Köşe Yazarları

Durum böyle gardaş!

”Büyük tehlikelerin, insanların kardeşliğini günışığına çıkarmak gibi güzel yanı vardır.”

Yukarıdaki sözlerden birçok anlam çıkartılabilir.

Şu da söylenebilir:
Her şeyin güllük gülistanlık olduğu zamanlarda insanlar birbirlerini daha az severler!

Fransız Devrimi gerçekleşmezden önce sokaklarda barikatlar kuruluyor, çatışmalar oluyordu.

Gençler ayaktaydı ve dünyayı etkileyecek büyük devrim kapıdaydı.

Birçok kere sürgün edilen ünlü Fransız yazar Victor Hugo’nun “Sefiller” romanı 1862’de yayınlanmış ve söylendiğine göre kitap bir saat içinde tükenmişti.

Kitap birçok eleştiri almasına rağmen etkisi bu güne kadar sürecekti…

İşte o dönemlerde, yani, barikatların sokaklara kurulduğu dönemlerde Paris kaynıyordu ve isyan hareketlerine birbirlerini tanımayan insanlar katılıyordu.

O insanlar birbirlerini tanımıyorlar, isimlerini bile bilmiyorlardı ama aynı safta olan herkes birbirine “kardeş” diye hitap ediyordu.

Hugo’nun “Büyük tehlikelerin, insanların kardeşliğini günışığına çıkarmak gibi güzel yanı vardır” demesinin sebebi bu olsa gerek…

Tehlikenin olmadığı yerlerde kardeşlik günışığına çıkmaz mı?

Çıkmaz galiba ya da başka şeyler çıkar!

Tehlike yokmuş gibi yaşayan, ya da tehlikeyi sezmeyen, kestiremeyen; tehlikenin ne sonuçlar doğuracağını bilmeyen toplumlar da vardır.

Bunlar en ilginç toplumlardır.

Bunlar arasında birbirlerine “gardaş” diye hitap edenler vardır ki, o gardaşlığı birleştiren herhangi bir hikayeleri yoktur!

Ya da belirli bir amaç etrafında bir araya gelen yığınlar değildirler.

Gardaş olmalarının nedeni “yerli” olmalarındandır.

Ancak kapıdaki tehlikeyi sezmeden yaşar bu gardaşlar!

Tehlikenin bilincinde olanlar bile kendi aralarında ayrılırlar:

Kimisi tehlikenin gelip geçici olduğunu söyler aldırmaz, kimisi tehlikenin atlatılacağını, kimisi de onun bir tehlike olmadığını artık yerleşmiş bir düzene dönüştüğünü düşünüp ayak uydurmaya çalışır…

Fransız döneminde olan kardeşlik şimdiki Fransa’da var mı bilmiyoruz.

Kardeşliği gün ışığına çıkaran tehlikeler ise,  bugünkü Fransa’nın durumu nedir?

Öte yandan, eğer filmler yalan söylemezse, Amerika’daki siyahiler birbirlerine “kardeşim” diyorlar.

Ya da diyorlardı, şimdiki durum nedir bilmiyoruz.

Malcolm X’in hayatına dair yapılan bir filmde,  kendi mücadeleleri için bir araya gelen siyahilerin birbirlerine “kardeşim” dedikleri görülür.

Doğru ya da yanlış bir hikayeleri vardı.

Siyahiler etrafında tehlikeler kol gezmekteydi ancak birçok siyahi grubun da aklı karışıktı.

Kaş yapayım derken göz çıkaranlar da vardı ve bunlar beyaz ırkçılığın CIA’sı ve FBI’ı tarafından tepe tepe kullanılıyordu.

Demek istediğimiz, bir hikaye etrafında mücadele verenler kardeşti…

Durum böyle gardaş!

 

Etiketler


İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı