Seyahat

Ege denizinde bir ada Bozcaada



İnsanoğlu nedense, bazen tatil amaçlı hep uzak yerlere gider ama yakınındaki yerlere gitme fırsatı bir türlü olmazmış. Nitekim benim için de öyle olmuştur.  Üniversite yıllarında gitmeyi planladığım ancak her niyet edişimde bir engel çıkıp iptal olan bu gezimi ancak geçen yıl mayıs ayında gerçekleştirebildim. Bu haftaki yazı dizim işte Ege denizindeki bir adada geçiyor. Kıbrıs’taki yerel acenteden paket tur olarak aldığım bu gezi gitmek istediğim ve bir türlü gidemediğim BOZCAADA gezisi nihayet gerçekleşiyordu.

Bozcaada, Ege denizinde antik çağda Leukophrys sonraları ise ‘Tenedos’ olarak da bilinmektedir. Bu ismin Yunan Mitolojisine kadar dayandığını biliyor muydunuz? Deniz tanrısı olan Poseidon’un Kyknos adında kral olan bir oğlu varmış. Evli olan Kyknos’un ise Tenes adında bir oğlu olmuş. Gel zaman git zaman Kynkos’ un karısı hastalanmış ve kısa bir süre sonra da ölmüş. Bunun üzerine kral başka bir kadın ile evlenmiş ama ne var ki üvey anne Tenes’ i hiç sevmemiş. Tenes’den kurtulmak için çeşitli planlar yaparken kendisine yalancı şahitlik yapacak bir kavalcıyı da bulduktan sonra Tenes’e iftira atmış. Güzel karısının sözlerine inanan Kynkos çok öfkelenmiş ve Tenes’i bir sandığa koyduğu gibi onu sandıkla birlikte denize salıvermiş. Suda yüzen sandık bir süre sonra sahile vurmuş.  İşte Tenes’in kurtulmasını sağlayan bu sahile ise Tenesin adası anlamına gelen Tenedos denmiş. Homeros, Odessa ve İlyada destanında ’Tanrı insanları uzun yıllar yaşasınlar ‘diye Tenedos’ u yarattı demiş.

Bozcaada uzun yıllar farklı medeniyetlerin egemenliğinde kalmıştır. Fenikeliler, Persler, Bizanslılar, Venedikler, Cenevizliler ve Osmanlılar bu medeniyetlerden sadece bir kaçıdır. Ada,1923 yılında İsviçre’nin Lozan kentinde yapılan anlaşma ile Osmanlı toprağı olarak kalmıştır. 2019 yılında yapılan sayımda ada nüfusunun 2.988 kişi olduğu belirlenmiştir.

Adanın en büyük gelir kaynağı bağcılık olup şarap üretimi, balıkçılık ve turizm de ada ekonomisine katkı sağlamaktadır.

İklim

Akdeniz iklimi görülen adada kışları ılık ve yağışlı yazları ise sıcak ve kurak geçmektedir. İşte bu nedenledir ki kış aylarında adadaki birçok turistik mekan kapalıdır.

Yaz aylarında okulların kapanması ile adaya tatilcilerin akını başlar. Bu akın okulların açılması ile de yavaşlar. Eğer siz sakin bir tatil istiyorsanız Bozcaada Mayıs, Eylül ve Ekim aylarında ziyaret edilmelidir.

Nasıl gidilir

İstanbul’dan kara yolunu kullanmadan doğrudan Bozcaada’ya gitmek isteyenler Yenikapı- Bandırma hızlı feribotlarını kullanabilir. Her gün sabah ve akşam saatlerinde yapılan seferlerde yolculuk ortalama 2 saat sürmektedir. Bandırma’dan sonra Lapseki-Çanakkale üzerinden Geyikli’ deki iskeleye varmak takriben 3 saat sürüyor. Türkiye’nin farklı yörelerinden İstanbul’a hiç uğramadan otobüsler ile gidip Çanakkale üzerinden feribot ile adaya geçebilirsiniz. Yazın otobüsler yolcularını Geyikli İskelesine kadar götürüp bırakıyorlar. Yolcular da feribotla karşıya kısaca Bozcaada’ya gidiyorlar. Bozcaada gezisi sonrası ise yine feribotlarla Geyikli iskelesine kadar gelip otobüslerle geldikleri şehre dönüyorlar. Bizler de İzmir üzerinden otobüs ile Geyikli iskelesine kadar sonrası ise feribotla adaya geçmiştik. Yolculuğumuz çok rahat ve takriben 1 saat sürmüştü. Zamanın nasıl geçtiğini arkadaşlarla sohbetimizden ve etrafı seyretmeden anlamamıştık bile. Tarife ve ücretlerle ilgili en son bilgiyi www.dgu.com.tr sayfasını ziyaret ederek alabilirsiniz.

Ada içi ulaşım

Toplu ulaşım aracı olarak ada genelinde minibüs kullanabilirsiniz. Bozcaada minibüs durağı merkezde bulunan Bozcaada kalesinin önündedir. Bu minibüsler yaz aylarında adanın en güzel plajlarından olan Ayazma -Habbela güzergahında yoğun olarak çalışmaktadırlar. İşte bu dönemde her 10 dakikada bir geçen minibüs bulabilirisiniz. Limandan indiğinizde merkeze doğru ancak yürüyerek gidebilirsiniz. Şehir merkezi araç trafiğine kapalıdır. Zaten mesafeler yakındır. Ada çevresinde hizmet veren ama sayıları 15’i geçmeyen taksiler ise başka bir ulaşım aracıdır. Toplamı 40 km olan adanın çevresini durmaksızın rahatça 1 saatte araba ile dolaşabilirsiniz. Adada kalacağınız süre için bisiklet veya araba kiralamak da mümkündür.

 

Gezilecek yerler

Bozcaada Kalesi: Feribot ile Bozcaada’ya yaklaşırken daha limana girmeden ilk dikkatimi çeken adanın sağ tarafından konumlanmış olan kale olmuştu. Bu kalenin tam olarak kimin tarafından yapıldığı bilinmese de kalenin Venedik ve Cenevizliler tarafından da kullanıldığı bilinmektedir. Ancak kale Fatih Sultan Mehmet döneminde yeniden inşa edilmişse de son şeklini II. Mahmut döneminde almıştır. Kalenin etrafı hendek ve hendeğin içi de sularla çevriliydi. Kaleye giriş asma kapıdan yapılmaktaydı. Ancak günümüzde bu kapı tamamen iptal edilmiş olup yerine yeniden yapılmış olan kapıdan geçilip giriliyor. Kale içinde eskiden günümüze kadar gelen mezarlar vardır. Bu mezarlar Bizans, Venedik ve Rumlar tarafından kullanılmıştır. 1728-1876 yılları arasında ise kale içinde görevli komutan, aileleri ve adada yaşayan sivil halka ait mezar taşlarını da görebilirsiniz. Kale her gün 10.00-22.00 saatleri arasında gezilebilmektedir. Giriş bileti kale girişinde 5.00TL alınır.

Bozcaada Sokakları: Eski dönemlerde merkezden geçen dere ile şehir ikiye ayrılmaktaydı. Derenin bir tarafı Rum mahallesi diğer tarafı ise Türk mahallesiydi. Ne var ki günümüzde böyle bir dere yok. Şimdilerde Bozcaada da yaşayan Rum nüfusu 40 kişiyi geçmez. Sokaklar arasında dolaşırken hangi sokağın Türk hangisinin Rum sokağı olduğunu evlerden anlıyorsunuz. Bozcaada sokaklarında dolaşmak inanılmaz zevklidir. Arnavut kaldırımlı sokaklara kurulmuş rengarenk masa ve sandalyeleri ile restoranlar, cumbalı balkonları ile evleri birbirinden güzel dekore edilmiş butik dükkanları, sokak yazıları ile sizi kendinizden alıp götürecek ve her karede resim çekmek isteyeceksiniz.

Meryem Ana Kilisesi: Bozcaada sokaklarında ilerleyip merkezden tepeye doğru hafifçe tırmandığınız zaman karşınıza bir kilise çıkacaktır. Bu kilise adada bulunan tek Ortodoks kilisesidir. 1869 yılında yapılan kilisenin 4 katlı çan ve saat kulesi vardır. Ziyaretimiz sırasında kulenin restorasyonu hala devam etmekteydi. Kilise ziyaret ve ibadet için sadece pazar günleri açıktır.

Köprülü Mehmet Paşa Camii: Burası halk arasında Yalı Camii olarak da bilinir. 1655 yılında Köprülü Mehmet Paşa tarafından restore edilince onun adı verilmiştir. Taş binadan yapılmış olan Camii 124 metre2 olup dış duvarları tamamen taş kaplamadır.

Ayazma Manastırı: Manastır adanın güneyindedir. Tarihi manastırın avlusunda çınar ağacı, tarihi çeşme vardır. Bu manastır Rum Ortodoksların ibadet yerlerinden olup Azize Aya Paraskevi’ ye adanmıştır.

