde ise 1,10 seviyesinin üzerinden beklediğimiz düzeltme hareketi devam ediyor. Teknik olarak sırası ile 1,0820 ve 1,0710 seviyelerini hedefliyoruz
Ø Piyasa Özeti ve Yorumu
Küresel mali piyasalarda dün itibarı ile garip sayılabilecek bir fiyat davranışının hakim olduğunu görüyoruz. Bir kısmı beklentimizi yansıtsa da, bir kısmını anlamakta zorluk çektiğimizi itiraf etmemiz gerekiyor. Haftasonunda toplamak gerekirse… Dün de belirttiğimiz üzere, genç aday Macron’un Cumhurbaşkanı seçilmesi ardından piyasalarda esen pembe ve ılık rüzgarların (Macron rallisinin) kademeli olarak ivme kaybedeceğini, EUR cephesinde satışların etkili olacağını ve bu bağlamda USD/TL kurunda da 3,63 – 3,64 aralığının test edilebileceği yönündeki beklentimizi uzun süredir bültenlerimizde paylaşıyorduk. Malum, Brexit ardından, AB’nin bütünlüğünün korunması bağlamında, Fransa seçimleri büyük öneme haiz idi. Aşırı sağcı lider Le Pen’in seçilmemesi ardından, AB yanlısı, dinamik bir duruşu olan, ekonomi politikalarına hakim, her 4 gençten birinin işsiz olduğu Fransa’yı yeniden ayağa kaldırabilecek, dahası, Fransa’nın da artık Almanya gibi AB’nin geleceğinde daha fazla söz sahibi olacak güçlü liderler tarafından yönetileceği beklentisi, piyasalar cephesinde olumlu bir hikaye yaratmış, EUR/USD paritesi de bu bağlamda 1,10 seviyesinin üzerine, seçim sonuçları ile birlikte ilk işlemlerde yola çıkmıştı. Lakin, piyasaların altın kuralı olan beklenti alınır gerçekleşme satılır ilkesinden hareketle, FED’in Haziran ayında faiz atrımına gidebileceğini ve iki ülke arasındaki faiz makası ve yakın gelecek beklentilerini de birden hatırlayarak, gerçekleşmeyi satmaya başladılar. Bu bağlamda, dün gün içerisinde EUR/USD paritesi 1,09 seviyesinin altına gelerek 1,0860 seviyelerini test etti. EUR’nun değer kaybetmesi ve doların değer kazanmasına bağlı olarak, gelişmekte olan ülke para birimlerinde de satıcılı seyir haftabaşından itibaren dikkat çekiyor. İçerde ise hikayenin iki farklı yüzü var. İlk olarak, enflasyon karşısında vakitli davranamayan ve belki de siyasi baskı nedeniyle faiz artıramayan TCMB, arka kapılardan dolaşarak, orthodox para politikasından uzak, ceza faizi olan geç likidite penceresi aracılığıyla ağırlıklı ortalama fonlama maliyetini (iş gören faiz oranı) % 11,96 seviyesine ile tüm zamanların zirvesine yaklaştırması, haftalık swap ihalelerinde ise Londra piyasalarında var olan 1 hafta vadeli TL forward % 11,28’e nazaran TCMB’nin % 12,25 ile içerde TL toplaması, piyasalarda arbitraj fırsatı yarattı. Dün itibarı ile swap ihalesine yuvarlarsak 10 milyar dolar talep geldi. Teknik anlamda konuyu daha fazla detaylandırıp can sıkmak istemiyorum. Söylemeye çalıştığım, emtia fiyatlarında son 15 günden görülen sert düşüş, Brent petrolün 15 günde % 17 değer kaybetmesi, enerji ithalatçısı olan Türkiye’nin cari dengesine yarar sağlayacağı beklentisi ve TL faizin rekor seviyelere çıkmasının da yardımı ile haftabaşında 3,52 seviyelerine kadar gerileyen USD/TL kuru, Macron rallisinin ivme kaybetmesi, EUR’nun Dolar karşısında değer kaybetmesi yada doların küresel olarak değer kazanmasını yardımı ile dün gün içerisinde diğer gelişmekte olan ülke para birimleri gibi değer kaybederek 3,58 seviyelerine varan bir yükseliş kaydetse de, akşam saatlerinde, Trump’ın YPG’ye silah yardımında bulunacağı haberi ve 16-17 Mayıs’ta ABD’de yapılacak Erdoğan – Trump zirvesi öncesinde iki ülke arasındaki ilişkilere sekte vurabileceği beklentisi ile yerini topyekün satışlara terk etti. TL yönünde açılan pozisyonların hızlıca kapanması veya stop loss emirlerin devreye girmesi ile USD/TL kurunun gece geç saatlerde 3,6280 seviyesine varan bir yükseliş kaydettiğini görüyoruz. Terörist bir grup olarak görülen PKK uzantısı PYD’ye silah yardımı yapılaması ve NATO üyesi olan Türkiye’nin devre dışı bırakılmasının yan etkileri elbette bu satırları aşacaktır. Yine de, Ankara’nın tutumunu merakla takip edeceğiz. Rusya ile bölgede daha da yakınlaşma başta olmak üzere konunun diplomasi boyutunda farklı noktalara gidebileceğini de not etmek gerekiyor. Buraya kadar yazdığımız bütün satırlar kendi içinde bir tutarlılığı olsa da, dün Borsa Istanbul’un genele yayılan alımların da yardımı ile günü 95,323 puan seviyesinden rekordan kapatmasını açıklamada zorlanıyoruz. Sadece dün değer kazanan endeksin Borsa Istanbul da olmadığını not etmek gerekiyor.
ABD Başkanı Trump’ın, Türkiye’nin kesin dille karşı çıkmasına rağmen Rakka kentine yönelik operasyonda Suriyeli Kürtlere silah yardımı yapılmasına izin vermesi ardından diploması cephesinde cereyan edecek “tansiyon” günün en önemli satır başı olacaktır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD ziyaretini gerçekleştireceğini düşünüyoruz. Siyasette 2+2’nin 4 olmadığını biliyoruz. Önümüzdeki günlerde siyasi anlamda ciddi sayılabilecek pek çok diplomasi açılımı takip edilecektir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AB ile ilgili daha ılımlı bir dile geçtiğini ve ilişkilerin tamiri bağlamında AB Bakanı Çelik’in 11-12 Mayıs’ta AB nezdinde gerçekleştireceği temaslar; takvimsel olarak 16-17 Mayıs Erdoğan-Trump zirvesi; AKP Olağanüstü Kongre; 25 Mayıs’ta Brüksel’de NATO Zirvesi önemle takip edilecektir. Elbette, piyasaların her daim kullanmadığı ama dikkat çekmek adına “oyun değiştirici gelişme” olarak gördüğü dün akşamki yeni açılım, Türk Mali piyasalarında bugün etkili olacaktır. Türkiye’nin terörist olarak gördüğü YPG/PYD’ye müttefikimiz olan ABD’nin silah yardımında bulunması ve bu durumun jeopolitik risk anlamında olayın rengini değiştirmesi hatta bu silahların terör örgütü PKK’nın eline geçerek Türkiye’nin iç güvenliğini tehdit etmesi veya Türkiye’nin güneyinde hakimiyet alanın biraz daha güçlendiren terör örgütü her ne tarafından bakılırsa bakılsın olumsuz bir gelişme. Bu minvalde, TCMB’nin yükselen enflasyona karşı kontrolü ele alamaması ardından geç kalması nedeniyle hızlı bir şekilde faiz artırımına gitmesi ve iş gören faizin tüm zamanların zirvesine yükselmesine rağmen, kurun düşmekte inatçılık göstermesi ve her düşüşün halen daha alım fırsatı olarak görülmesi nedeniyle, son günlerde ön plana çıkardığımız 3,63-3,64 aralığına dikkat edeceğiz. Teknik seviyenin yukarı yönlü geçilmesi durumunda, kuvvetle muhtemel 3,67-3,68 seviyesi bir sonraki durağımız olacaktır.
Bugünün makro ekonomik veri gündeminde önemli bir veriye rastlayamadık. ABD’de Cuma günü açıklanacak olan enflasyon verisi, FED’in önümüzdeki dönemde izleyeceği faiz politikasına ışık tutacaktır.





















İktisatbank Hazine Grup Müdürü Emre Değirmencioğlu’ndan günlük ekonomi yorumu:










