Köşe Yazarları

DEĞİŞEN VE BAŞKALAŞAN TÜRKİYE






Erhan Arıklı Facebook’ta yazdı;

“Hakkını teslim etmek gerekir” diye.
Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan’ın seçim reklam filmini paylaştı.
Altında Erhan Arıklı’yı eleştiren yorumlar.
Bilenler bilir Arıklı ile Erdoğan’ın meşrebi tutmaz.
Ama reklam filmini beğendi Arıklı.
İzledim.
Doğrusu etkileyici bir reklam filmi.
Türkiye Cumhurbaşkanlığı forsu üzerindeki yıldızlar dört bir taraftan geliyor. Sonra söğüt ağacı altında bir sakallı ihtiyarın atlılara verdiği büyük yıldız da geliyor ve Erdoğan tarafından forsa yerleştiriliyor.
Çankaya’nın kapısı açılıyor ve Erdoğan halkla birlikte Çankaya’ya yürüyor.
Erdoğan fonda Sezai Karakoç’un “Ey Sevgili” şiirini okuyor.
Şiir Allah’a yönelik bir yakarış gibi.
Forsa yerleştirilen yıldızlar Türkçülerin tarihte kurulan Türk devletleri teorisiyle gayet uyumlu.
Dolayısı ile Müslümanlık Türkçülükten etkilenen geniş muhafazakar seçmeni hedefleyen reklam filmi amacına ulaştı.
Erhan Arıklı’yı bile tesiri altına aldı.

       ***

Dedik ya aslı dururken kimse kopyanın peşinden gitmez.
CHP ve MHP böylesi korkunç bir hatanın girdabında sürükleniyorlar.
Kendilerini en iyi anlatacak aday elbette kendi adayları olurdu.
Özellikle MHP’nin.
Bunu yapmayarak kendi tabanlarını Erdoğan’ın etkisine açtılar.
Fakat CHP’nin durumu bambaşka.
Daha doğrusu CHP büyük bir başkalaşım geçiriyor.
Veya bizim bildiğimiz CHP’den başka bir CHP var artık.
Din ve ırk temelinde şekillenen muhafazakarlığa teslim olmuş ve rakibine aynı muhafazakar argümanlarla yanıt verme peşinde koşan bir CHP.
Kıbrıslıların hafızlarında yer eden Karaoğlan Ecevit’in sosyal demokrat CHP’si çoktan tarihe karıştı galiba.

      ***

HDP adayı Selahattin Demirtaş’ın alacağı oyu çok merak ediyorum.
Klasik yüzde yedi veya sekiz civarında Kürt kökenli bir seçmen var.
Türk kökenli bazı sol gruplar ve eğilimler de Demirtaş’a destek veriyorlar.
Demirtaş’ın oyu yüzde 10’u geçer mi?
Hayal ettikleri gibi HDP bir Türkiye partisine döner mi yoksa Kürtlerin temsilcisi olarak mı kalır?
Bu önemli bir noktadır.
Çünkü muhafazakarlaşan CHP ile birlikte artık yüzde doksanı aşan bir blok oluşuyor.
Ve ne gariptir ki bu bloğun siyaseten rakibi yoktur.
Devrimci-Sosyalist sol Deniz Gezmiş ile sembolleşen bir nostaljiye dönüşmek üzere.







Başa dön tuşu