Yel Değirmenleri: Rum mahallesinin arka tarafına doğru yürüdüğünüzde değirmenlerinin olduğu yere çıkarsınız. Çok eski zamanlarda adanın tepeleri yel değirmenleri ile kaplıymış. Ancak ne var ki günümüzde yel değirmen sayısı çok azdır.

Üzüm bağları: Adanın kuzeyi rüzgarlara açık olduğundan bu bölgede bağcılık gelişmiştir. Bozcada Belediyesinin yaptığı tabelaları takip ederek bağ rotasında yürüyüş yapabilirsiniz. Yürüyüşünüz sırasında yine Belediye tarafından yapılmış tabelalardan hangi üzümden ne tür şarap yapıldığını okuyabilirsiniz. Beyaz şarap deyince Vasilaki ve Çavuş, kırmızı şarap deyince ise Karalahna ve Kuntra en tercih edilen yerel şaraplardandır. Bozcaada şarap evlerinden dilediğiniz şarabı satın alabilirsiniz. Ancak ne var ki şarabı almadan önce bir tadına bakayım derseniz işte bu yasaktır. 2013 yılında çıkan bir yasa ile şarap tadımı kişiyi içkiye özendirdiği gerekçesiyle yasaklanmıştır.

Ne yenir

Adada Ege mutfağından izler olsa bile Rum ve Türk kültürünün kaynaşması ile başta deniz ürünleri olmak üzere yabani otlar ve kırmızı et de tüketilmektedir. Deniz ürünlerinin başında balık, kalamar ve ahtapot ilk sırayı alır. Adaya özgü olan yemek çeşitleri arasında ise asma yaprağına sarılarak pişirilen ve tadı inanılmaz lezzetli olan küçük balıklardan yapılan yemektir. Bu lezzetli yemeği mutlaka tatmanızı öneririm. Bozcaada’nın Karadut macunu, incir macunu Kıbrıs kültüründe olduğu gibi kahve yanında ikram edilmektedir. Adanın merkezdeki küçük restoranları sokak aralarında yollara kurulmuş olup birbirinden güzel renkli dekorları ile acaba hangisine gitsem diye sizi çelişkiye düşürebilir. Sandal Restoran, Simyon Meyhane sizlere önereceğim yerlerden sadece birkaçıdır.

 

Nerede kalınır

Tarihi dokunun bozulması istenmediğinden ada genelinde büyük otellerin inşasına izin verilmemektedir. Genelde konaklamalar için aile işletmeleri olan butik oteller veya pansiyonlar misafirlerini ağırlamaktadır. Pansiyon ve butik otellerin konseptleri genelde oda kahvaltı bazındadır. Eski Rum okulları ve şarap mahzenleri bu gibi yerlere dönüştürülmüştür. Efharisto Hotel, Sonef House Hotel,Kuşlu Konak ada merkezi dışında ise Aya Yorgi Evleri ve Afrodit Pansiyon misafirlerin tercih ettiği yerlerdir. Yaz aylarında yoğunluk yaşanan ada genelinde erken rezervasyon yapmanızda fayda vardır. www.airbnb.com.tr ve www.enuygun.com sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.

 

Ne alınır

Adaya has domates reçeli veya gelincik reçeli alabilirsiniz. Ayrıca birbirinden güzel hediyelik eşyaların satıldığı Cumhuriyet Caddesi üzerinde kurulmuş stantlardan buzdolabı magnetleri, deniz kabuklarından yapılmış rüzgar gülleri ve takılar pek tabii ki alabileceğiniz yerel hediyeliklerin başında gelir. Bozcaada şaraplarından almak isterseniz onları Talay, Ataol veya Amadeus şarap satış mağazalarından alabilirsiniz.

Adanın merkezini 1 günde gezebilirsiniz. Kalesi, kilisesi, Arnavut kaldırımlı sokaklarında dolaşıp yemeğinizi yiyip kahvenizi çınar altında oturup yudumlayabilirsiniz. Ancak, Bozcaada bağ evlerini gezip denizin keyfini çıkarmak istiyorsanız 2gece -3 gün adada konaklamak sizin için ideal olur. Rengarenk evleri, daracık sokakları ve kendine has güzelliği ve tarihi ile Bozcaada görülmesi gereken yerlerdendir. Bir seyahat acentesine uğrayıp paket programdan da yararlanabilirsiniz. Ama mutlaka gidin gezin memnun kalacaksınız.

Haftaya bir başka Şirin’ce GEZİyorum’da buluşuncaya kadar sevgiyle kalınız…..


Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı