Köşe Yazarları

DOĞU AKDENİZ’DEN MARAŞ SORUNUNA


Üç beş satırlık bir yorumdu ama anlamı ile vurguladığı sorun doğruydu.

Haberde şöyle deniyordu: “Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğü nedeniyle bölgede doğal gaz sondajları başarısız kalacak…”

Bu habere “sondajlar devam etse de gazı çıkarma daha da zor olacak” diye bir ekleme yapmak mümkündür..

Çünkü Kıbrıs siyasi sorununun çözümsüzlüğü, bölgede gitgide daha tehlikeli patlamaları tetikleyecek bir düzeye ulaştı.

Lafın kısasıTürkiye, “KKTC’nin haklarının da ötesinde Doğu Akdeniz’deki hakkını ne Rum tarafına yedirir ne de Yunanistan’a..

Buna karşın Anastasadis’li Rum tarafı bir yandan bu uğurda çıkacak bir savaşın felaket olacağını savunur ve diplomatik yolların sonuna kadar denenmesini isterken, öte yandan Türkiye’yi karşısına alacak inadına “ittifaklar” oluşturup bunlarla Doğu Akdeniz’in ağası paşası rolünü oynamaya çalışmaktadır!..

Yani Anastasiaadis’in “sözü ile sazı birbirine uymuyor! Yarın gazı çıkarmaya başladığında kopacak kızılca kıyameti tahmin edemiyor. En önemlisi “çözüm olasılığını” yitireceğini görmek istemiyor… Öte yandan bir başka sorunu da şu sıralarda Kapalı Maraş’ı açmak üzerine biz yaratıyoruz, anlatalım:

“MARAŞ konusu” mu yoksa artık “sorunu” mu bilemiyorum! Çünkü Sn. Başbakan Tatar ısrarla “Maraş”ı turizme kazandıracağım diyor. Yani açacak..

(BU konuda bir hatırlatma yapayım. Bir Köşeci olarak Maraş’la ilgili  çok yorum yaptım. Mesela 1974’den hemen sonra büyük bölümünün iskâna açılmasına karşılık deniz kıyısındaki Oteller Bölümünün kapalı tutularak virane haline gelmelerine “utancımızdır” diyordum.. “Büyük olasılıkla bu otellerin “Rum sahipleriyle ortak olan 3. Ülkedeki  sahipleri dolayısıyla ‘ülkelerini’ karşımıza almamak için ‘kapalı tutmayı yeğledikti’ de dedimdi ama her halde nedenler arasında en önemlisi şuydu:

Ecevit’in “Maraş’ı çözüm için elimizde koz olarak tutacağız” dediğinin Türkiye’nin Kıbrıs konusunda resmi politika haline gelmesi… Nitekim Annan Planında ve Crant Montana’da Maraş gerçekten de  “koz” oluş rolünü oynadıydı..)

ŞUNU da yazdım mıydı unuttum: “Bu kadar yıl Maraş’ı kadavra haline gelmişliğiyle elimizde tuttuktan sonra imar iskâna açmak yeni bir siyasi sorun yaratmaktan öte gitmeyecektir!

Çünkü öylesi bir “siyasi gasptan” sonra müzakere masasına oturup Maraş sorununu gündem dışında tutmak  mümkün olmayacaktır!

Sn. Tatar Hükümeti, Dışişleri Bakanı Sn. Kudret Özersay bunları mutlaka çok iyi bilirler ve her halde Maraş’ı iskâna açacağız derlerken, daha bugünden plan programlarını yapmışlardır..”

BU konuda akılıma yığınla soru takılıyor dolayısıyla sormak istiyorum. Mesela: “BİR: Söz konusu oteller yeniden restore mi edilecekler (ki galiba artık mümkün değil) yoksa yıkılıp daha farklı planlarla yeniden mi inşa edecekler?

İKİ: Kapalı Maraş’taki İmar iskâna eski sahipleri de çağrılacak mı? Yoksa sadece KKTC’deki iş insanlarıyla TC’li İş insanlarına mı olanak sağlanacak..

ÜÇ: Olası bir çözümde eğer Rum tarafı siyasi eşitliğe karşılık tümden “kapalı” ve “açık” olanıyla, Maraş’ın iadesini isterse cevabımız ne olacaktır?

DÖRT: Yoksa Maraş’ı imar iskâna açmakla artık “siyasi koz” olmaktan çıkardık mı? O zaman masada yeni kozlarımız neler olacaktır?.. Bundan sonrası tabi ki  siyasi sorunun çözüm pazarlıklarını kapsar ki bir soru daha soralım:

“Müzakereler ne zaman başlayacak?” Yani Kıbrıs Türk halkı hep böyle çözümsüz, dünyaya kapalı olarak mı yaşayacak.. (Ki bu nedenle olmalı Koronavirüs bile kapımızdan uzanıp bakmadı doğru Rum tarafına gitti?)

Haa! Maraş’taki evkaf malları mı? Çözüm olmadan, sorunlar mahkemelere taşınmadan “evet bizim mallarımız” demiş olsak da bu siyasi konumumuzla hiçbir hükmü yoktur.


Etiketler

Benzer Haberler

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı