“ADAYLIĞI BİZİM İŞİMİZE GELİR”: Din Görevlileri Sendikası Başkanı Süleyman Çakır, Talip Atalay’ın Türkiye’de milletvekili aday adayı olma kararını destekledi. Çakır: Atalay’ın aday olmasının kanunen bir sakıncası yoksa bizim için hiç yok. Aksine destekliyoruz. Atalay’ın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde olması bizim işimize gelir
“ADAYLIK SPEKÜLASYONLARI HAKLI ÇIKARIR”: Din İşleri Dairesi Eski Başkanı Yusuf Suiçmez, Talip Atalay’ın KKTC Din İşleri Dairesi Başkanlığı görevinden istifa etmeden aday adaylığı başvurusu yapmasının yasal olmadığını söyledi. Suiçmez, “Atalay’ın aday adaylığı başvurusunun kabul edilmesi AK Parti ile ilgili kamuoyunda din üzerinden yapılan spekülasyonları da haklı çıkarır” dedi
“DİN SİYASETE ALET EDİLMEMELİ”: Din İşleri Dairesi Eski Başkanı Ahmet Yönlüer, insanların Talip Atalay’ın milletvekili aday adaylığına tepkinin “dini siyasete alet etme noktasında” olduğuna dikkati çekti. Yasal bir engel olmadığını kaydeden Yönlüer, “dini siyasete alet etmediği sürece Talip Atalay’ın milletvekili adayı olmasında sakınca yok” dedi
Duygu ALAN
Din İşleri Başkanı Talip Atalay’ın, Türkiye’de haziran ayında yapılacak milletvekilliği genel seçimlerinde Mersin ilinden AK Parti (AKP) aday adayı olacağını açıklaması, “Din İşleri Dairesi Başkanı’nın siyasi faaliyet yürütmesi etik mi değil mi?” tartışmalarını da gündeme taşıdı.
Din İşleri Dairesi eski Başkanı Yusuf Suiçmez, laik bir devlette siyaset özgürlüğü olduğunu ancak dini bir kurumsal kimlik taşıyan kimsenin siyasi faaliyet yürütmesinin Anayasa’nın laiklik ilkesi açısından uygun olmadığını belirtti.
Yusuf Suiçmez, AK Parti’nin Talip Atalay’ın KKTC Din İşleri Dairesi Başkanlığı görevinden istifa etmeden aday adaylığını kabul etmesinin parti ile ilgili kamuoyunda din üzerinden yapılan spekülasyonları da haklı çıkaracağını savundu.
Din İşleri Dairesi eski Başkanı Ahmet Yönlüer de Talip Atalay’ın Türkiye’de milletvekili aday adayı olmasının yasa dışı bir hareket olmadığını söyledi.
Yönlüer, “İnsanların tepkisinin nedeni siyaseti dine alet etme noktasındadır. Bence böyle bir davranış olmadığı sürece Talip Atalay’ın milletvekili adayı olmasında sakınca yoktur” dedi.
Din Görevlileri Sendikası (Din Gör-Sen) Başkanı Süleyman Çakır ise “Atalay’ın aday olmasının kanunen bir sakıncası yoksa bizim için hiç yoktur, aksine destekliyoruz. Atalay’ın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde olması bizim işimize gelir” diye konuştu.
Çakır: Atalay’ın TBMM’de olması işimize gelir
Din Görevlileri Sendikası (Din Gör-Sen) Başkanı Süleyman Çakır, Din İşleri Başkanı Talip Atalay’ın Türkiye’de haziran ayında yapılacak milletvekilliği genel seçimlerinde aday olmasının sendika açısından bir mahsuru olmadığını kaydetti.
Çakır, “Talip Bey, aday adayı olmadan önce bizimle istişare etti. Gerek Kuzey Kıbrıs’ı iyi bilmesi açısından gerek mükemmel kişiliği bakımından gerekse hem KKTC hem de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğundan Talip Atalay’ın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde olması bizim işimize gelir. Adaylığının kanunen bir sakıncası yoksa sendikamız için de sakıncası yoktur. Aksine destekliyoruz” diye konuştu.
“Milletvekilliği kesinleşirse istifa edecek”
Din Gör-Sen Başkanı Süleyman Çakır, Talip Atalay’ın adaylık sürecini yıllık izni süresinde geçireceğini Vakıflar İdaresi’ne bununla ilgili gerekli yazıyı yazdığını belirtti.
Çakır, “Talip Bey’in, adaylık süreci, yıllık izni süresi içerisinde olacak. Zaten kendisi Vakıflar İdaresi’ne gereken resmi yazıyı yazdı ve cevap beklemektedir. Eğer Vakıflar İdaresi’nden olumlu yanıt alırsa, yıllık iznine çıkacak ve adaylık sürecine o şekilde başlayacak. Milletvekili olursa da buradaki görevinden istifa edecek” dedi.
“Eyleme gideriz”
Süleyman Çakır, Talip Atalay’ın izinde olduğu süreçte Din İşleri Dairesi Başkanlığı görevine vekalet edebilecek kişilerin ismini de Vakıflar İdaresi’ne sunduğunu dile getirdi.
Çakır, “Talip Bey, üç idari amirin üçünü de Din İşleri Dairesi Başkanlığı görevine vekalet edebileceğini ilgili mercilere sundu ancak Vakıflar İdaresi Yönetim Kurulu’nun gündeminde bir başka isim var. Eğer, Talip Bey’in önerdiği üç isimden biri yerine Vakıflar İdaresi Yönetim Kurulu’nun gündemindeki kişi başkanlığa vekalet ederse bu sendika için eylem gerekçesi olacaktır” açıklamasında bulundu.
Din İşleri Dairesi’nin basit bir kurum olmadığını dile getiren Süleyman Çakır, “Din İşleri Dairesi, basit bir daire değildir, dolayısıyla başkan mevkiindeki kimse de basit biri olmamalıdır. Bu dairenin üç idari amiri vardır, Talip Bey’in yerine vekalet edecek kişi de o üç idari amirden biri olmalıdır. Savcılıkta dosyası olan, usulsüzce cebine para aktaran biri değil” şeklinde konuştu.
Yönlüer: Yasaya aykırı bir durum yok
Din İşleri Dairesi eski Başkanı Ahmet Yönlüer, Talip Atalay’ın Türkiye’de milletvekili aday adayı olmasının yasa dışı bir hareket olmadığını söyledi.
KKTC yasalarına göre kamu görevlilerinin seçim sürecinde izin almak koşulu ile aday olabileceğini kaydeden Yönlüer, Din İşleri Dairesi Başkanı’nın da diğer kamu görevlileri gibi yasalara tabi tutulduğunu ifade etti. Yönlüer, Atalay’ın aday olurken de izin aldığını belirtti.
“Dini siyasete alet etmediği sürece sorun yok”
Talip Atalay’ın eleştirildiği noktanın “dini kullanarak insanları etkilemeye çalışabileceği” olduğunu kaydeden Yönlüer, şu ifadeleri kullandı:
“İnsanların tepkisinin nedeni siyaseti dine alet etme noktasındadır. Bence böyle bir davranış olmadığı sürece Talip Atalay’ın milletvekili adayı olmasında sakınca yoktur. İster müezzin olsun, ister din adamı olsun, aday olma hakkı vardır. KKTC yasaları da bunu öngörüyor. Türkiye’de bir kamu görevlisinin aday olması için görevinden istifa etmesi gerekir. Ancak KKTC’de öyle değildir. Nasıl bir okul müdürü aday olabiliyorsa Din İşleri Dairesi Başkanı da aday olabilir.”
Suiçmez: Anayasa’ya aykırı
Din İşleri Dairesi eski Başkanı Yusuf Suiçmez, KKTC Din İşleri Yasası’nda Din İşleri Dairesi Başkanı’nın görev ve sorumluluklarını düzenleyen maddeye (6/2 C ) göre, Din İşleri Dairesi Başkanı’nın görevini her türlü siyasi faaliyetin dışında tutmak zorunda olduğunu kaydetti.
Yusuf Suiçmez, laik bir devlette siyaset özgürlüğü olduğunu ancak dini bir kurumsal kimlik taşıyan kimsenin siyasi faaliyet yürütmesinin Anayasa’nın laiklik ilkesi açısından da uygun olmadığını belirtti.
Suiçmez, “Din İşleri Başkanı Talip Atalay, AK Parti Mersin milletvekilliğine aday adayı olarak başvurduğunu düzenlediği basın açıklaması ile açıkladı. Ancak, Talip Atalay’ın görevinden istifa etmeden, aday adayı olması Din işleri Yasası ve de Anayasa’nın laiklik ilkesine aykırıdır. Demokratik tercih hakkına saygı duymakla beraber, bu girişimi hukuk ve etik dışı bulduğumu belirtmek isterim” dedi.
“AK Parti açısından da sakıncalı”
Yusuf Suiçmez, AK Parti’nin KKTC Din İşleri Dairesi Başkanlığı görevindeki Talip Atalay’ın, görevinden istifa etmeden aday adaylığını kabul etmesinin parti adına sıkıntı yaratacağını savundu.
Suiçmez, “Zaten AK Parti ile ilgili kamuoyunda din üzerinden spekülasyon yapılıyor. Talip Atalay’ın aday adaylığını kabul etmeleri, bu spekülasyonlara haklılık kazandıracak bir görüntü yaratacaktır” dedi.
“Türkiye’nin KKTC’deki imajı zedelenecek”
Din İşleri Dairesi eski Başkanı Yusuf Suiçmez, Talip Atalay’ın görevdeyken AK Parti Mersin milletvekilliğine aday adayı olmasının KKTC’nin kurumsal hizmetlerine olumsuz etkide bulunacağını savundu.
Suiçmez, bu durumun ayrıca Türkiye’nin KKTC’deki imajını da olumsuz etkileneceğini öne sürdü.
Yusuf Suiçmez, “Madem Türkiye Cumhuriyeti, KKTC’yi tanıyor, öyleyse KKTC’nin kurumsal hizmetlerini olumsuz etkileyecek bir eylemi kabul etmemesi lazımdır. Bana göre bu olay Türkiye’nin KKTC’deki imajını olumsuz etkileyecek bir görüntüdür” diye konuştu.
































