Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Deprem sonrası okullar/ sınıflarda neler yapılabilir?

Sevgili Öğretmenler,

Hepimiz zor ve dayanışmamız gereken bir süreçten geçiyoruz. Bu türden önemli travmatik olaylardan sonra toplumun yaralarının sarılmasında, öğretmenlerin ve okulun rolü çok önemlidir.

Öğretmenler olarak sizler de duygularınızı ifade etmeye ihtiyaç duymaktasınızdır. Hatta duygularınızı uygun bir dille ifade etmeniz, çocukların duygularını da ifade edebilmelerine model olmak açısından önemlidir.  Fakat duygularımızı ifade ederken dikkat etmemiz gereken bazı noktalar vardır. Öncelikle duygularımızı ifade ederken samimi olmalıyız. Dikkat etmemiz gereken bir diğer nokta ise öğrencileriniz ile yapacağınız paylaşımların yaşanan tramvatik deneyimlerin şiddetini arttırmayacak şekilde ve yeni endişeler uyandırmayacak nitelikte olmasına özen göstermenizdir. Öğrenciler, öğretmenlerinin tepkilerini de tıpkı kendi ana babalarınınki gibi yakından izlerler. Bu nedenle çocukların aktardıklarına karşı tepki göstermeniz gerekirse, sakin olun, doğruları içeren ve duygu ifadesini destekleyecek şekilde davranın. Onları yargılamayın. Böylece çocuklara yardımcı olabilirsiniz. (Örneğin; Şu sıralar kafamızdaki düşüncelerin çok karmaşık bir halde olduğunu ve duygu ve düşüncelerimizi toparlayabilmek için neler yapabileceğinizi konuşabilirsiniz)

Çocuklar ile birlikteyken klavuzluk edebilecek öneriler;

  1. Okulların açılması ve derslerin başlaması ile birlikte öğrencilerden Türkiye’deki deprem ve sonrasında yaşananlarla ilgili sorular sorabilir. Soruları cevapsız bırakmayın, geçiştirmeyin, dikkatlerinin dağıtmaya çalışarak konuyu kapatmayın. “Bilmiyorum”, “inşallah olmaz”, “boş verin bunları” gibi ifadeler kullanmayın.
  2. Yetişkinler gibi çocuklar da travma karşısında farklı düzeyde etkilenmişlikler sergileyebilir. Sınıflarınızdaki çocukların Türkiye’de yaşanan bu doğal afetten ne derecede ve ne kadar etkilendiğini bilemeyebilirsiniz. Bu nedenle ilk karşılaşmada yaşananla ilgili ne bildiklerini gözden geçirin. Bir depremin yaşandığını, zor bir süreçten geçildiğini ancak şu anda güvende olduğumuzun altını çizin.
  3. Depremle ilgili uygun kısa, gerçek bilimsel bilgiler verin.

Detayları anlatmayın, sayı vermeyin.

Öğrencilerin sorduğu kadarına cevap verin.

  1. Siz nasılsınız? Neler hissediyorsunuz? diye sorulabilir. Depremle ilgili izledikleriniz duyduklarınız sizin için zorlayıcı olabilir. Sizi üzüp korkutabilir. Bu çok normal, hepimiz üzüldük. Üzgün değilmiş gibi davranmayın. Korkunuzu ve üzüntünüzü ifade etmekten çekinmeyin.
  2. Öğrenciler derslerde anlatılanlara odaklanmakta zorlanabilir. Bunun travmatik olaylardan sonra beklenen bir durum olduğunu öğrencilerle paylaşabilirsiniz.

6.Sınıf içi rutinlerinize ara vermek, etkinlikleri ve bilgi paylaşımlarını yapmamak gibi esneklikler yarar sağlamaz. Öğrencilere iyi gelecek olan şey güvenli ve sevgi dolu bir ortamda arkadaşlarıyla beraber olmak ve öğrenmeye; rutinlerine devam etmektir.  Katı olmayın ancak her zamanki düzeninizde devam edin.

  1. Haftada bir veya iki kere çocukların günlük yaşamlarında karşılaştıkları sorunlar hakkında konuşun. Bu tür etkinlikler özellikle okul öncesinde bu tür durumlarda sorunlara çözüm yolları bulma, akran öğrenmesine fırsat veren ve bu dönem çocukların yaratıcılıklarını, duygularını ve kendini ifade etme becerilerini geliştirmede oldukça etkili olacaktır.
  2. Öğrencileri gözlemleyin. İlk birkaç ay özellikle kayıp yaşayan öğrencilerde kaygı, endişe, dalgınlık gibi farklılıklar görülebilir. Beklenenden daha korkulu, çok üzgün, dalgın çocukları okulun psikolojik danışma ve rehber öğretmenine bildirin. Destek almaktan çekinmeyin.

Birlikte güçlüyüz ve sağlıklı günler inşa edebiliriz.

 

Uzm.Süreyya Geylan Gürdal

Okul Öncesi Eğitim Derneği