Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
EğitimKöşe Yazarları

Eğitimde zengin fakir farkı

barış Uzunahmet

İngiltere’de yapılan bir araştırmada pandemi sonrasında zengin aile çocukları ile yoksul aile çocukları arasındaki farkın zengin aile çocukları lehine arttığını gösteriyor. Yoksul çocukları, zengin aile çocuklarına göre dersleri en az bir buçuk yıl geriden takip ediyor.

Pandemi sonrasında eğitimde yaşanan kayıpların yeterince giderilememesi zengin ve fakir arasındaki farkın da açılmasına neden oldu. GCSE sınav sonuçlarına göre yapılan değerlendirmede zengin aile çocuklarının ders kayıplarını farklı yöntemlerle giderdiği ve sınavda daha başarılı olduklarını görülüyor.

Okul Müdürleri Sendikası Genel Sekreteri bu durumu “ulusal bir trajedi” olarak nitelendirdi. Olayın ciddiyetinin anlaşılması için çok önemli bir ifade bence…

Kabul etmek gerekir ki dünyanın birçok ülkesinde de benzer sonuçlara ulaşmak mümkündür. Pandemi sonrasında dezavantajlı bireyler, öğrenciler kaybeden taraf olmuştur. Eşitsizlik her geçen gün artmaktadır. Kapitalist devletler de bu açığın kapatılması için çok da istekli görünmüyor.

KKTC’de de durum farklı değildir. Ancak biz bunları konuşmak bile istemiyoruz. Yokmuş gibi davranıyoruz. Ülkede binlerce asgari ücretle çalışan insan var. Bunların aileleri var. Bu ailelerin çocukları var.

Bu çocukların eğitimde yaşadıkların sıkıntıları nedir? Bu çocuklar ne kadar eğitimde başarılıdırlar? Aradan parmakla sayılacak kadar başarılı olmuş çocuklar çıkmıyor değil… Bunu genele yayarsanız çok az olduklarını göreceksiniz. Ancak bu onların kaderleri olamaz.

Bu ülkede daha geçtiğimiz ay “Atatürk İlkokulu’ndan iki kişi kolej sınavını kazandı” haberleri yapıldı. Peki niye haber değeri vardır bu olayın? Çünkü beklentilerin ötesinde bir durumdur.

Siz hiç “9 Eylül İlkokulu’ndan 23 Nisan İlkokulu’ndan, Alasya İlkokulu’ndan şu kadar öğrenci kolej sınavını geçti” haberi okudunuz mu? Okumazsınız çünkü yazılmaz. Halbuki Atatürk İlkokulu da devletin okulu, 9 Eylül İlkokulu da…

Bırakınız devlet okulları ile özel okullar arasındaki günden güne açılan farkı, devletin kendi okulları arasında bile eğitimsel anlamda ciddi farklar vardı. İşte yoksul ailelerin çocuklarının gittiği okullar ve bu okullardaki dezavantajlı olan çocukların zengin yaşıtlarını yetişebilmeleri için devlet olarak ne yapıyoruz? Var mı bir destek programı?

Bizde ne yazık ki ortada bir destek programı yok. Daha doğrusu dezavantajlı bireylerin desteklenmesi politikası da yok.

Mesela dünyada “çocuk yoksulluğu” diye bir kavram var. Bu çocukların desteklenmesi için bütçeden kaynak ayrılır ve bu çocukların gelişimine, eğitimine katkı sağlanır. Akranları ile aralarında olan farklar giderilmeye çalışılır.

Aslında işe ülkede benzer raporları ortaya çıkaracak bilimsel araştırmalardan başlayabiliriz. Önce bu konuda ciddi çalışmalar yapacak bir ekip kurmak gerekir. Eğitim Bakanlığı’nda ciddi bir Ar-Ge Merkezi mi kurulur, bir daire mi oluşturulur, yoksa üniversiteler ile ortak mı çalışılır bilemem. Ancak bizim ülke olarak böylesi çalışmalara ihtiyacımız vardır.

Tabii ki bu konuların gün yüzüne çıkmasını istiyorsak, istemiyor ve sorunların halının altına süpürmek istiyorsak, zaten bir adım da atılmaz. Ancak görünen o ki ülkede yoksul çocuklar ile zengin çocukları arasında, imkan, olanak, hizmet ve başarı anlamında da fark her geçen gün artıyor.