Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

DÜNYAYI DEĞİŞTİRME RUHU VE YORGUN SAVAŞÇILAR

Hayata durağan gözle bakmamak  gerekir. Gerçekte hiçbir şey durağan değildir.  Etrafımızı gözlerseniz, devamlı bir yıkım, değişim ve yeniden doğuş üzerine  sayısız örneklerle karşılaşırsınız.

Bu ara, Kıbrıs sorunu olsun, içinde yaşadığımız olımsuz ekonomik yıkım olsun, çoğu insanda büyük bir umutsuzluk görüyoruz.

Bu umutsuzluk insanları mücadeleden, direnmekden alabildiğine kopartıyor.

Böyle dönemlerde aklıma Çinlilerin meşhur hikayesi geliyor.

“Dağları Taşıyan Budala İhtiyar adlı bir Çin masalı vardır.

Bu masal, çok eskiden Çin’in kuzeyinde yaşayan ve Kuzey Dağının Budala İhtiyarı adıyla bilinen yaşlı bir adamı anlatır.

Bu adamın evi güneye bakarmış; kapısının önünde duran Tayhang ve Vangvu adlı iki büyük dağ, yolu kapatırmış. Adam bir gün oğullarını çağırmış ve hep birlikte kazma küreğe sarılmışlar, dağları büyük bir kararlılıkla kazmaya başlamışlar.

Akıllı İhtiyar adıyla bilinen bir başka aksakal onları görünce gülmekten kırılmış : ‘Amma da aptalsınız! Bu iki koca dağı kendi başınıza hayatta kazıp bitiremezsiniz!’ demiş. Budala ihtiyar cevap vermiş: ‘Ben ölünce oğullarım devam eder; onlar ölünce torunlarım devam eder; torunlarım da ölünce onların oğulları ve torunları devam eder ve bu durmadan sürüp gider. Dağlar ne kadar yüksek olursa olsun, daha fazla büyüyemezler. Ama bizim kazdığımız her bir parçayla biraz daha küçülürler. Kim demiş onları yerle bir edemeyiz diye?”

Çin’li budala ihtiyarın azmi ve inancı gerçekte hepimize ne yapmamız gerektiği konusunda yol göstericidir.

Kıbrıs konusunda evrensel geçerliliği olan hukuk kurallarının er geç bir gün herkese gerekeceğini unutmamalıyız.

Adada bir çözüm ve barışın ya bizim çabalarımızla, ya da DAYATMA ile gerçekleşeceği aklımızın bir köşesinde önemli bir yer tutmalı.

Budala ihtiyarın çalışma azmi ve inancı kadar güçlü BARIŞ inancı içimizde devamlı olmalı.

Kıbrıs tarihine geriye doğru bir bakış attığımızda, Kıbrıs’ta , oluşan statükoların mutlaka yıkıldığını, Kıbrıs’a kimsenin egemen olamadığını görmekteyiz.

Doğu Akdeniz’in BATMAYAN UÇAK GEMİSİ’nin bulunduğu stratejik pozisyonun, her tür değişikliğin ana nedeni olduğunu unutmamalıyız.

Biz Kıbrıslılar da dağları taşıyan budala ihtiyar gibi , kendi kaderimize yön verme ruhunu esas almalı ve yılgınlığa, teslimiyetçiliğe düşmemeliyiz.

Yorgun savaşçıların etrafımızı kirletmesine izin vermemeliyiz.

İdealleri için savaşmaktan yorulmuş insanlar, gerçekte hayattan kopmuş, kuru bir yaprak gibi sürüklenen acınası varlıklardır.