“Bir haftadır internete bakamadım. Özür dilerim”.
…
Bir dostumuz sosyal medyadaki hesabından yukarıdaki mesajı iletti…
…
İletişim teknolojindeki gelişmeler insanlığın alışkanlıklarını da değiştiriyor.
Kalkışmaların bile internet örgütlenmesi ile yapılan bir dünyada,
Artık komşuya düğün davetiyesi vermeye de gerek yoktur ya da ne bileyim gazetelere ölüm ilanı.
İnsanların hal hatır sordukları yerler de sosyal medya alanlarına taşınırken,
Hastaya geçmiş olsuna gitmeye de gerek kalmadı.
Dedikodular da sokak aralarından, kahvelerden alınarak elektronik alana taşınmıştır…
…
Bu işte en rahat olan kesimler siyasi örgütlenmeler olsa gerek.
Her keresinde köy köy kahveler gezilip meramlarını yüz yüze anlatacaklarına,
İşler elektronik ortamlarda halledilmekte.
Bu durum her kesim tarafından kanıksadığından eleştiri konusu olmaktan ya da yadırganmaktan çıkmıştır çünkü zamanın koşulları bu.
Eskiden kaybeden taraf köylere sıklıkla gitmeyenler olurken,
Şimdi bu ortamı kullanamayanlar oluyor…
…
Kuşkusuz bu durum, kimsenin kimsenin yüzünü görmeye tahammülü olmadığına da yol açıyor…
…
Dünyadaki iletişim süreci insanlığın gelişmesine paralel bir seyir gösterir.
Tamtam seslerinden günümüze gelinen aşama baş döndürücü sayılsa da aslında değildir.
Çünkü bundan sonraki süreç daha hızlı olacağa benzemektedir…
…
Teknolojinin hayatı biçimlendirmesine ayak uydurmak zor olsa da,
Zaten bu zorluğu yaşayanların nesli de tükenmek üzeredir…
…
Az bir zaman sonra para kullanımının tamamen ortadan kalkacağı söyleniyor uzmanlar tarafından.
O zaman dilencilik mesleği olacak mı ki bir roman yazarı bunu kurgulamaya çalışıyor.
Yeni koşullara hırsızlar kolayca adapte olduğuna göre, dilenciler neden adapte olmasın?
Yoksa dilencilik ortadan kalkar mı?
…
Zor bir süreçtir.
Eski ile yeninin iç içe yaşadığı şaşkın bir dünya bu.
“Gavur icadı” na karşı olan bir yobazın,
Gün gele gavur icadı aracılığı ile din pazarlaması yaptığı bir dünya.
Trene karşı iken uçağa binen mollanın bütün marifetlerinin can çekiştiği bir dünya.
Bu gelişme at arabaları ile motorlu araçların iç içe geçtiği dönemden çok farklı.
Günümüzdeki gelişmelerin algıları da, var olan insani duyguları da değişime uğrattığı bir dünya bu…
…
Durum budur diye,
Örneğin Cenevre görüşmelerini skype’dan yapınız demiyoruz!
Ama bu meselenin ne hikmetse,
Şu veya bu nedenlerle,
Sür git etmesi,
Gerçekten zamanın ruhuna yakışmıyor hatta zaman dışı bir şey.
Debbağ esnafı yok ki bu meselenin neden çözümsüz kaldığını anlasın?
































