KKTC’nin birçok noktası tartışma konusudur.
Hatta tartışmadan öte (siyasi görüşü ne olursa olsun) KKTC’nin birçok kurumuna ciddi inançsızlık mevcuttur.
İnançsızlığın ötesinde hakir görme, aşağılama, alay etme eğilimleri çok yüksektir.
Belki de bu yüzden kuruluşunun üzerinden 33 yıl geçmesine karşın varlığı hala kabul görmeyen bir konumdadır.
Değil dünyaya tanıtılması, çatısı altında yaşayan (dünya ölçeğinde) bir avuç vatandaşa dahi “tanıtılmayan”, dünyanın en garip cumhuriyetidir.
Bunun nedenlerini uzun uzun sıralasak bu sütün değil, bu gazetenin sayfaları yetersiz kalır.
Ben sadece güvenlik ve otorite kısmının üzerinde duracağım.
Ki bütün diğer devlet hizmetlerinden vazgeçtim, bu topraklarda yaşayanların güvenliklerini sağlamak bu devletin birinci görevi olsa gerek.
Otoritesini ve adaletini bir avuç yurttaşına eşit şekilde dağıtmak da öyle.
***
Başbakan’ın başkanlığında, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı ve Polis Genel Müdürlüğü’nün de yer aldığı “güvenlik zirvesi” toplandı.
Bu toplantıdan çıkan sonuç nedir?
Sokaklarda kol gezen ve istedikleri anda istedikleri kadar mekanı ateşe veren mafioz yapılanmalarla ilgili ne yapılacak?
Vatandaşın psikolojisini ve bu devlete olan inancını törpüleyen mafiöz yapılanmalar nasıl çökertilecek?
Yoksa gerçekten onların insafına mı kaldık?
Bu devlet mafyacılık oynayan iki paralık tiplere yenik mi düşecek?
Son bir ay içinde meydana gelen kundaklamalarla ilgili elle tutulur bir icraat yapılmadı.
Bazı polis yetkililerinin mafyacılık oynayan iki paralık tiplerin adamları olduğu yazıldı-çizildi.
Hatta isim bile ortaya atıldı.
Geçmişte bizim de başımıza gelmişti.
Havadis olarak Lefkoşa’da bazı kurumlara çöreklenen mafiöz tipleri deşifre ederken onların polis yetkilileri ile mangal partilerinde yiyip içtiğini tespit etmiş, bu tespitimizi yetkililerle paylaşmış ama hayretler içerisinde o polislerin terfi akıp yükselme peşinde olduklarını görmüştük.
Ve daha da ötesi üst düzey politikacıların da o mangal sofralarında yer aldığını öğrenmiştik.
Aynı durum devam ediyor.
Politikacılar halkın cezalandırmasıyla devre dışı kaldılar ama polisler hala yürürlükte.
***
Bu devlet, otoritesini kuramaz ve vatandaşının güvenliğini sağlayamazsa elbette tartışılır olur.
Olmaması için gerekli adımları atması şarttır.
Avrupa ve Amerika dahil dünyanın pek çok ülkesi adına MOBESE denilen izleme sistemleri ile kentlerini-kasabalarını kontrol altına almıştır.
Bizde de biran önce aynı sisteme geçilmesi şarttır.
Teknik takip artık suç önlemede önemli bir araçtır.
Gereken yapılmalıdır.
Ve en önemlisi Polis teşkilatı mafiöz yapılanmalara karşı yeniden organize olmalıdır.
Yoksa bu gidişle onlara teslim olacağız.
Ya da kendi güvenliğimizi kendimiz sağlayacağız…
































