Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Dolar kasıp kavuruyor

Dolar global piyasaların ve Türkiye iç piyasasının yarattığı etkenlerle rekor düzeyde değer kazandı. Türk Lirası Brezilya Reali’nden sonra dolara karşı en çok düşen ikinci para birimi oldu. Geçen hafta TC Cumhurbaşkanı ile TC Merkez Bankası Başkanı’nın görüşmesinden sonra yapılan açıklamalarla siyasetten kaynaklanan gerginlik kısmen giderilmiş oldu.

Global piyasaların etkisiyle hafta sonuna doğru Euro/Dolar paritesi 1,0460’a kadar indi. Euro bir haftada %3,55 düştü. Aralık 2014’ten bugüne göre Euro’da ki kayıp % 14’e geldi. Nerdeyse Euro/Dolar paritesi eşitlenmiş durumda Dolar/Euro eşitlemesini 2016 yılında beklerken Euro kapıyı daha erken çaldı. Dolar endeksi ne olur? Yukarı çıkar mı? sorusu en çok sorulan soru. Doların bir miktar daha yükselme ihtimali elbette var. Çünkü ABD ekonomisinin rakipleri zayıf ekonomik performansla boğuşuyor. Diğer yandan ise ABD faiz nispetlerinin durumu var. Dolar on ayda %28 arttı. Bu artış daha yüksek oranlarda olabilir ve %40 civarlarına çıkabilir. Dolar 1980-1985 ve 1995-2000 arası böyle yükselişler yaşamıştı. Tüm dünya doların bu yükselişinden dolayı kasıp kavruluyor ama yapacak hemen hemen hiçbir şey yok. Doların ateşi düşmüyor. Dolar son bir haftada 6 büyük para birimine karşı %2,80 arttı. Dolar endeksi ilk defa 100,350’ye yükselerek rekor kırarken bu yükseliş karşısında gelişmekte olan ülke kurları da geriliyor. Türk Lirası bu süreç zarfında %15’lere varan değer kaybı yaşıyor ama sepet bazında kayıp %5 civarında. Doların yükselişiyle sadece ulusal para birimlerinde değer kaybı olmuyor. Hazine faizleri ve buna bağlı diğer enstrümanlar da etkileniyor. Alınan 10 yıllık hazine faizi 2014 sonuna göre yarı yarıya geriledi. Yıl sonuna göre düşüşü %50’nin üzerinde. Güvenli liman dediğimiz ABD dünyada ki dolarları hazine kağıtları vasıtasıyla topluyor. Buna rağmen ABD’de uzun vadeli faizlerde düşüş yaşanıyor. Bu durum Türkiye’de tersine çalışıyor. Uzun vadeli faizler yükseliyor. Dün TCMB para kurulu faiz kararını açıklamak için toplandı. Yazımı kaleme aldığım vakit TCMB faiz kararını henüz açıklamamıştı. Fakat görünen o ki politika faizinde değişiklik yapılmayacak ve/veya az miktar indirime gidilecek. MB faiz indiriyor fakat piyasa faizleri yükseliyor. Çünkü risk algısı değişiyor. Yani her şey güvene bağlı. Dolar dünyayı kasıp kavururken yeni bir sorunla karşı karşıya bulunuyoruz. “Çin parasındaki değişim”. Çin parası Yuan, Yen ve Euro karşısında çok kısa sürede %50’ye varan oranda değerlendi. Bu durum Yuan’ın devalüe edilmesi sürecini yaşatabilir. Bu durum ise küresel bazda deflasyona sebep olabilir. 1994 teki devalüasyon da Asya Krizi’nin çıktığı gibi. Kur savaşları resmen başladı. Bu riskli durum bizleri nerelere sürükleyecek hep beraber göreceğiz. Fakat görünen o ki global ekonomiler önümüzde duran Çin Yuan’ı riskinden etkilenecek. Bizim etkilenmememiz mümkün mü? KKTC yöneticileri bu durum karşısında ne öngörüyor bende merak ediyorum.