Köşe Yazarları

Eğitimde kolejle sosyal adaletsizliğe devam!

Yine olmadı; eğitim Hükümet Programı’nda umut vadetmedi. Sosyal adalet, insan hakları bağlamında umut görülmedi. Umarız süreç içerisindeki uygulamaya bırakılmıştır. Sosyal adalet, Hükümet Programı’nın ilk sayfasında vurgulandı. Anayasa’nın 1. Maddesine atıf yapıldı; Devletin nitelikleri olarak sayılan demokrasi, sosyal adalet, hukukun üstünlüğü ve laiklik ilkeleri ile insan hak ve özgürlüklerine bağlı olarak koalisyonun görev yapacağı vurgulandı.

Fakat Hükümet Programı’nda sosyal adalet, demokrasi, insan hak ve özgürlükleri, ‘Milli Eğitim ve Kültür Bakanlı’ğında yapılması planlananlar arasında görülmedi.  Eğer kolejler bu şekliyle kalacaksa ‘sosyal adalet yine sağlanamayacak’ ne yazık ki. Böylece umutlar da başka bahara kalmış oldu.

Çünkü kolej olgusu uzun yıllardır buralarda ‘sosyal adeletsizlik’ yaratmaktadır. Kolejlere gidenler genel olarak KKTC’deki üst tabaka ailelerinin çocuklarıdır. Orta tabakadaki ailelerin de çocuklarının kolejlere gidebilme olasılıkları olduğunu da kabul edebiliriz.

Ancak orta tabakada yer alan öğretmen, memur benzeri ailelerin ekonomik durumları üst tabaka gibi değil; kredi kartı ve banka borçları ile yaşamlarını sürdürenler çoğunlukta. Yani orta tabakanın ‘refahı’ biraz sahte; içinde olduğumuz için etrafımızdaki pek çok öğretmenin söylemleri bunun kanıtıdır. Keşke istatistik veriler bu ülkede her yıl açıklansa da nüfusumuzu bilsek örneğin ya da diğer parametreleri; ekonomik gelir dağılımı, alt, orta ve üst tabakanın yüzdeliklerini, gelir dağılımının ne kadar eşite yakın olduğunun yüzdesini de bilsek örneğin… Ne yazık ki bu tür istatistikler buralarda yayımlanmamak için uğraşılıyor.

Farklı kaynaklardan elde ettiğimiz bilgilere göre, KKTC’de insanların yaklaşık % 15’i (14.8 %) yoksulluk sınırı altında yaşamaya mahkum; bu oran OECD ülkelerinin ortalaması olan 11.1 %’den yüksek. Ayrıca kırsal ve kentler arasındaki fark da hayli yüksek ve giderek açılmakta*. Yoksulluk sınırının altında olan büyük bir yüzdenin çocuklarının kolejli olabilme ve ileride kalite bir yüksek öğretime devam edip, iş yaşamına atıldığıda satatüsü yüksek bir mevkide iş bulma olasılığı nedir acaba? Burada tam bir sosyal adaletsizlik mevcuttur. Yoksul veya olanaksızlıklar yaşayan ailelerin çocuklarının bu fırsatı yakalaması imkansız.

Bu adaletsizlik de halkın vergileri ile kurgulanan kolejler sayesinde yaratılmaktadır. Sosyal adalet, dileyen her çocuğa ‘kolej’ veya dengi niteliklerde okullar açılarak  sağlanabilir. Şimdiki durum buna fırsat vermemektedir.

Koleje hazırlanmak ilkokul 4. sınıftan başlar. Aile çocuğunun koleje girmesini isterse 4. sınıftan dershaneye başlatmak zorunda. Beşinci sınıfta dershaneye devam edecek. Ancak şimdilerde yalnızca dershaneye giderek kolejli olmak da hayal. Dershaneye ek özel derse de gidilmesi gerekmektedir.

Sonuçta üst tabakada yer alan ailelerin çocukları kolejli olmakta. Orta tabaka ailelerinin çocukları da borç harçla kolejli belki olabilmekteler.

Alt tabakada yer alan ailelerin çocukları için kolejli olmak biraz hayal; istisnalar kaideyi bozmaz. Peki sosyal adalet bunun neresinde? İnsan hakları kavramı eşitlik, özgürlük ve adalet kavramlarını da içermektedir. Peki KKTC’de alt tabakada yer alan çocukların insan haklarını kim koruyacak? Eşit eğitim alma hakkı onlara nasıl sunulacak?

Üzülerek  söylüyoruz ama koalisyonun Hükümet Programı’nda sosyal adeleti sağlayacak önlem göremedik. Ayrıca sayın bakanın ‘kolej’ kalacak açıklamasını da üzülerek dinledik. Sadece kolej giriş sınavı değişecek. Kolej giriş sınavı ezberi değil ‘öğrenmeyi’ ölçecek bir sınav haline dönüştürüleceğini belirtti sayın Bakan Cemal Özyiğit. Kaldı ki şimdiki sınav da ‘öğrenme’yi ölçer aslında.

Öğrenmeyi ölçecek bir sınav dahi olsa, ilkokul sonunda çocukların içinde bulundukları  ‘bilişsel gelişim’ nedeniyle doğru değildir. Öğrenciler yine ‘seçme’ sınavına tabi olacaklarını bilecekleri için psikolojik problemler yaşamaya devam edecekler.

Söz kousu açıklama KKTC’de sosyal adaletsizlik yaratan ‘kolej’ olgusunun ne yazık ki yaşayacağını göstermektedir. Keşke sosyal adaletsizliğin ilkokul sonundan itibaren başlamasına neden olan ‘kolej’ olgusunun üzerine gidilebilseydi. Anlaşılan başka oluşumlar beklemek lazım. Sosyal adalet hiç bir toplumda kolay sağlanamadı. İnsanlar hayatalarını kaybederek sosyal adalet sağladılar, hiç de kolay değil.

 

 

 

*http://www.yeniduzen.com/piketty-cilginligi-ve-kuzey-kibrista-gelir-bolusumu-81776h.htm




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı