Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Doğu Akdeniz’deki yeni ayar AB’nin enerji bağımlılığı

AB toplamda gaz ihtiyacının yüzde 40’ını petrol ihtiyacının ise yüzde 20’sini Rusya’dan karşılıyor.
AB enerji alım merkezlerini çeşitlendirmedikçe, Rusya’ya karşı bağımlılığının ekonomik bedelinin yanı sıra siyasi bedeli  de olacak.
Son olarak Ukrayna-Rusya çelişmesinde, Ukrayna’ya bağlı Kırım’ın Rusya’ya ilhakında, AB sesini fazla yükseltemedi. Bunun nedeni, AB ülkelerinin Rusya’nın gaz ve petrolüne olan büyük bağımlılığıdır.
Bu bağımlılık ülkeden ülkeye değişiyor. Örneğin Finlandiya, Bulgaristan, Slovakya gibi ülkeler yüzde 100, Yunanistan, Polonya ve Macaristan gibi ülkeler yüzde 60 -80, Fransa ve İtalya gibi  ülkeler ise yüzde 20 ila 40 oranındaki enerji ihtiyaçlarını Rusya’dan karşılıyor.
Bu bağımlılığın ortadan kaldırılması için, Rusya’nın dışındaki alternatif  petrol ve gaz üreticisi ülkelerden enerji nakli projeleri hızla ön plana çıkıyor.
Bu projelerin başında, Azerbaycan, Türkmenistan, Irak ve koşullar sağlanırsa, İran’dan sağlanacak gazın AB’ye borularla taşınması projesidir.
Azerbaycan Devlet  Petrol Şirketi SOCAR’ın Başkanı Rövnag Abdullayev, 21 Kasım 2013 tarihinde İSTANBULGrand Tarabya Hotel’de yaptığı basın toplantısı ile Azerbaycan doğalgazının Avrupa piyasalarına taşınması ve Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı’ndaki (TANAP) son gelişmeler hakkında bilgi vermişti.
Enerji güvenliği alanında Azerbaycan’la Avrupa Birliği arasında karşılıklı ilişkilerin temelini “Güney gaz koridoru” projesinin oluşturduğunu anlatan Rövnag Abdullayev, Azerbaycan Cumhurbaşkanı  İlham Aliyev ve Avrupa Komisyonu Başkanı  Manuel Barroso’nun Ocak 2011’de Bakü’de yaptıkları görüşme ve enerji sektöründe stratejik iş birliğine dair ortak deklorasyonun kabul edilmesiyle, Avrupa’da gelecek nesillere hizmet edecek “Güney Gaz Koridoru”nun hayata geçirilmesi için başlangıç oluşturduğunu  belirtmişti.
Azerbaycan’ın zengin gaz kaynaklarına sahip olduğunu, 3 trilyon metreküpten fazla  tespit edilmiş gaz rezervleri bulunduğunu belirten Rövnag Abdullayev, yeni işletilecek gaz kaynakları ile Azerbaycan’ın toplam ihraç potansiyelinin 2025 yılına kadar minimum 40-50 milyar metreküp gaz hacmine ulaştırılacağını da belirtti.
Bu  gazın büyük bölümünün Avrupa pazarına taşınabileceğini, böyle büyük hacimlerin taşınması için doğal gazın  Azerbaycan’dan Avrupa’ya güvenli taşınmasın imkan sağlayacak boru hattı  alt yapısına ihtiyaç duyulduğunu belirten Rövnag Abdullayev, şöyle devam etmişti:
“Kanaatimizce, böyle bir sistem 3 bölüm şeklinde olmalı. Birinci bölüm rolünü şu anda “Şahdeniz-1” çerçevesinde üretilen gazın Gürcistan ve Türkiye’ye taşınmasını hayata geçiren  Güney Kafkas gaz boru kemeri…  İkinci önemli ve birleştirici bölüm olarak biz Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı (TANAP) projesini gerçekleştireceğiz. Bu kemerin inşası Azerbaycan ve Türkiye’nin enerji güvenliği ve ihraç potansiyelinin artırılmasını temin edecektir. SOCAR’ın operatörlüğü ile BOTAŞ ve TPAO şirketlerinden oluşan konsorsiyum oluşturulmuştur. “Şahdeniz” ortaklarının bu konsorsiyuma katılması gündemdedir. TANAP’ın transit kabiliyeti ilk aşamada 16 milyar  metreküp olacaktır. Sonradan bunun 30 milyar metreküpe kadar artırılması imkanları da dikkate alınacaktır.”
AB ülkeleri, enerji kaynaklarını çeşitlendirip, bağımlılık oranlarını azaltmaya çalışırken, AB ülkesi olan Kıbrıs’ın doğal gazının da, Türkiye’den geçecek boru hatlarıyla, AB ye akıtılmasını da planlamaktadırlar.
İsrail’in Levante gaz yataklarında bulunan gaz’ın da AB ye satılabilmesi için, Türkiye’den geçen boru hatlarının kullanılması kaçınılmazdır.
Gaz  akışının sağlanabilmesi için, Kürt ve Kıbrıs Sorununun bitirilmesi, Kuzey Irak’ta Güvenliğin sağlanması, Türkiye İsrail çelişmesinin giderilmesi ve İran’ın Batı’nın ekonomik ve siyasi partneri haline getirilmesi gerekmektedir.
Önümüzdeki gelecek 10 yılda ABD’nin ve AB ülkelerinin enerji politikaları, bölgedeki yeni ayarın  kaçınılmaz olacağını göstermektedir.
Bu ise, Kıbrıs Sorununun bir İÇ sorun değil, bir DIŞ SORUN haline geldiğinin göstergesidir.
   Yeni Gaz ikmal yollarının inşasında,  Türkiye, Yunanistan Kıbrıs, İsrail, Azerbaycan, Türkmenistan, Irak ve İran’ın ortak menfaatleri, bu güçleri özellikle AB’ye hızla yakınlaştıracaktır.