Depremin üzerinden bir ay geçmesine rağmen etkileri hala devam ediyor. Eminim ki çok daha uzun süre bu etkisi de devam edecek. Özellikle psikolojik olarak etkileri de kişide kalıcı zararlar bırakabilir. Bu konuda uzmanların çok ciddi uyarıları var.
Uzmanlara göre deprem sonrasında çocuklar üzerinde depremin bıraktığı izler hiç de küçümsenecek bir durum değildir. Deprem sonrasında çocuklarda çok ciddi davranışsal tepkiler görülmektedir. Türkiye’deki depremde 35 canımızı Adıyaman’da kaybettik ama bu depremde Türkiye’nin farklı şehirlerinde olup da depremden sağ kurtulan öğrenci, öğretmen ve velilerimiz var.
Bu çocukları ve öğretmenleri unutmayalım. Onların sağlığı mutlaka önemlidir. Deprem sonrasında çok ciddi sorunlar yaşanabilir. Örneğin çocuklarda yeme problemi, altını ıslatma, kekemelik, konuşma bozuklukları, uyku bozuklukları, kilo kaybı/artışı, tırnak yeme gibi fizyolojik tepkiler travma sonrası görülebilir.
Bunların yanında güvende olmama hissi, yoğun kaygı, suçluluk duygusu, olayın yeniden yaşanacağına dair korku ve inançlar, içe kapanma gibi psikolojik tepkiler yine bu durumda görülmesi muhtemel tepkilerdendir.
Çocukların davranışlarda gerileme en sık görülen davranışlardan biridir. Saldırgan davranışlar, ilgisizlik, okula gitmek istememe gibi davranışsal tepkiler de olası tepkilerin bir parçasıdır.
Uzmanların çok daha önemli bir uyarısı daha var. Deprem sonrasında televizyonlarda hala deprem görüntüleri var. Bu görüntüler çok sıklıkla gösterilmiş olmasına rağmen, çocukları bu görüntülerden uzak tutmak gerekiyor. Böylesi görüntüler çocuklarda ciddi etkiler bıraktığı biliniyor.
… Ve tabii ki okullar… Okullar çocuklar için travma sonrası psikolojik yardımın en çok önem taşıdığı alanlardan biridir. Çünkü olay yaşanır, depremi yaşayan veya yaşamayan çocuklar normal hayata dönmeye çalışır, okula devam eder. Okul normalleşmenin ilk adımlarından olduğu için çocuğun olaya algısını değiştirmede büyük rol oynar. Bu noktada okullarda afet konusunda eğitim almış yöneticiler, öğretmenler ve psikolojik danışmanlar bulunması son derece önemlidir.
Benim çok fazla önemsediğim bir uyarısı daha var uzmanların… “Çocukların bir birey olduğu unutulmamalı, verdikleri mesajlar asla gözden kaçırılmamalıdır” diyor konunun uzmanları…
Şimdi biz Adıyaman’da 35 canı kaybederken, toplum olarak çok üzüldük, hala daha kendimize gelemedik. Ancak bundan sonrası da var. Bu çocukların arkadaşları var, depremde sağ kurtulan başka sporcularımız var, öğretmenler var, aileler var, tanıdıklar var. Emin olun ki tüm bunların desteğe ihtiyacı var. Kolay kolay normale dönemeyeceğiz.
Şimdi düşünüyorum kaybettiğimiz çocuklarla sırasını paylaşan çocuklar ne durumdadır? İçlerinde acaba neler yaşamaktadır? Bu çocuklara yönelik bir destek programı var mı? Ya da bu çocukların olduğu sınıflarda dersler sağlıklı bir şekilde yapılıyor mu?
Aklımda cevapsız birçok soru. .Empati yapmaya çalışıyorum ama mümkün değil. Bizim yüreğimiz böyle acırken, onlar acısını değil hissetmek, düşünmek bile istemiyorum.
Belli ki normalleşme sürecimiz zor geçecek. Bu süreçte destek çok önemli…
Destek…
































