EğitimKıbrısSağlık

Doç. Dr. Vehbi: Yükseköğretim alanı tüm senaryolara hazırlıklı olmalı



Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi (ARUCAD) Rektör Yardımcısı Doç. Dr. Asım Vehbi, Covid-19 ve yükseköğretim ile ilgili tespit ve önerilerde bulunarak, “Yükseköğretim alanı tüm senaryolara hazırlıklı olmalı” dedi.

Yükseköğretimin ele alındığı panelde konuşan ARUCAD Rektör Yardımcısı Doç. Dr. Asım Vehbi, Adanın en genç ve en yeni üniversitelerinden biri olan ARUCAD’ın, Covid-19 pandemisinde, kalabalık üniversitelere göre süreci daha kolay atlattığını belirtti. Üniversitenin yeni kurulması sebebiyle, teknolojinin en son olanaklarına sahip olduğunu aktaran Vehbi, ARUCAD’ın “tam bir dijital kampüs” olduğunun altını çizdi.

“Süratle dijital kampüs pozisyonunu aldık”

Büyük yatırımlarla bu teknolojik kampüsün hayata geçirildiğini söyleyen Vehbi, “Online eğitimi destek eğitimi olarak düşündük. ARUCAD çağın gerektirdiği teknolojik altyapı ile donanımlıdır. ARUCAD’ın akademisyen ve idari kadrosu bu teknolojiyi kullanabilecek, ağırlıklı olarak genç ve dinamik bir kadrodan oluşuyor. Bu anlamda ARUCAD teknolojik olarak bu krize hazırdı” şeklinde konuştu. Bu teknolojik altyapının verdiği imkânlarla, akademisyenlerin sürece kolaylıkla adapte olup müfredatlarını ona göre düzenlediklerini de sözlerine ekleyen Vehbi, “süratle dijital kampüs pozisyonunu aldık” dedi.

ARUCAD’ın bir sanat üniversitesi olduğunu belirten Vehbi, ağırlıklı olarak derslerin uygulamalı olduğunu ve bu dönemde yapılamayan derslerin yaz içerisinde süratle tamamlanarak yeni akademik yıla hızla geçiş yapacaklarını sözlerine ekledi.

“Yasal düzenlemeler çok hızlı yapıldı”

Online eğitime geçişte yasal düzenlemelerin çok hızlı yapıldığını belirten Vehbi, “İmkânı olmayan öğrencilerimize yönelik bilgisayar desteğini sağladık. Hızlı ve sürekli internet paketi almalarına yardımcı olduk. Yurtlarda kalan ihtiyaç sahibi öğrencilerimize Mütevelli Heyeti, Bakanlık ve Belediyenin desteğiyle gıda paketleri gönderdik. Bakanlık, Girne Belediyesi ve Mütevelli Heyetimize teşekkür ederim. Bir yandan da öğrencilerimize psikolojik destek verdik. Bu süreci %100 öğrenci ve akademisyen memnuniyetiyle geçirdik” dedi. Final sınavlarının nasıl yapılacağı ile ilgili bir belirsizlik olduğunu aktaran Vehbi, “Tüm üniversiteler gibi YÖDAK’tan final sınavları ile ilgili bir açıklama bekliyoruz” ifadelerini kullandı. Önümüzdeki süreçte, KKTC ekonomisinin üniversitelerle olan ilişkisini tekrar masaya yatırması gerektiğini belirten Vehbi, 50-60 bin civarında öğrencinin Adadan ayrıldığının ve iş yerlerinin açılmasından sonra üniversitelilerin eksikliğinin acı bir reçeteyle hissedileceğinin altını çizdi.

“Yükseköğretim Bakanlığı olmalı”

KKTC’de yükseköğretimin bir devlet politikası olması gerektiğinin altını çizen Vehbi, “KKTC’de en önemli iki lokomotif sektörden biri olan yükseköğretime yönelik bir makamın oluşturulması gerekir.

