Köşe Yazarları

Eğitim bakanlığı kepenk mi indirdi?

Nasıl oluyor da oluyor diye insan hayret eder. İnanın bazen kelimeler yetersiz kalır… Bazı öğretmen arkadaşlarla bir sohbet esnasında ciddi dönütler elde ettik. Şimdi sıkı durun; öğretmenler yaptıkları işten habersiz ancak kesinlikle öğretmen arkadaşlarımız haksız değiller. Aktardıkları bilgiler ‘eğitim sistem(sizliği)i’nin ne kadar ciddi aksaklıklar içerisinde olduğunu göstermekte.

Bu köşeden sürekli eğitim sistemsizliğinin, eğitim sistemi’ne dönüşmesi için çaba sarfediyoruz. ‘Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı iş başı yapmalı’ adlı 4 temmuz ve aynı konuda daha önceleri yazılan makaleler, Eğitim Bakanlığı’nın gerçekten iş yapması için motive edilmek amacıyla yazılmıştı. Bazen bu tür makalelerden sonra olumsuz eleştiriler de aldık. Olsun, amaç iş yapılmasına vesile olmaktı.

Ancak gerçekten iş yapılmıyor. Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı esas odaklanıp yapması gereken işleri yapmıyor. Neden mi? Öğretmenler ‘yapılandırmacılık’ kuramından habersiz. Peki öğretmenler sınıflarda ne yapacaklar? Öğretim stratejileri, yöntemleri ve tekniklerini seçerken, öğrencilerine öğretim yaşantılarını düzenlerken, temel referans noktası olarak hangi kuramı alacaklar? Öğretmenler bu konularda temel referans noktası olan ‘yapılandırmacılık’ anlayışını bilmediklerini söylüyorlar.

2009 yılında öğretmen olan bir arkadaşımız, bu konuda hiçbir eğitim almadıklarını belirtti. Hemen hemen aynı yıllarda öğretmen olan diğer arkadaşlar da bilgilerinin olmadığını aktardı. Anlayacağınız durum vahim.

Milli Eğitim ve Kültür bakanlığı her yıl hizmet içi eğitim kursları düzenliyor. Ancak kurslar ihtiyaca göre düzenlenmiyor. Kurslardan önce yapılması gereken ‘ihtiyaç analizi’ yapılmıyor. Elde ne varsa ona göre kursalar açılmakta. Öğretmenlerin gerçekten öğrenmesi gereken ciddi konularda (ki yapılandırmacılık en temelidir) kurslar düzenlenmiyor.

Denetmenlerin de okullarda öğretmenlere rehberlik yaparken, yapılandrımacılık temelinde yardımda bulunması gerekmektedir. Denetmenler de bu konuda yardımda yetersiz kalmaktadırlar anlaşılan. Denetmenlerin problemleri medyada zaten sürekli dillendirilmektedir.Bu da ayrı bir dert.

2005-2006 öğretim yılından itibaren KKTC Eğitim Sistemi ‘yapılandrımacılık’ anlayışına geçti. O dönemden itibaren ilk ve ortaöğretimde bütün derslerin öğretim programları ve ders kitapları yeniden yazılmıştı. Ve bu yeniden yazılmanın temel referansı yapılandırmacılık idi. O tarihten günümüze kadar herşey bu temelde yapılıyor. Kıbrıs Türk Eğitim Sistemi kitapçığında da yazılı olduğu gibi (ki şu anda Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’nın web sitesinde de yer almaktadır) yapılandırmacılık anlayışı ile yoluna devam etmektedir.

Ne yaık ki tüm bunlar kağıt üzerinde kaldı anlaşılan. Yedi, sekiz yıllık öğretmenlere yapılandırmacılık temelinde hiçbir hizmet içi kurs verilmemiş. Bu öğretmenler öğretim yaşantılarını düzenlerken ne yapacakları konusunda bilgilendirilmemiş. Öğrenci merkezli öğretim yaşantıları mı düzenleyecekler yoksa öğretmen merkezli mi? Kendi görevleri ve sorumlulukları ne olacak? Öğrencilere ne gibi etkinlikler düzenleyecekler? Hedef mi belirleyecekler kazanım mı? Öğrenciler öğrendikleri veya edindikleri kazananımları nasıl ve ne zaman gösterecekler?

En önemlilerinden birisi de ölçme ve değerlendirme nasıl yapılacak? Öğretmen sınavlarıyla mı olacak sadece? Yoksa çoklu bir ölçme ve değerlendirme sistemi mi olacak? Yani öğretmen sınavlarından, öğrencinin kendi kendisini, ailesinin, sınıf arkadaşlarının, müdürün değerlendirmelerinden elde edilecek ortak puanlara göre mi yapılacak?

Eğitim sistemindeki bu sistemsizliği şu anlamlı örnekle aktarmak tam yerinde olur. Doktorlar artık yarık yöntemi değil laparoskopi yöntemiyle safra ameliyatı yapacak diyorsunuz ancak doktorlar laparoskopi konusunda bilgisiz. Eğitim sistemindeki yeni öğretmen arkadaşlarımızın içine düşürüldükleri durum bu..

Yazık çok yazık eğitim sistemi darmadağın. Herkes el yordamıyla birşeyle yapıyor. Dağınık yatak misali. Bu konu en ciddi ve en acil önlem alınması gerekendir ancak sanırım kimsenin umurunda bile değil. Umarız yanılan bizizdir.

Daha Fazla Göster



İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı