Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

‘Dik duruş şart’

AKINCI DOĞRU YAPTI: UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün’ü de eleştiren Tatar, “kurultay hesapları yapılarak yanlış işler yapılıyor. Hükümetteki tüm atamalar kurultay düşünülerek yapılıyor. Akıncı’nın Turizm Müsteşarı atamasını onaylamamasını haklı buluyorum. Cumhurbaşkanlığı makamı tasdik yeri değildir” diye konuştu

Bertuğ TOPAL
31 Ekim’de gerçekleştirilecek Ulusal Birlik Partisi Kurultayı’nda genel başkanlığa aday olan Ersin Tatar,
Ulusal Birlik Partisi’nin artık ülkede yapılan yanlışlara dik duruş sergilemesi gerektiğini ifade ederek “CTP’nin koltuk değneği olmaktan kurtulmamız gerek” dedi.
Tatar, genel başkan seçilmesi durumunda ise CTP ile hükümet için yeniden müzakerelere oturacaklarını kaydederek hükümet programı yeniden revize edilecek. Ona göre bu hükümetin devam edip etmeyeceğine karar vereceğiz” diye konuştu.
Ulusal Birlik Partisi Lefkoşa Milletvekili Ersin Tatar, hedeflerini ve UBP Genel Başkanı Özgürgün’e karşı eleştirilerini Havadis’e aktardı.

Soru: İlçe Kongreleri gerçekleştirildi. Katılım beklenin altında kaldı. Bazı bölgelerde ciddi sıkıntılar yaşandı Lefkoşa başta olmak üzere. Bunu neye bağlıyorsunuz?
Tatar: İlçe kongrelerine büyük bir katılım olmadı. Yüzde 50’nin altına bir katılım var. Bu kadar üyeliğe başvuruya rağmen bu şekilde oy beklediğimiz bir oy değildir. Ümit ederim ki kurultaya daha fazla insan gelir. İradenin ortaya çıkması lazım. Geniş katılımlı olması gerekir. Keşke başkanlık ve merkez bizlerin söylediklerini dikkate alsaydı. Keşke Parti Meclisi’ni daha önce toplayıp bazı kararları alsaydık. Ayın 1’i ay günüdür. Çok meraklı avcılarımız vardır. diyorlar ki biz nasıl hem ava gidip hem de oy vermeye geleceğiz. Ama günün sonunda her şeye rağmen yüksek katılım olmasını temenni ederim. Ama 7-8 bin kişi oraya gelip nasıl oy kullanacak bu yoğunluk insanları bezdirir mi bilemiyorum. Benim kanaatim bu oylamanın bölgelerde olması yönündeydi. Ama her nedense merkez buna hiç sıcak bakmadı. Belli ki işin kontrolünde olmasını isterler.
Üye sisteminde sıkıntı da var. Listelere yazılmayan birçok UBP’li var. Birçok insan da UBP’li olmamasına rağmen üye yazıldı. Benim o üye yazılanlara çağrım gelip en iyi partiyi kim yönetecekse ona oy vermeleridir. Bu kurultayda gerçek partililerin oy vermesi gerekir. 40 yaşındaki bir partinin bu şekilde ayak oyunlarına alet edilmesini ben hiç tasvip etmiyorum.
Akıncı, geçtiğimiz günlerde bir açıklama yaptı ve ‘ben kurultay hesaplarına alet olmam’ dedi. Akıncı doğru söylüyor bu noktada.

Soru: Hüseyin Özgürgün çeşitli çevreler tarafından parti yönetimi konusunda yaptığı icraatlar nedeniyle “tek adamlılık” ile suçlanıyor. Siz buna katılıyor musunuz?
Tatar: Başkan hiç bize danışmadan kendi çevresindekilerle bu işi yürütmeye çalışıyor. Partinin geçmiş gergin kurultaylarında bile bu durum yaşanmadı.  Biz kimse tarafından yönetilmiyoruz. Ben bu yolculuğa bir buçuk yıl önce başladım. Partide gerçekten tek adamlılık vardır. ben yaparım ederim zihniyeti hakimdir Özgürgün’de. O sıcaklığı diyaloğu kuramıyor. Her ne kadar da bizim bir arkadaşımız olsa da benim şahsen Özgürgün’le bir derdim olmasa da günün sonunda böyle de bir durum var.

Soru: Neden aday oldunuz? Ersin Tatar’a UBP’liler neden oy versin?
Tatar: UBP gibi bir partinin başında olan adam halktan biri olacak. Ben buna özellikle vurgu yapmak isterim. Kıbrıs’ın siyasetinde farklı olabilir ama halkla diyaloğu iyi olan birinin ancak bu partinin sürükleyicisi olabilir diye düşünüyorum. halkın her olayında orada olabilmek gerek. Gerek Sanayi Odası, Ticaret Odası her ortamda oralarda olacak oraların nabzını hissedecek ve ona göre siyaseti geliştirecek. Bunları yapacak olan adam çalışkan olması gerekir. Bu işin ne gece ne gündüzü ne bayramı var. Kendini bu işe yüzde yüz vereceksin. Part time başkanlık olmaz full time başkan olacaksın. Tatar full time başkandır bunu da herkes bilir. Güvenilir olmak gerek. Halk beni daha yeni tanımadı ben yıllarımı verdim bu işe gerek dernek başkanlıkları gerek kulüp başkanlığı gerek milletvekilliği. 4 buçuk yıl Maliye Bakanlığı benim en büyük referansımdır. Siyaseten kendimi kanıtladım. Gerçekten bu yolculuk uzun ve zor bir yolculuktur.

Soru: Özgürgün’e karşı diğer altı aday bir birlik içinde gibi görülüyor. Eğer Özgürgün, diğer adaylardan biriyle ikinci tura kalırsa Özgürgün’ün karşısında bir ittifak kurulması söz konusu mu?
Tatar:  Bu doğal bir süreçtir. Diğer adayların hepsi Özgürgün’e karşı duruş sergiliyor. Özgürgün yönetimini eleştirdiklerine göre onun karşısındaki adayı destekleyeceklerdir. Ben bunu söylediğimde bazı rahatsızlıklar oldu ama bu böyle bir süreç.

Soru: Hükümetin gidişatını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Tatar: CTP kendi içerisinde bunaldı. Reform hükümeti diye başta duruyorlar ama çok bir icraat yapamadılar. Vatandaşlar güven eksikliğine kapıldı. Dolayısıyla UBP’nin böyle bir koalisyonun içinde ne işi var. Türkiye ile imzalanan Ekonomik Program’dan çok az bir bölüm hayata geçirildi. Reform destekleme kalemindeki kaynaklar kullanılamadı. Bir takım ödemeler yapılamadı. Bütün bu sıkışıklıklar içerisinde UBP olarak biz neden kendimizi de soktuk anlaşmış değilim.
UBP ana muhalefet partisi olarak yoluna devam etmeliydi. Kıbrıs müzakerelerinin bu kritik sürecinde gür sesle karşı duruş sergilemek dururken ki benim tabanım onu bekliyor şu an bunları yapmak varken kalkıp da hükümete girmek doğru değil. Böyle sıkıntılardan sonra ülkede genelde ana muhalefet parti hükümete gelir ancak bizim de hükümete girmemiz bu konu da tehlikeye sokulmuş oldu.

Soru: Özgürgün’ün hükümete girmesini diğer adaylar gibi siz de kurultay hesabı gibi mi görüyorsunuz? Hükümetin gidişatını nasıl görüyorsunuz?
Tatar: Bunu bilmeyen yoktur. Hüseyin Özgürgün kurultay hesaplarına UBP’yi alet etmiştir. Kesinlikle ilçe başkanlarını bu yüzden bakan yapmıştır. Bütün bu liste oyunlarını da kendisine üstünlük sağlamak adına yapmıştır. Daha sonra ortaya çıktı ki atamalar, makam dağıtmalar gerçekten kurultay yüzünden yapılmıştır. Ama CTP de alet edilmiştir. İmzaların altında onların da imzaları vardır. Ama Akıncı’ya bravo bunlara dur dedi. Özgürgün yanlış yaptı burada. Akıncı tasdik memuru değil ki. Devletin de kendine göre kuralları vardır. 

Soru: Özgürgün’ün bu şekilde hükümete girerek UBP’yi CTP’ye ezdirdiğini düşünüyor musunuz?

Tatar: UBP’nin CTP’ye yama yapılmasına veya koltuk değneği gibi kullanılmasına izin vermeyiz. Oldu bitti ile bir takım parti kararları çıkarılsa da gerçekten de bu hükümet UBP’ye çok bir şey vermemiştir. CTP’nin de bütün günahlarına ortak edildik. UBP küçük ortak olarak küçük düşürüldü. Yazık yani 40 yıllık parti, büyük işlere imza atmış bir parti ilk kez böyle bir koalisyona girdi. İlk kez eşitlik temelinde dememize rağmen böyle bir koalisyon oluştu. Ben en baştan beridir bu koalisyona karşıydım. Bu aşamada ben ana muhalefet partisi olarak görevimi yaparım. Ve iktidarı ben göğüslerim. CTP de isterse benim altında hükümete girer. CTP’nin koltuk değneği olmuştur. Su projesinin böyle olacağı bilinmiyor muydu? Bizimkiler her şeye evet deyip hükümete girdikleri için günün sonunda Özgürgün çıkıp dedi ki su işi bizi bozar. Ama sonra o sözünün bile arkasında duramadı ve yalanladı.
Kalyoncu sürekli diyor ki ‘biz Akıncı’nın tam arkasındayız ve hükümet olarak tam arkasındayız.’ Ama hükümette UBP de var. 

Soru: Kıbrıs sorununda genel başkan seçilmeniz durumunda sizin duruşunuz ne olacak?
Tatar: 11 Şubat ortak metnini destekleyen biriyim ben. Derviş Eroğlu o zamanın şartlarında çok sıkı müzakereler sonunda bu belgeye onay vermiştir. Ama şimdi Cumhurbaşkanı Akıncı’nın ne yaptığını bilmiyoruz. Akıncı konuştuk sonra altından bir şeyler çıkıyor. Rumlar diyor ki ‘Türkiye’nin garantörlüğünün bu şekilde devam etmesini istemem.’ Türk askeri buradan çekildiğinde biz ne olacağız. Mülkiyette de ayni konular mevcut. Tapuların tartışılmaya başlaması ile ben size kesin söylüyorum ertesi gün KKTC ekonomisi batar. Çünkü burada da bir düzen kurulmuştur.
Bu halkı kimse görmemezlikten gelemez. Bu halkın da duyguları ve yaşama hakkı dikkate alınmalı. Bir anlaşma uğruna bizim yok oluşumuza birilerinin bizi itelemesini biz kabul edemeyiz. Bu bakımda UBP sesini daha gür duyurmak durumundadır. Benim tabanım ben seçen insanlar gerçekten bizden bunu bekliyorlar. Dolayısıyla UBP’nin bu hükümete girip sessiz kalmasını hazmedemiyorum.

Soru: Genel Başkan seçilirseniz hükümetin geleceği nasıl olur?
Tatar: Ben ille de hükümeti bozalım anlamında söylemiyorum bunu. Başkan olmam durumunda CTP ile tekrar masaya oturup hükümet protokolünü müzakere edeceğim. Hükümet programını tek yazacağız. Kırmızı çizgilerimiz olacak. Dönüşümlü başbakanlık olmalı ve hükümet programının revize edilmesi gerek. Şimdiki hükümet programını Tufan Erhürman yazdı. Bizimkiler o günün şartlarında illa hükümete girsinler diye her şeye evet dediler. 3-5 tane insan makam aldı diye koskoca UBP’yi bu durumlara düşüremezsiniz.

Soru: Türkiye’den KKTC’ye gelen suyun yönetimi ile ilgili gerek hükümet içerisinde gerekse bir çok çevrelerde suyun yönetilmesiyle ilgili ciddi ayrışmalar var. Seçilmeniz durumunda ne olacak UBP’nin tavrı bu konuda?
Tatar:  Su konusu çok önemli bir meseledir. Biz kendimiz bunun kararını veremeyiz. Türkiye buraya 500 milyon dolarlık bir para vermiştir. Su da onun suyudur. Dolayısıyla Türkiye ile bunu konuşmak gerek. Çok önemli ve ekonomik bakımdan hassas bir konudur. Belediyeler su paralarını toplarlar ama ödemeleri gereken ödemeleri ödemediler. Mülkiyet devlette olabilir ama bu işin yönetilmesi bir ortaklıkla yapılmalı. Ortaklığın içerisinde belediyeler de ortak olacaktır devlet de ama özel sermaye de ortak olacaktır. Özel sermaye de Kıbrıs Türkü’nün hassasiyetlerini dikkate alındığında bizim sermayemiz olması gerek. Özel şirket derken de kendi şirketlerden bahsediyoruz yani Türkiye’den gelecek olan şirketler değil.