Köşe Yazarları

“Devlet okulları başarısızdır” yanılsaması







İyi ki başbakan bir laf söyledi de ülkede eğitim tartışılır oldu. Özel okullar mı daha başarılı, devlet okulları mı? diye bir tartışma başladı. Bu konu ile ilgili geçtiğimiz gün Hüseyin Ekmekçi benden rica ettiği görüşlerimi kendi köşesinde yer verdi. Benim iddiam devletin tüm gözden çıkarmışlığına rağmen devlet okulları, binlerce lira vererek gittiğimiz özel okullardan daha başarılıdır. Tabii ki burada başarı nedir? diye bir soru gelebilir. Benim buradaki başarı kriterim A Level ve LYS ile üniversiteye giriştir. Bir başkası başka bir kriter alabilir. KKTC üniversitelerine girişi kriter dışı bırakıyorum, çünkü bu üniversitelere girişte bir engel yok. Parayı verdikten sonra her KKTC vatandaşının girebileceği bir üniversite vardır. Bugüne kadar üniversitelerin kapısından döndürülen bir öğrenci duydunuz mu siz?




Dolayısı ile geçtiğimiz gün Ekmekçi’nin köşesinde de paylaştığım gibi 2014-15 öğretim yılı sonunda A Level sonuçları ile TC ve Avrupa’daki üniversitelere giden öğrenci sayımız 270. Bunun 135’i özel okuldan, geri kalan 135’i de devlet okullarından… Özel okulların geçtiğimiz öğretim yılında son sınıflarında öğrenim gören öğrenci sayısı 382. Devlet okullarında A Level programı takip edilen okullarımızda öğrenim gören öğrenci sayısı 343. Yani oransal olarak A Level konusunu incelediğimizde devlet okullarının daha başarılı olduğu söylemek mümkün. Ancak şunu da belirtmek isterim ki, A Level programı takip eden tüm devlet ve özel okullar içerisinde son sınıf öğrencilerinin %50’sinden fazlasını A Level ile bir üniversiteye gönderen TMK ve Levent Koleji olmuştur.
LYS koridorundan konuya baktığımızda da devlet okulları daha başarılı görülüyor. Tabii ki burada şunu söylemekte yarar vardır. Özel okulların yarısında LYS programı takip edilmiyor. LYS programını takip edenler arasında ÖSYM  kitapçığında sadece Yakın Doğu Koleji’nin yer alması dikkat çekici…
Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre, geçtiğimiz öğretim yılında tüm kamu ve özel liselerden 2445 öğrenci mezun olmuştur. Bunların sadece 1112’si LYS koridorunu takip etmiştir. Yani %45’i. Görüldüğü gibi artık LYS koridoru çok da talep edilen bir koridor değil. Bu 1112 kişinin 555’i Türkiye’deki üniversitelere yerleşme hakkı kazanmıştır. Bunların çok büyük bir çoğunluğunun da devlet okullarından olduğu anlaşılmaktadır. Zaten bu durum ÖSYM’nin verilerine de yansımaktadır. ÖSYM’nin puan türlerine göre sıralamasında baktığımız aman listede yer alan tek özel okul Yakın Doğu Koleji, KKTC liseleri arasında Matematik-Fen puan türünde ikinci, Türkçe-Sosyal puan türünde onuncu, Türkçe-Matematik puan türünde on ikinci sırada yer alıyor. Diğer sıralarda hepsi devlet okulu…
Tabii ki bu veriler aslında toplumdaki genel kanı olan “devlet okulları daha başarısızdır” yanılsamasının tam tersidir. Kısacası çocuğu özel okulda öğrenim gören vatandaşların daha fazla sorgulayıcı ve talepkar olması gerekiyor. Kabaca “bu kadar para veriyoruz, ne alıyoruz?” sorusunu iyice düşünmeleri gerekmektedir.
Aslında burada şunu da belirtmekte yarar vardır. Devlet okulları mı, yoksa özel okullar mı başarılıdır? tartışması yerine, aslında tartışılması gereken nitelikli eğitim meselesidir. Biz özel veya kamuda nitelikli eğitim verebiliyor muyuz? Esas sorulması gereken soru budur. Biz nitelikli insan yetiştiriyor muyuz?
Zaten nitelikli eğitim ile başarı doğru orantılıdır. Nitelikli eğitim verdiğimiz oranda başarıya ulaşabiliriz. Bizim bilmemiz gereken, çocuklarımızın dünyadaki yaşıtları ile olan, benzerlikleri, farkları, eksiklerimiz ve varsa fazlamızdır. Biz ne yazık ki eğitimde bir şeyleri doğru dürüst ölçüp doğru dürüst değerlendiremiyoruz. Ölçme değerlendirme olmadığında da bilimsel yaklaşım da olmuyor. Bunu yapamadığımız için de eğitimde palyatif çözümlerle sorunları çözmeye çalışıyoruz.
Devlet okulları özel okullardan daha iyi olsa ne olacak? Önemli olan dünyadaki, Avrupa’daki yerimiz nedir? Onu bilmek gerekiyor.











Başa dön tuşu