Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin kurultay süreci, Ulusal Birlik Partisi’nin yaptığı devrim niteliğindeki tüzük değişikliğini bastırdı.
UBP’nin yaptığı en az CTP Kurultayı kadar konuşulmayı hak ediyordu ama heyhat ki yılladır, koro halinde “delege sultasından” şikayet edenler, UBP’nin kendi kendini aşan bu önemli icraatının tarafına bile bakmadılar.
Bakmamaları UBP’nin yaptıklarının değerini düşürmez elbette.
Çünkü aslolan icraattır. Ve kalıcı olan.
Onun reklamı sadece günün bonusudur.
UBP yöneticileri bu bonusu almamış olabilirler.
Fakat, delege sistemini kaldırarak doğrudan üyeye geniş yetkiler verilmesi ülkenin siyasi ve yönetsel yapısını değiştirmeye adaydır.
Bu memlekette 600 adet delegeyi yemleyip de yıllarca başkan ve Başbakan olmuş ceberut sistem hakimdi.
Bu ceberut sistem de siyaseten “çok başarılı” sayılırdı.
“Adama bak ne olursa olsun her zaman seçilmeyi becerir” gibi övgülere de nail olurdu.
Delege yemlemek için dağıtılan kamu kaynaklarıydı ama bunu da çok fazla dert eden yoktu çünkü nasıl olsa ceberut devlet ganimet düzeni üzerinde şekilleniyordu.
Ganimet düzeninin imkanları daralınca ve Kıbrıs Türkü uluslararası hukuk ile yeniden tanışınca elbette bazılarının (gecikmeli de olsa) dönemi kapandı.
Şimdi çağdaş bir UBP’yi inşa etme farz oldu.
UBP’nin delege sistemini iptal edip üyeye geçmesini bu açıdan değerlendiriyorum.
Ve ne acıdır ki delege sisteminden onun yaratıcısı ve yok edicisi UBP değildir tek şikayetçi olan.
Söylendiği ve anladığım kadarıyla CTP de delege sisteminden şikayetçidir ve en erken zamanda üye sistemine geçmeye hazırlanıyor.
Darısı diğer partilerimizin başına.
Bu arada naçizane önerimdir.
Üye sisteminde mutlaka aidat ödenmesi temel alınmalı. “Paralı” istismarcıları önlemek için de kurultaydan iki ay önce aidatlarını ödeyenler oy kullanabilir gibi kurallar konmalı. Ve ülkedeki seçmeni ve seçimleri düzenleyen Yüksek Seçim Kurulu’na parti üyeleri konusunda yetki verilmeli.
YSK da birden fazla partiye üyelik ve parti üyeliğinin yasal olması noktasında yetki ve denetim sahibi olmalı.
Böylesi bir sistem kurulursa bence en hayırlısı olur.
***
Meclis Başkan Vekili Ünal Üstel çarşamba günü Havadis’e konuk oldu.
Havadis’in artık klasikleşmiş fasulyeden ibaret mütevazı ikramında ülke sorunlarını ve elbette UBP’yi konuştuk.
Doğrudan belirtmeliyim ki Ünal Üstel’i son derece ağırbaşlı ve açık görüşlü buldum.
Ağır başlılığı yaklaşan UBP kurultayıyla ilgili.
Genel başkanlığa niyeti olduğunu gizlemiyor fakat bunun bir uzlaşma ve yeni sistemde üyelerin onayı ile olacağının çok farkında.
Geçmişte UBP’ye büyük zararlar veren kurultay kavgalarıyla hiç ama hiç alakası yok.
Alakası olamadığının altını onlarca kez çizerek anlatmaya çalıştı.
UBP’nin çağdaş bir sağ partiye dönüştürülmesi için projeleri var.
Çok çok geçmişte UBP’yi destekleyen ama sonra UBP’nin dışladığı muhafazakar sivil toplum örgütlerini yeniden kazanma noktasında ciddi projeleri var.
Ve bu düzenin artık böyle sürmeyeceğini söylemesini bile ben artı saydım.
Ünal Üstel’e başarılar.
Umarım UBP kendi kendini değiştirme ve dönüştürme yolunda attığı adımlara devam eder.
Etmeli de.
Çünkü Kıbrıs Türkü’nün de çağdaş bir UBP’ye ihtiyacı vardır…
































