Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Dört zavallı

(Keçi, çocuk, Leman Sam ve aslan)

Kurban kesmek de yalan çıktı.
***
Ama keçi ne yapsın!
Sezmiş olmalı.
Kurbanlık olduğunu mu anladı ne,
Altıncı kattaki dairenin balkonundan atladı.
Ne yazık ki küçük bir çocuğun başına düştü; ölümüne neden oldu.
İbret verici.
Sanki kurbanlık o masum çocuk…
***
Olay Diyarbakır’da gerçekleşti…
***
Kurban işinin Arabın alışkanlığından öte bir şey olmadığı ortaya çıktı.
İslam’ı kabul eden herkese de bulaştı.
Türkiye’de Anti Kapitalist Müslümanlardan İlahiyatçı İhsan Eliaçık, bu ritüelin Kuran’ın yanlış yorumundan ortaya çıktığını söyledi.
Zamanında elinde ihtiyaçlarından fazlası olanların, bu fazlalığı tapınak (kamu alanı anlamında) önlerine bırakmaları istenirmiş.
Un, buğday, hayvan, gümüş, altın gibi.
Zaman içinde hayvanlar kesilmeye başlanmış ve “yiyin” denmiş.
Derken bu adet giderek hayvanların o alanlarda kesilmesine dönüşmüş.
***
O keçi de bu adetin kurbanı oldu!
Hırıltıyı sezince altıncı kattan atladı.
Hani bir söz vardır:
Keçi can derdinde, kasap et derdinde diye.
Öyle oldu!
Bu adet iki parça can’a mal oldu.
Zavallı keçi, zavallı çocuk…
***
Hayvanlardan açılmışken,
Şarkıcı Leman Sam “Benim için IŞİD ile bıçağını masum bir hayvanın boğazına dayayan aynı duygudadır” demiş.
Doğru demiş.
Ama Bülent Arınç sanatçıyı o sözünden dolayı “zavallı” olarak nitelemiş.
***
İslami adet ve gelenekler konusunda görüş hazmedememek ürkütüyor doğrusu.
Bu iş Yahudilere karşı körü körüne düşmanlığa benzer.
Demek istediğimizi bir fıkra ile anlatalım:
Aslanın biri hayvanat bahçesinden kaçar.
Kimse yakalamaya cesaret edemez.
Sonunda cılız bir adam silahını çıkararak aslanı vurur.
Bunu gören herkes adamı kahraman ilan eder.
Gazeteciler adamın etrafını sarar, ismini sorarlar.
Adam adını söylemez.
-Söylersem yazmazsınız der.
Gazeteciler söz verirler.
Bunun üzerine adam;
-Ben Yahudiyim der.
Ertesi sabah gazetelerde manşet:
“Acımasız bir Yahudi zavallı aslanı öldürdü.”