Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

DIŞ POLİTİKADA YALNIZLAŞAN TÜRKİYE

Türkiye, son birkaç yıldır izlediği ÖNGÖRÜSÜZ POLİTİKA ile, alabildiğine yalnızlaşma sürecine girdi.
Dış Politika, ekonomik ve siyasi gelişmenin MOTORUDUR. Bu Motor iyi çalışmadığı zaman, ülke içerisinde de büyük kırılmalar, kışkırtmalar yaşanır ve ekonomi de bir müddet sonra inişe geçer. Türkiye şimdi, hızla bu süreci yaşayacaktır.
Dış Politika, usta satranç oyuncuları gerektirmektedir.
Dünyadaki tüm çelişmeleri, stratejileri ve güç dengelerini analiz etmeden, duygularla dış politika yürütmeye çalışmak, ülkeleri alabildiğine yalnızlaştırır.
Dış Politikada etkili olmanın yolu, BAĞIRIP ÇAĞIRMAK DEĞİL, doğru ittifaklar politikasıyla, daima haklı zeminde kalarak, gücü oranında manevralarla ilerlemektir.
IŞİD’ın ortaya çıkması ve Suriye krizinde, Türkiye  doğru politikalar üretmediği için, IŞİD  ile gönülden bir mücadele YÜRÜTMEK İSTEMEDİĞİ İÇİN, bugün dış politikada ALABİLDİĞİNE YALNIZLAŞMIŞTIR.
Bu yalnızlaşmada birinci dinamik, Tayyip Erdoğan ve Ekibi’nin etkisi altında oldukları DİNİ İDEOLOJİDİR.
Hemen hemen her gün, İslami Düşünceyi yücelten ve akılcılıktan uzak demeçlerle halka yön vermeye çalışan bir akımdan, IŞİD ile doğru dürüst bir mücadele yürütmesi beklenemezdi.
Ancak şimdi durum daha da VAHİMDİR.
Fanatik İslam’ın Türkiye içerisindeki CANLI BOMBA eylemlerinden sonra, IŞİD taraftarlarına karşı daha ciddi ve tutarlı bir mücadele beklenirken, HÜKÜMET VE DEVLET, KÜRT HALKINDAN İNTİKAM alma ve dikkatleri başka alana çekme siyaseti izlemeye başlamıştır.
Türkiye’de yaşayan 25 milyondan fazla Kürt’ü karşısına alan bir siyaset, başarılı olabilir mi?
Bu yetmezmiş gibi, şimdi de, Türkiye PYD (Demokratik Birlik Partisi) ve Askeri Kanadı YPG (Halk Koruma Birlikleri)’yi BAŞDÜŞMAN alan bir siyasi çizgisiyle, Rusya’dan sonra Amerika ve Batı’lı ülkelerle de arasını açmıştır.
Özellikle Amerika, IŞİD’ne karşı mücadelesinde, KARA HAREKATI olmadan IŞİD’nin yenilmesinin mümkün olamayacağının bilincindedir.
Ancak Amerika, geçmişte başından geçen VİETNAM, KAMBOÇYA, AFGANİSTAN ve son olarak da IRAK  askeri maceralarından sonra,  ÇATIŞMA BÖLGELERİNE, kendi askerlerini göndermeme siyaseti izlemektedir.
Amerikan askerlerinin  TAPUTLAR İÇERİSİNDE Amerikaya geri dönmesi, Amerikan toplumunun hiç de istemediği bir gelişmedir.
B u nedenle Amerika, Irak ve Suriye krizlerinde, PYD ‘ye dayanıp, kara harekatını, onun vasıtasıyla yapmayı tercih etmektedir.
Bu tercihin, ikinci bir nedeni ise, PYD’ye destek verilmemesi durumunda, Rusya’nın vereceği destekle, bölgedeki Kürtlerin Rusya’nın safına geçme olasılığıdır.
Bu iki nedenden dolayı, Amerika’nın, Kürt sorunu konusunda, T ürkiye’nin istediği Kürtleri zor yoluyla ezme politikasını desteklemesi MÜMKÜN DEĞİLDİR.
Türkiye, PYD’ye vurmayı sürdürdükçe, Amerika ve Batı ile olan çelişkileri daha da büyüyecektir.
Dış politikada iyice yalnızlaşan Türkiye, ülke içerisinde daha baskıcı bir politika izlemeye yönelecek, bu ise ekonomik ve siyasi yıkımı tetikleyecektir.
Bu yeni yıkımdan kurtulabilmek için,  DIŞ POLİTİKA çizgisinin köklü bir şekilde değiştirilmesi gerekmektedir. Ancak bunu yapabilecek iç dinamikler, Türkiye’de yoktur. Bu ise tehlikeyi alabildiğine BÜYÜTMEKTEDİR.