Döviz fiyatları yeniden yükselmeye başladı. Euro 6 Türk Lirasından den 6.35 TL ye çıktı. Üç gün içerisindeki bu yükselme gelecek günlerdeki derinleşecek krizin habercisidir.
Bu rakamın matematik dilindeki anlamı TLnin, üç dört gün içerisinde Euro karşısında % 6 civarında değer kaybettiğidir.
TL’nin yeniden değer kaybı, Kuzey Kıbrıs ekonomisini de derinden etkileyecektir.
Türkiye’de Mart ayında yapılması planlanan yerel seçimler öncesi, AK PARTİ’nin daha popülist bir çizgi izleyeceği kesindir. Popülist politikalar , TL nin daha da değer kaybetmesini tetikleyecektir.
Türkiye seçmeninden oy almak için, seçmenleri popülist politikalarla uyutmak gerekmektedir. Ak Parti de bunu en iyi yapan Parti’dir.
Geçtiğimiz iki günde, KREDİ KARTI BORCU olanların borçlarının yeniden yapılandırılması ve Ziraat Bankasının bu operasyonda kullanılacağı açıklanmıştı.
Borçların yeniden yapılandırılması için, devletin yeniden piyasaya para vermesi gerekmektedir. Bu ise özellikle yabancı yatırımcıyı ürkütmekte ve TL erime pozisyonuna gelmektedir.
Her şeyi ile Türkiye Cumhuriyeti’nn kontrolünde olan Kuzey Kıbrıs’ta, kriz daha da derinden hissedilecektir.
Kendi Parası olmayan ve 2019 bütçesinde büyük açık olan Kuzey Kıbrıs ekonomisi, dövizin yeniden yükselmesiyle, daha da daralacaktır. Bu daralmanın sonucunda, vatandaşın gelecek beklentileri büyük darbe yiyecektir.
Özellikle Üniversitelerdeki öğrenciler, Kuzey Kıbrıs ekonomisinde önemli bir girdi yaratmaktadırlar.
Bu öğrencilerin gerek okula, gerekse, gündelik hayata aktardıkları paralar, Kuzey Kıbrıs ekonomisine önemli katkılar yapmaktadır.
Ancak, döviz fiatlarının artması ve buna bağlı olarak tüm ürünlerin, dövizin yükselmesinden daha hızlı bir oranda yükselmesi, Kuzey Kıbrıs’a gelecek öğrenci sayısını ciddi olarak etkileyecektir.
Turizm ise, tüm çalışmalara rağmen, özellikle KUMAR TURİZMİ çerçevesinde gelişmektedir.
Kumar Turizmi dolayısıyla, adaya gelen kumarcılar sadece kaldıkları otel ve civarında harcama yapmaktadırlar.
Kumarhane çalıştıranların çoğu , kazandıkları paraları YURT DIŞINA TAŞIMAKTADIRLAR. Kısaca Kumarhanelere, sadece verdikleri vergi çerçevesinde Kuzey Kıbrıs ekonomisine katkıda bulunmaktadırlar.
KKTC de yasal veya kaçak olarak çalışan YABANCILARIN sayıları ve aylık kazançlarıyla ilgili bilimsel bir çalışma yapılmaması da ilginçtir.
BU KİŞİLERİN yurt dışına yasal veya yasal olmayan yollardan gönderdikleri paralar, KUZEY KIBRIS ekonomisi için de büyük bir kayıptır.
Ülke içerisinde yaratılan değerlerin, ekonomi çarkının içerisinde değerlendirilmemesi, Kuzey Kıbrıs ekonomisini daraltan bir etki yaratmaktadır.
Kuzey Kıbrıs’ta artı değer yaratan bir ekonomi yaratılmadığı için, ithalat ve ihracat arasındaki fark da her geçen gün büyümektedir.
Stabl bir paranın, Kuzey Kıbrıs’ta ücret piyasasında kullanılmaması, çalışanların daha da sömürülmesine ve alım güçlerinin azalmasına yol açmaktadır…
Kıbrıs Sorunu çözümlenmeden, doğru bir ekonomik modelin uygulanması mümkün değildir.
Para politikalarında söz sahibi olmayan bir yönetimin, piyasayı kontrol etmesini beklemek hayalden ibarettir.
Kuzey Kıbrıs’ta ekonomide yaşanan budur.
































