Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

DERS ALMAYAN TÜRKİYE

Çin de Suriye’deki  savaşa katılıyormuş.

Bir uçak gemisini Suriye açıklarına gönderecekmiş ve Rusya ile birlikte Esat karşıtlarını bombalayacakmış.
Bu haberi okuduktan sonra aklıma 2014’de Bürgenstock’ta  yapılan zirve geldi.
Zirvenin son günleriydi.
Batı’nın bütün elemanları zirvede toplanmıştı.
Birleşmiş Milletler’in  organizasyonunda Amerika’nın suflörlüğünde Batı’nın kadim başağrısı Kıbrıs sorunu çözülecek ve Batı’nın doğu cephesi ile Doğu Akdeniz tamamıyla kontrol altına alınacaktı.
O şaşalı günlerde zirvenin yapıldığı mekanın kapısına bir Rus heyeti dayanmıştı.
“Bizim de Doğu Akdeniz’de çıkarlarımız vardır, üstelik Güvenlik Konseyi  üyesiyiz, zirveye biz de katılacağız” diye.
Ruslar değil binaya, zirvenin yapıldığı binanın bahçesine bile sokulmamıştı.
Ne münasebet de Batı dünyasının kudretlileri arasına Ruslar da alınacaktı.
Tabii Ruslar bu  kovulmanın intikamını aldılar.
Referandumlardan sonra Genel Sekreter Annan’ın hazırladığı raporu Güvenlik Konseyi’nde bloke ederek kendilerince Batı’ya ders verdiler.
Fakat olan Kıbrıs Türküne olmuştu.

      ***

Çin’in de savaşa dahil olmasıyla ve acemi Rus jetlerinin habire Türkiye hava sahasını ihlal edip, ciddi bir gerginliğe neden olmasıyla birlikte Suriye olayından çıkarılacak ders şudur;
Demokrasiden, hukuktan sapıp da halkın temsiliyetini kaybedip, ülke bütünlüğünü tehlikeye atmanın sonucu şimdi Beşir Esat’ın yaşadığıdır.
Eğer demokrasiden saparsan ve halkı temsil etme gücünü yitirirsin, önce kendi halkını bombalanmaya başlarsın sonra da ülken beş parçaya bölünür.
Rusya’dan, Çin’den medet umarsın ama aslında onlar  sadece senin yaşama süreni uzatmaya yararlar, ülken bölünmesine engel olamazlar.

      ***

Türkiye’de 23 gün sonra yeni bir seçim yapılacak.
Ekonomi, demokrasi ve daha birçok alanda Türkiye ile ilgili şikayetler inanılmaz boyutlara ulaştı.
Güneydoğu’da devam eden savaş  koskoca Türkiye’yi tahminimizden öte hırpalıyor.
Umalım ki bu seçimden sonra Türkiye’ye beklenen istikrar gelir.
Yok yok öyle tek parti iktidarından falan bahsetmiyorum.
Tek parti  oluşan müthiş çatışma kültürünü körüklemekten başka işe yaramayacak anlaşılan.
Türkiye’nin uzlaşıya ve sorunlarını diyalogla çözmeye ihtiyacı vardır.
Yakın geçmişte de bunu yapmayı başarmıştı.
Demokrasiden ve insan haklarından tek milim sapmadan, Tüm Türkiye’yi kucaklayacak bir yönetimin oluşması seçimlerin en hayırlı sonucu olacaktır.
Yoksa Suriye örneği bütün yıkıcılığı ile Türkiye’nin burnu dibinde durmaktadır…