Köşe Yazarları

DİBELİK DEVRE DIŞI…


İlk itiraz, sevgili Mehmet Moreket’ten geldi.

“2004’te olduğu gibi hayali propaganda geri teper” dedi.
“Çözüm ekonomiyi uçuracak” başlığınaydı itirazı.
Ve haklıydı.
Sonra başkalarından da dinledim aynı itirazı.
İtiraz edenler çözümün ekonomiyi olumlu etkileyebileceği gibi olumsuz birçok yönlerinin de olacağını söylüyorlar.
Örneğin Kıbrıslı Türklerin toprakla ilişkisi bir süre sadece Türk tapulu toprakla kısıtlanacak.
Ve dolayısı ile toprağa dayanan üretim-ticaret-yatırım bir süre durma aşamasına gelecek.
Ta ki varılacak anlaşmayla Kıbrıslı Türklere kalacak legal topraklar belirlenene kadar.
İkincisi, evlerini, tarlalarını, iş yerlerini terk edip yeni inşa edilecek yerlere gidecek olanların durumu ciddi bir şekilde belirsizdir.
Ortalama 50 bin Kıbrıslı Türkün yer değiştireceği tahmin ediliyor. Bu denli büyük bir “göç” hareketinin ekonomik faaliyetleri sıfırlayacağı aşikardır.
Daha ötesi bu insanlar için yapılacak yeni kentlerin-kasabaların finansmanı ise tam anlamıyla belirsizdir.
Annan Planı’nda “uluslararası bağışçılar konferansı” toplanacağından bahsediliyordu.
Bu da demektir ki yabancılar para verecekler. 
Kim verecek?
Niye verecek?
Eğer vermezlerse ne olacak?

      ***

Uluslararası Kriz Grubu, toprak ve mülkiyet sorununun Mal Tazmin Komisyonu aracılığı ile çözümlenmesini öneriyor.
Bu sistemin Avrupa Birliği hukuku tarafından kabul edildiğini ve dolayısı ile büyük göçlere, nüfus hareketlerine gerek kalmadan sorunun daha az acı vererek ortadan kaldırılabileceğini belirtiyor.
Bu doğru olabilir.
Yanlış da olabilir.
Doğru olan kısmı kişilerin ortak rızasıyla ve büyük altüstlükler yaşanmadan çözüm bulunmasıdır.
Yanlış olan kısmı şudur: Şu an adanın yüzde 37’si Kıbrıslı Türklerin kullanımınadır.
Kıbrıslı Türklerin bu denli büyük bir toprağı satın alması mümkün değildir.
Yani?
Eğer bu yöntem uygulanacaksa bile bir kısım toprak Rumlara iade edilmek zorundadır.

      ***

Tüm bunları niye yazdım bilir misiniz?
Aslında şimdilerde biz bunları konuşuyor olmalıydık.
Fakat kasaba politikacıları sayesinde seçimlerde birbirlerine çekilen ayak oyunlarını konuşuyoruz.
Haklarını teslim etmek gerekir iyi ki Kudret Özersay ve Özdil Nami vardırlar.
Yoksa dibelik devre dışı kalacaktır…

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı