KıbrısManşet

Devlet olmanın koşulu külliye mi?

T24 yazarı Mehmet Tezkan yazdı






KKTC’ye devlet diyoruz. Dünyanın tanımasını istiyoruz. Tanımadıkları için haksızlık ettiklerine inanıyoruz.  Sonra çıkıp cumhurbaşkanlığı binasının nasıl yapılacağına, nerede yapılacağına, projesine, nasıl olacağına biz karar veriyoruz. Erdoğan karar veriyor…

Cumhurbaşkanı’nın KKTC’de verdiği müjdenin altından inşaat işleri çıkınca kafalarda aynı soru belirlendi: Acaba hangi müteahhitte verilecek?

Cumhurbaşkanlığı külliyesi yapılacak. Yeni parlamento binası inşa edilecek. Üstüne üstlük devasa millet bahçesi yapılacak.



Büyük proje. Proje büyük de Saray’a yakın müteahhitleri keser mi bilmem. Onlar havaalanı, otoyol, şehir hastanesi, liman yapmaya alışıklar KKTC’deki proje dişlerinin kavuğuna gitmeye bilir!.

Anlaşılmayan şu; Ankara’nın KKTC’de külliye yapması KKTC Cumhurbaşkanı’na verilen müjdedir. Yeni parlamento binası milletvekillerine müjdeli haberdir.

Belki, KKTC Cumhurbaşkanı Tatar o tarihi binada çalışmaktan memnundur. Belki, milletvekilleri hayatından mutludur. Küllüye mülliye istemiyorlardır. Saray onlara sordu mu?

Bu da ayrı mesele…

Sonuç olarak yeni binalar projesi Kıbrıslılara ne? Onlar mı oturacak?

Daha ötesi bize ne?

Cumhurbaşkanı üç-dört gün önceden müjde vereceğini duyurdu. Saray çevresi müjdenin önemli olduğunu pompaladı. Herkes doğalgaz müjdesi sandı. Öyle ya müjde verileceği mesajı Türkiye’de verildiğine göre bizleri de ilgilendirecek yani olmalıydı.

Çıka çıka altından Ersin Tatar’a yeni binalar yapma projesi çıktı. Bizi ilgilendirmediği gibi Kıbrıs halkını da ilgilendireceğini zannetmiyorum.

Soru şu: Cumhurbaşkanı, KKTC için yapılacak külliye ve parlamento binasını neden bu kadar önemsedi? Neden bu kadar abarttı? Neden KKTC’nin dönüm noktası olarak sundu?

Cumhurbaşkanı diyor ki; ‘Devlet olmanın ifadesi budur. Bu projeyle, nasıl bir Kuzey Kıbrıs devleti varmış birilerinin görmesi lazım.’

Yani Erdoğan’a göre devlet olmanın olmazsa olmaz koşulu Cumhurbaşkanlığı külliyesine sahip olmak!

O halde sormak lazım:

  • KKTC külliyesi olmadığı için devlet değil mi?
  • Dünya külliyesi olmadığı için mi KKTC’yi tanımadı?
  • Külliye yapılınca KKTC adındaki ‘kuzey‘ sözcüğünü atarak Kıbrıs Türk Cumhuriyeti adını mı alacak?
  • Bu değişiklik için külliye yapılması şart mı?
  • Külliyenin açılışıyla yapılacak isim değişikliğinden sonra Avrupa, Amerika, Rusya, Çin, Arap ülkeleri KTC’yi tanıyacak mı?
  • Beştepe yapılana kadar (Erdoğan 2015 yılının aralık ayında taşındı) Türkiye’nin külliyesi yoktu. Cumhurbaşkanlığı Çankaya Köşkü vardı. Külliye devlet olmanın ifadesiyse 2015 yılına kadar devlet değil miydik?
  • 1923-2015 arasını boşa mı geçirdik?

Sorular çok…

Şu meselenin altını çizmeden de yazıya noktayı koyamayacağım.

KKTC’ye devlet diyoruz. Dünyanın tanımasını istiyoruz. Tanımadıkları için haksızlık ettiklerine inanıyoruz. Sonra çıkıp cumhurbaşkanlığı binasının nasıl yapılacağına, nerede yapılacağına, projesine, nasıl olacağına biz karar veriyoruz.

Erdoğan karar veriyor…

KKTC’nin cumhurbaşkanı var, başbakanı var, bakanları var, bürokratları var ama cumhurbaşkanlığı hizmet binası yapacak yetkileri yok.

Projeyi Cumhurbaşkanı Erdoğan görüp beğeniyor…

KKTC sınırları içinde de olsa arsa da bizden!..

Bu nasıl devlet?

Haa, külliye inşaatı bittikten sonra devlet olacak diyorsanız o başka…

Kaynak: T24







Başa dön tuşu