Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Demokrasinin tek unsuru sandık değil

“Rantın sembolü haline getirilen sandık, artık demokrasinin önündeki en büyük engeldir.”

Bu cümle, Türkiye’den bir yazara ait…
Yalan mı?
Bakınız ülkemize…
Partiler nasıl şekilleniyor?

Neden ilgi görüyor?
İlgi gösterenlere bir bakın…
Eğer, siyasi partiler etrafında oluşan “rant” sistemini ortadan kaldırmazsak, siyasete güven dibe vuracak.
Yani sen demokrasi mücadelesi verme…
Eşitlik hak mücadelesi verme…
Sonra sandık kurulunca de ki, “hade partimize oy ver…”
“Orada dur” diyor artık seçmen…
Bu yüzdendir, seçime çeyrek kala, parti adayı olmayan Kudret Özersay’ın yüksek ilgi görmesi.
Bu yüzdendir, “8 yıldır siyasette yoktu nerden geldi?” denilen Mustafa Akıncı’nın zirve tırmanışı…
Peki, böyle bir ortamda nasıl gelişir demokrasi?
Dünya tarihine bakın.
Demokrasinin gelişimi hiçbir zaman iktidar değişimleri ile olmamıştır.
Aksine, statükoya dik duruşla olmuştur.
Statükoyu devirmek için verilen mücadelelerle demokrasi gelişmiştir.
Sandık, sadece bunun bir sonucudur.

Şimdi, ülkede yaşanan da budur.
Bu seçim bitecek.
Eski kaybedecek.
Eski düşünce de kaybedecek.
Eskiyi temsil edenler de…
Yeni de eski gibi düşündüğü sürece vay halimize…

Siyaset rant kapısı olmaktan çıkmalı
Eski düşünce ile yeni inşa edilemez.
Siyasi partiler de…
Siyasi partiler etrafında “çöreklenenler” de bir kez daha düşünmeli.
Neden soğuyor gençler siyasetten?
Neden beklentisi bitmeyen insanlarla dolu siyasi partilerin etrafı.
Siyasi partiler demokrasilerin vazgeçilmezidir.
Siyasi partiler yoksa, demokrasi de yoktur.
Ne vardır?
Belirsizlik…
Örgütsüzlük…
Siyasi partiler olacak…
Ama nasıl olmalı?
İşte soru budur.
Siyasi partiler ne için vardır?
Hadi cevap verelim…

– İstihdam için…
– Krediler için…
– Arazi dağıtmak için…
– Yeni müşavirler yaratmak için…
– Partililere yönelik icraatları şekillendirmek için…
Bakınız…
Evladı işe alınmayanlar…
Kamu bankalarından kredi alamayanlar…
İstediği araziyi alamayanlar…
Bürokrat olamayanlar…
Bugün karşıdan demokrasi dersi veriyor herkese…
Örneğin, CTP’den kaçarak, Akıncı ve Özersay’a giden bu tiynetteki oyların demokrasiye bir faydası var mı?
Bence yok…
Özersay ve Akıncı bu oyları alacak, istediğini oralardan da elde edemeyenler, bu kez Özersay ve Akıncı’ya saldıracak…

Sağlıklı zemine de böyle oturacak
Siyasi parti dediğinizin bir ideolojisi olur…
– Duruşu olur…
– Prensipleri olur…
– Haksız talepleri reddeder…
– Toplumun geneline hizmet için icraat yapar…
– Bürokrat olma, süper emekli olma, arazi, istihdam gibi haksız talepleri reddeder…
– “İşe göre adam” seçer…
Sonra gitmek isteyen gider…
Kalan “sağlamlarla” siyaset üretimi devam eder…

Popülizme teslim
Maalesef, siyasi partileri popülizme teslim ettiler…
Herkes de buna çanak tuttu…
İktidara gelen “demokrasiyi” unutup, yandaşlarını hatırlıyor.
Bu mu demokrasi?
UBP-TKP hükümeti paketi kabul etti…
CTP-DP karşı çıktı…
Sonra CTP-DP geldi, UBP-TKP’nin bıraktığı yerden devam etti…
Şimdi UBP ve TKP’nin devamı ona karşı çıkıyor.
Bu mu demokrasi?
Değil…
Demokrasi dik durmaktır…
Her daim aynıyı savunmaktır…
Demokrasi, haksızın yanında durmaktır…
Demokrasi, hak ve özgürlükleri artırmaktır…
Demokrasi, Kormacit’te de sandık kurmaktır…
Demokrasi, dayatma paketleri bir kenara itmektir…
Demokrasi, gelir dağılımını adilane kılmaktır…
Demokrasi, medyayı daha da özgür kılmaktır…
Demokrasi, dünyalı olmak için mücadele etmektir.
Demokrasi, polisin değişimi ve dönüşümünü sağlamaktır…
Demokrasi, akılcı nüfus politikasıdır…
Demokrasi, statükoya karşı çıkmaktır…
Demokrasi, sağlıklı kuvvetler ayrımıdır…

Maalesef demokrasi sadece “sandıktaki değişim” değildir.
Salt bu gözle bakıldığı için, “birilerinin istediği kadar demokrasi” uygun görülüyor Kıbrıs Türkü’ne yıllardır…
Değişim böyle sağlanmaz…
Kişiler değişir, kafalar değişmezse, o “demokrasi” olmaz.
Sandık, “rant sembolü” olmaktan çıkmadığı sürece…
Demokrasiden kimse bahsedemez.
Böyle böyle, siyaset kaybediyor…
Örgütlü yaşama olan inanç kayboluyor.
Sendikalardan siyasete, herkesin “köşe başını koruma gayreti” bitmediği sürece…
Amaçsızca sürüklenmeye, sadece günü kurtarmaya devam edeceğiz.
Demokrasiyi hazmetmeden, demokrasi için mücadele etmeden, sloganların peşinden sürüklenmek…
Demokrasi değildir.
Yine, aynı ortamda sandığa gidiyoruz…
Sürecin yaşattıklarından ders çıkarmadık, sandık sonuçlarından çıkarırız…