Birçok ülkede Yükseköğretim Bakanlığı var. Petrol ağırlıklı olan ülkelerde Petrol Bakanlığı, maden ağırlıklı olan ülkelerde Maden Bakanlığı var. Nasıl ki KKTC’de Turizm Bakanlığı varsa Yükseköğretim Bakanlığı da olmalı” dedi. Bu bakanlığın olmamasının en acı örneğini de üniversitelerin, hükümetin açıkladığı ekonomik destek paketinin dışında bırakılmasıyla yaşandığını anlatan Vehbi, “Bu olay bu ülkede bir Yükseköğretim Bakanlığı kurulmasının gerekliliğini bir kez daha ortaya koydu. Kabinede üniversitelerin bir temsilciliğinin olmaması bunun sebeplerinden birisidir” diye konuştu. Milli Eğitim Bakanı Sayın Nazım Çavuşoğlu’nun bu noktada üniversitelere sahip çıktığını ve her türlü desteği verdiğini söyleyen Vehbi, bugüne kadar yönetimde bulunan Milli Eğitim Bakanlıklarının ağırlıklı olarak ilk ve orta öğretime çok daha fazla önem verdiğini belirtti. Vehbi, “Yükseköğretim çoğu zaman atıl durumda kalmıştır. KKTC ekonomisinin en önemli lokomotifi üniversitelerin kabinede temsil edilmesi ve her kararın onlarla birlikte tartışılması gerektiğinin anlaşılması lazım” dedi.

“Yükseköğretim alanı tüm senaryolara hazırlıklı olmalı”

Singapur Üniversitesi’nin geçtiğimiz günlerde Covid-19 pandemisi ile ilgili oldukça önemli bir bilimsel çalışma ortaya koyduğunu aktaran Vehbi, bu çalışmaya göre 3 farklı senaryo olduğuna dikkat çekti.

“1. senaryoyu yani iyimser olanı baz alacak olursak, Türkiye’de dahil olmak üzere, dünyanın birçok ülkesinde 1 ya da 1,5 aylık süre içerisinde pandeminin sonuna gelineceği belirtiliyor” dedi.

Vehbi sözlerine şu şekilde devam etti: “İkinci senaryo ise, bu sürenin biraz daha uzaması, yine de Eylül ayında iş alanlarının açılması. Her iki senaryoya da baktığımızda yaz dönemini kaybettiğimizi görüyoruz. Üçünü senaryo ise, Eylül ayında da kapıları açamamamız, bu durumda öğrenci gelişine yönelik kısıtlamalar yaşamamız veya hiç öğrenci gelememesidir. Dolayısıyla yükseköğretim alanı, üniversiteleriyle, halkıyla, devletiyle ve hükümetiyle tüm senaryolara hazırlıklı olmalı.” ARUCAD olarak bu senaryolara göre kendi hazırlıklarını yaptıklarını belirten Vehbi, bunun yeterli olmayacağını, yükseköğretim alanı olarak da bu senaryolara hazırlıklı olunması gerektiğinin altını çizdi. Vehbi, “Biz hep şununla övündük bugüne kadar; 350 bin civarında bir nüfusumuz olduğu söyleniyor, 100 bine yakın Ada dışından gelen öğrenci var. Neredeyse 3 kişiye 1 öğrenci düşüyor. Bu harika bir şey, dünyada görülmeyen, KKTC’nin yaratmış olduğu müthiş bir başarı hikâyesi. Ancak bu durum pandemi süreciyle birlikte aleyhimize dönmüş durumda. Çünkü öğrencilerimizin %85’i Ada dışından gelen öğrencilerdir. Dolayısıyla onların gelebilmeleri bizim için çok önemli. Önümüzdeki sürece yönelik 1. ve 2. senaryoların gerçekleşmesi halinde, dünyada görülecek olan piyasa daralmalarını, işsizlik oranlarını, bize gelen öğrencilerin de “mali konularda çok hassas bir öğrenci grubu” olduğunu, bu öğrencilerin %75 oranında bursla okuduğunu göz önüne alırsak, kapılar açılsa bile Eylül ayında 100 bin öğrenciyle başlamak çok gerçekçi değildir” dedi.

 “Hibrid eğitim modeli oluşturulmalı”

Kötü senaryoya göre Eylül ayında kapıların açılamaması veya kısıtlı açılması durumunda Adaya az sayıda öğrencinin gelebileceğini belirten Vehbi, “Önümüzdeki yıla yönelik YÖDAK, Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖK nezdinde de çalışmalar yapılmalı. 2020-2021 Eğitim Yılına yönelik ‘Hibrid Eğitim Modeli’ için gerekli yasal düzenlemelerin yapılması gerekir. Bu öğrenciler ilk yıl Adaya gelemezse bile, son üç yılını mutlaka Adaya gelmek kaydıyla, teorik dersler ayarlanarak kendi ülkesinde online eğitimini alabilecek alt yapıya yönelik hem teknolojik hem de yasal düzenlemelerle hazırlıklı olmamız gerekir” şeklinde konuştu.

“YÖK ile olan iletişim iyi sağlanmalı”

Hükümetin, devletin, halkın ve üniversitelerin bir bütün olarak yükseköğretime yönelik yapması gereken çok önemli ödevler olduğunu belirten Vehbi, “Bir kere hayatın öğrencilerimize yönelik ucuzlatılması için çalışmalar yapmaları gerekir. Bunlar KDV’lerden muaf olmaları veya KDV iade alabilmeleri, dış ulaşımın ucuzlaması, iç ulaşımda belli başlı çalışmaların yapılması, kira sözleşmelerinin TL’ye dönmesi gibi öncelikle hükümetimizin üzerine düşen konulardır” ifadelerini kullandı. Bunun yanında en önemli konulardan bir tanesinin “YÖK ile olan iletişimin iyi sağlanması” olduğunu vurgulayan Vehbi, “Biz Kıbrıs Üniversiteler Birliği olarak YÖK’ten beklentilerimizi, taleplerimizi yazılı olarak Milli Eğitim Bakanımıza ilettik, neticesini bekliyoruz. Bakanımız bu konuda çalışıyor, ancak hükümetimiz ve devletimiz onu yalnız bırakmamalı. Yalnızca bu da yeterli olmayabilir çünkü istediğimiz neticelerin büyük bir çoğunluğunu da alamama ihtimalimiz var. KKTC Hükümetimizin, Türkiye Cumhuriyeti’ne bazı noktaları çok daha iyi anlatabiliyor olması lazım. Belki bize para gönderme yerine öğrenci gönderme noktasında kolaylıklar yapılması gerektiğinin üzerinde çalışılıyor olması gerekir” dedi. “Üniversitelerimize Sahip Çıkmanın Bizim İçin Ne Kadar Önemli Olduğunu Anlamak Gerekiyor”

Halka düşen ödevlerin de olduğunu ekleyen Vehbi, “Üniversitelerimize sahip çıkmanın bizim için ne kadar önemli olduğunu anlamak gerekiyor. İç ulaşım, alışveriş ve ev kiraları gibi her türlü konuda öğrencilerimize, bizim çok değerli misafirlerimiz olduklarını hissettirmemiz çok önemli. Biz Kıbrıs Üniversiteler Birliği olarak üzerimize düşen görevi bilim ve yönetim kurullarımızla yapıyoruz. Tüm akademik ve sosyal olanaklarımızın öğrencilerimizin kullanımına açılması, ulaşım, kütüphane gibi birçok nokta üzerinde çalışıyoruz. Ve en son nokta bu yaptığımız iyileştirme çalışmalarını, hükümetimizin de katkı koyacağı ortak fonlarla, dijital ortamda dünyaya anlatabilmek” ifadelerini kullandı.


Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı