Efsane grubun efsane davulcusu

19 Ocak 2015 Pazartesi | 12:45
Efsane grubun efsane davulcusu

BİRÇOK GRUPLA ÇALIŞTI: Müziğe ilgisi ortaokul yıllarında okul bandosuna katılarak başlayan Ferahzad  Gürsoy müzik hayatına Kamuran Aziz ve arkadaşları, Lightnings, Bayrak Kuartet ve Sıla 4’te yer alarak devam etti. Gürsoy ayrıca ülkedeki tüm okullarda ve adanın her yerinde halk dansları davulculuğu da yaptı

HEM REKOR KIRDI HEM YASAKLANDI: Sıla 4’ün şarkıları Türkiye ve Kıbrıs’taki müzik listelerini alt üst etti. Ancak bir süre sonra grubun “Gariban” ve “Gelmedin” şarkılarına Türkiye’de yasak getirildi. Bu şarkıların Türkiye için yazıldığı iddia edildi

Müzisyenlere tuhaf bakılıp sırtına gitarı, kemanı ya da herhangi bir müzik enstrümanını alıp sokakta dolaşmanın normal karşılanmadığı dönemde hiç yılmadan davul çalmaya devam eden Ferahzad Gürsoy müzikten hiç vazgeçmedi.  Gürsoy’un davul çalmaya başladığı dönemde ülkede davulcu bile görmek neredeyse imkansızdı. Ancak Gürsoy bütün bu zorluklara ve önyargılara aldırmadan emin adımlarla yürüdü ve birçok başarıya imza attı.
Hayata 1943 yılında merhaba diyen Gürsoy yıllardır o efsane grup Sıla 4’ün bateristliğini yapıyor. 1964 yılında kurulan gurubun şarkılar hala dinlerde dolanıyor.

Birçok grupla çalıştı…
Müziğe ilgisi ortaokul yıllarında okul bandosuna katılarak başlayan Gürsoy daha sonra Kamuran Aziz ve arkadaşları, Lightnings, Bayrak Kuartet ve Sıla 4’te yer alarak devam etti. Gürsoy ayrıca tüm okullarda ve adanın her yerinde halk dansları davulculuğu da yaptı.

İlklere imza attı…
Ferahzad Gürsoy Kıbrıs  müzik tarihine birçok imza atan isimler arasında yer aldı. Gürsoy, Kamuran Aziz ile birlikte Kamuran Aziz’in yabancı şarkılara yazdığı sözleri birlikte yorumladı, Arman Ratip ile caz müzik programı yaptı ve Sıla 4’te Kıbrıs şarkıları ve türküleri üzerinde çalışma yaptı. Ferahzad Gürsoy şu şekilde konuştu:
Müziğe ilgim ortaokulda bandoya katılarak başladı. O günden beri vurgulu çalgılar kullandığın enstrümanlar oldu. Ardından müzik yaşamıma Kamuran Aziz ve arkadaşları ile çalışarak devam ettim. Kamuran Aziz ile çalışmak benim için çok önemli oldu. Onunla çalışırken notalı müzik yapmayı, orkestra müziği yapmayı ve sesiz müzik yamayı öğrendim.

İki grupta aynı anda çalıştı…
Gürsoy, Kamuran Aziz ile çalıştığı dönemde o yıllarda gitar çalan Yılmaz Kalfaoğlu’ndan bir teklif aldığını ve kendisine “Bir davulcuya ihtiyacımız var” denildiğini anlattı. Bu teklifi kabul ederken Kamuran Aziz ve arkadaşları ile de çalışmaktan vazgeçmeyen Gürsoy iki grupla da farklı müzik çalışmalar yaptı. Kamuran Aziz ile yabancı çalışmalara Türkçe sözler yazarak yorumlama çalışmaları yapan Gürsoy diğer yandan The Linghtnings grubunda da gitar ağırlıklı çalışmalarda bulundu.

Ve Bayrak Kuartet kuruldu…
1963 olaylarında müzikte bir kopukluk yaşayan Gürsoy, 1964 yılında grup kurmaya karar verdiklerini anlattı. Bu grupla birilikte şu anda turizm Bakanlığı’nın bulunduğu binadaki bir oda da çalışmalara başladıklarını kaydeden Ferahzad Gürsoy henüz grubun ismini bile karar vermeden Bayrak Radyosu’ndan program yapmak için teklif aldıklarını söyledi. Gürsoy şu şekilde konuştu:
Bayrak Radyosu o dönemde daha yeni yeni kurulmuştu. Bizden haberdar oldu. Bizi çağırdılar ve “Gelin program yapın” dendi. Bizde kabul ettik. Hazırladık kayıta girdik. Ancak adımız yok. Bir abimiz bize Bayrak Radyosu’nun adını verelim “Bayrak Kuartet” olsun dedi. Bizde kabul ettik.

***

Bisikletlerle program dinlenme oranını ölçtüler
Bayrak Radyosu’nda yaptıkları programın dinlenme oranını ölçmek için Lefkoşa sokaklarında bisikletlerle gezdiklerini anlatan Gürsoy, vatandaşın ilgisinin kendilerini mutlu ettiğini söyledi. Gürsoy: “Programımız her cumartesi akşamüzeri yayınlanıyordu. Bizde dinlenme oranını ölçmek için o saatlerde bisikletlerimiz Lefkoşa sokaklarında dolaşıyorduk. Kaç evden bizim programın seslerinin geldiğini kontrol ediyorduk. Sonuç bizim için sevindiriciydi.” 

***

Sıla 4’le müzik hayatı devam etti
Ferahzad Gürsoy, 1969 yılında ise Bayrak Kuartet’ın bir uzantısı olarak kurulan Sıla 4 grubunun bateristliğini yaptı. Erdinç Gündüz, Raif Denktaş, aydın Kalfaoğlu ve Ferahzad Gürsoy’dan oluşan grup
Kıbrıs halk şarkıları ve türküleri üzerinde çalışma yaptı.

“Mağusa panayırında kendi şarkılarımızı seslendirdik”
Grupta kısa bir süre sonra farklılık arayışı başladığını kaydeden Gürsoy, bunun ardından Kıbrıs Türkülerini seslendirmeye başladıklarını kaydetti. Gürsoy şu şekilde konuştu:
“Yıllarca dönemin popüler şarkılarını çaldık. Baktık gün geçtikçe bir yere gidecek gibi değil. Aklımızda Kıbrıs Türk Folklörü yoktu. Bir gün arkadaşımız halası bize utla dolamayı çaldı.  Bunun bize Kıbrıs türküsü olduğunu söyledi. Bizde bunun üzerine böyle bir şey yapabiliriz dedik. Bayrak Radyosu’nda yetkili Hüseyin Kanatlı ile görüştük. Ben arkanızdayım dedi. Daha sonra Mağusa Panayırı’na davet edildik. İlk önce dönemin popüler şarkılarını çaldık. Arkasında Kıbrıs Türküleri ile ilgili yaptığımız çalışmaları. Kıbrıs’a ait şarkılar çok beğenildi. Bu da bizi mutlu etti.”

Kazadan sonra suskunluk dönemi yaşandı
Grup üyelerinden Raif Denktaş’ın geçirdiği bir trafik kazası sonucu yaşamını yitirmesinin ardından grupta bir suskunluk dönemi yaşandı. Sürekli bir arada buluna grup üyeleri sadece 1987-1988 ve 1989 yılında anı gecelerinde bir araya geldi.

Şarkıları hem rekor kırdı hem yasaklandı…
Sıla 4’ün şarkıları hem Türkiye hem de Kıbrıs listelerini alt üst etti. Ancak grubun “Gariban” ve “Gelmedin” şarkıları bir süre sonra Türkiye’de yasaklandı. Türkiye’ye yazıldığı iddia edilerek grubun “Gelmedin” isimli şarkısı Türkiye’de yasaklılar sınıfına girdi. Ancak Gürsoy bu şarkının Türkiye için yazılmadığını belirtti. 

***

Kime ait odluğu bilinmiyor
Gürsoy, birçok Kıbrıs şarkısının Türkiye’deki sanatçılar tarafında da seslendirildiğine değinerek, bazı vatandaşlarımızın bu şarkıların Kıbrıs şarkısı olduğunu bilmediğini anlattı. Ferahzad Gürsoy bu konuyu şu örnekle anlattı:
Eşimle araba gidiyorum, radyo açık. Bir istek istendi. İstenen şarkı “Gave içtim Telveli”. O saat eşime dedim ki bu şarkı bizden değil, Ayna’dan çalınacak ve dediğim gibi de oldu. Ne isteği isteyen ne de radyo programcısı bu şarkıyı bizim söylediğimizi bilmiyordu.

Yine ödül aldılar…
Sıla 4 başarılara imza atmaya devam ediyor. Türküye ve Kıbrıs’ta müzik listelerini alt üst eden grup geçtiğimiz günlerde Yakın Doğu Üniversitesi’nin düzenlediği Geleneksel Video Müzik Ödülleri yarışmasından “Yaşam Boyu Meslek Onur Ödülü”ne laik görüldü.

***
“Bu kız bu adamı nereden buldu”

Ferahzad Gürsoy, müzik hayatına başladığı dönemde halkın müzisyenlere farklı yaklaştığını anlattı. Gürsoy, yaşadığını bir anıyı Havadis okurlarıyla paylaştı. Anı ise şöyle:
“Nişanlımla Foto Şık’ta bir fotoğraf çektik. Oranın işletmecisi bizim fotoğrafımızı vitrine koydu. Bizim bölükte oraya yakındı. Oradan geçen bir yaşlı teyze bizim fotoğrafımızı görünce, ‘Gül gibi kız bu davulcuyu nereden buldu’ dedi.”

Fotoğraflar : Bahadır Ayna