Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Elde hüzün de kalmaz

Bizim hatırladıklarımızı çocuklarımız bilmiyor.

Onların hatırladıklarını da kendi çocukları bilmeyecek.
Geriye hüzün kalacak.

Atilla İlhan bir şiirinde,
Hayat zamanda iz bırakmaz
Bir boşluğa düşersin bir boşluktan
Birikip yeniden sıçramak için
Elde var hüzün…
Demişti.
O hüzün de kalmayacak.
Unutulan mezarlar gibi silinip gidecek son hatıralar da…

Ünlü düşünür Friedrich Nietzsche,
Ben size üstün insanı öğretiyorum
İnsan aşılması gereken bir şeydir
Demiş.
Demiş ama insanlığın hali ortada…

Tarihin en dramatik ve acımasız soykırımı Kızılderili soykırımı olsa gerek.
Gazeteci ve şair Sunay Akın’ın Kızılderililerin ağzından yazdığı şiir o berbat beyaz adamın durumunu anlatır.

Beyaz adam
Özgürlük adına
Dev bir kadın heykeli dikti
Doğu denizinin kıyısına
Ve her gece
Altında dans ettiğimiz yıldızları
Bayrak diye tutsak etti
Bir bez parçasına

Beyaz adam
Özgürlük gibi adaleti de
Bir kadın heykeliyle simgeledi
Ama elinde terazi tutan
Zavallı kadın
Gözleri bağlı olduğu için
Kendisine tecavüz edenin
Kim olduğunu göremedi

Her gün bir şeyler yitip gider.
Kaybolur.
Silinir.
Bazıları hafızalarda yaşar.
Bazıları kitaplarda, fotoğraflarda, filmlerde.
Onlar da bir gün kayan bir yıldız misali karanlığa karışır söner.
Bir hayat, bir başka hayatı izler.
Elde kalır hüzün.
O hüzün de biter…

İnsan aşılması gereken bir şeyse, aşılmak istenen nedir?
Kendi insanlığı, kendi erdemi mi?
En mükemmeli yakalamak mümkün mü?

Yılmaz Güney hayatta iken,
Sizin geceleriniz güzeldir
Buzlu viskilere limon sıkılır
Bizim geceleri görseniz çıldırırsınız
Sessiz duvarlar üstümüze yıkılır
Diye yazmıştı.

İnsanlık mükemmel olmayı ararken, birbirinin omzuna basarak mı gidecek?
Kimisi duvarların altında mı kalacak, kimisi viskiden mi geberecek?

Bugün pazar.
Hava adamakıllı sıcak.
Şemsiye, gözlük, su, şapka yanınızdan eksik olmasın.
Çünkü yaşadığınız şehirler şehir değil…

Bir şarkı sözü:
Bu şehir şehir değil
Mayın tarlası
Güneşte yananların kara sevdası
Her taşı alır beni yakar kavurur
Kurşun dinlenir bende
Sevda savrulur

Atilla İlhan’la başladık, Çetin Altan’la bitirelim:
“Enseyi karartmayın.”