Köşe Yazarları

Eğitim beklemez…






Sağlık Bakanlığı Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi’nin geçtiğimiz gün açıkladığı kararlar ülkede yine tepkilere neden oldu. Gece kulüplerinin açılmak istenmesi ve benzeri kararlar vatandaşı rahatsız etti. Okulların açılmasını bekleyen bir grup veli Eğitim Beklemez İnisiyatifi adı altında örgütlendi. Okulların açılması için imza kampanyası başlattı. Bu inisiyatifin haberini paylaşan bir veli de sosyal medya hesabından dikkat çekici şöyle bir paylaşım yaptı: “Okullar kapalı ama gece kulüpleri açık. Okullar kapalı ama casino ve oteller açık. Okullar kapalı ama market, kasap, çiçekçi, meyhaneci, benzinci, taksici, butikçi, tatlıcı her yer açık. Allah aşkına bu okullar niye hala kapalı? Her yeri açtınız bir okullardan mı bulaşıyor bu virüs?”

Tüm bu gelişmeler ışığında Sağlık Bakanlığı Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi’nin topluma gerekçeli, doyurucu bir açıklama yapması gerekiyor. Neden okulların açılmadığını açıklamak bu kadar mı zor? Vatandaş bunu bilmek istiyor. Ayrıca vatandaşın hakkıdır da bunu bilmek… Yani bizim sağlık sistemimiz bu kadar mı kötü? Yoksa vakalar mı çok fazla da önüne geçemiyoruz? Bir izahat gerekmiyor mu?

Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Olgun Amcaoğlu’nu geçtiğimiz gün meclis oturumundaki konuşmasını dinliyorum ve öyle anlıyorum ki Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi’nin aldığı kararlar nedeni ile bu konuda eli-kolu bağlı. Amcaoğlu, sınavların yapılıp, bu dönemin kazasız belasız kapanmasını hedefliyor.

UNESCO’nun verilerine göre şu anda dünyada sadece 14 ülkede okullar kapalı. 15’inci de KKTC… Bu 14 ülkenin 9’u Güney ve Orta Amerika, geri kalan 5 ülke de Asya ve Afrika kıtasında bulunuyor.

Okulların kapalı olmasının “çocukların sağlığını korumak” amaçlı olduğunu söylüyor ya bizdeki uzmanların bazıları… Peki bu bir yılı aşkın sürede çocukların psikolojileri bozulmadı mı? Yoksa çocukların ve ailelerin psikolojilerinin bozulması bir sağlık sorunu değil mi?

Bazıları farkında değil ama ciddi bir eğitim kaybı var. Kim ne isterse desin. Online dersler yüz yüze eğitimin yerini tutmaz. Öğrenmede aynı etkiyi göstermez. Üstelik kayıp öyle 3-5 gün değil. Bu ülkede pandeminin bağladığı ve bugüne kadar geçen 14 aylık sürede yüz yüze eğitim 30-35 gün ya yapıldı ya yapılmadı.

Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi’nin eğitim adına aldığı kararlara tepki göstermekte geç kalındığını da vurgulamak zorundayım. Bugün Eğitim Beklemez İnisiyatifi kuran aileler bunu çok daha önce yapmalıydı. Vakalar 3-5 tane iken “okullar kapansın” diye şikayet eden bazı ailelerin varlığını da biliyoruz. Bugün vaka sayısı 30-40 iken “okullar açılsın” diye şikayet eden ailelerin olması aileler adına çelişkili bir durum oluşturuyor. Ancak geç da olsa doğru bir adım atıldı. Tabii ki artık 2020-21 öğretim yılının sonuna gelindi. Bu noktadan sonra yeni öğretim yılının planlanması ve ders kayıplarının nasıl giderileceği üzerinde durulmalıdır. Aksi taktirde önümüzdeki öğretim yılını da kaybetme riski vardır. Ülkedeki vaka sayısının seyri ortada… Yaz döneminde bazı açılımların daha yapılacağı konuşulduğuna göre vaka sayılarının artması muhtemel…

Bu ülkede yapılması gereken Hastalığın Yayılma Hızı’nı yani R notunu 1’in altında tutmaktır. Bunu başardığımız oranda okulların açılmasında bir sakınca görmüyorum.

Çocukların bir kayıp yıl daha geçirme lüksü yoktur. Yeterince eğitim kaybı verilmiştir. Yeni öğretim yılını planlamaya şimdiden başlamak gerek… Ama her koşula göre planlama yapmak en doğrusu çünkü Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi’nin ne tür kararlar üreteceğini kestiremiyoruz. Okulların bugüne kadar kapalı olmasını bilimsel verilerle bizlere açıklarlarsa önümüzü daha iyi görme şansımız olacak.

Ne olur çocukların eğitim hakkını daha fazla gasbetmeyelim.







Başa dön tuşu