Rum basını Mont Pelerin’deki müzakerelerin başarısızlığa uğramasının ardından Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’yı hedefe koydu.
Onun değişmesi nedeni ile sürecin orada başarısızlıkla sonuçlandığını iddia ediyor.
Amaç masada yaşananları perdelemek, gerçekleri gizlemek ve farklı algı oluşturmak. Tabii ki bu arada Nikos Anastasiades’i de Kıbrıs genelinde aklamak.
Kıbrıs’ta federal bir çözüme gerçekten inanan çevreler her şeyden önce doğrularla yanlış ve hataların bir birinden kalın çizgilerle ayrılmasına katkı yapmalı ve algı operasyonlarına prim vermeyecek şekilde gelişmeleri yakından izlemelidirler.
Nikos Anastasiades kendisinin de onayı ile belirlenen oyunun kurallarını bozmaya ve kendi öngördüğü kural ve önkoşulları dayatmaya kalkmasa, toprak kriterlerinde de şimdi ortaya bir yakınlaşma kağıdı çıkacaktı.
Süreç de önceden planlandığı şekilde sona doğru ilerleyecekti.
Ama olmadı.
Neden mi?
Gelin, daha önce de yazdığım gibi Mont Pelerin’deki zirveyi bir futbol maçına benzeterek olup biteni bir kez daha anlamaya çalışalım.
Maçın seksen sekizinci dakikasında doksana iki kala Anastasiades önce bir ara istedi. İstediği arayı aldı. Ardından da kalan iki dakikanın kendi koymak istediği kural ve koşullarda oynanması için diretti. Bu nedenle de maç yarım kaldı.
Mont Pelerin’de olup bitenin özeti budur ve kimse öküz altında buzağı arama uğraşına girmemelidir.
Mont Pelerin zirvesinin ilk aşaması için Hüseyin Ekmekçi ile zirvenin yapılacağı yere vardığımızda Rum gazeteci arkadaşlardan ve kaynaklardan öğrendiğimiz ilk bilgi, “Mustafa çok değişti. Ne olur bir şeyler yapın. Kamuoyunu bilgilendirin. Onu motive edecek şekilde baskı gruplarını harekete geçirin. Yoksa buradan bir şey çıkmaz” şeklinde idi.
Devamında ise masada haritaların olduğunu ve bu haritalar görüşüleceğini duyduk.
Buna benzer haberler bu arada Kıbrıs’tan da gelmeye başlamıştı. Rum basını ertesi gün harita vereceğini duyurmuştu.
Havadis Haber Merkezi ile biz sürekli iletişim içindeydik.
Bizim elde ettiğimiz bilgilerle ortada dolaşanlar örtüşmüyordu. Ortada bir harita yoktu ve Mont Pelerin’deki zirve planlandığı şekilde devam ediyordu.
Başaran Düzgün bizi sürekli bir şekilde “Arkadaşlar manipülasyon ya da dezenformasyona dikkat edelim. Gazeteyi kimseye kullandırmayalım. Doğru ne ise arayıp bulun. Biz doğruyu verelim” diye uyarıyordu.
Ekmekçi ile birlikte çok farklı kaynaklardan işin doğrusunu teyit ettirdikten sonra Havadis’te sizi birinci Mont Pelerin zirvesi ile ilgili haberlerle buluşturduk. Ne yazdıysak çıktı. Sonuçta oyunu bozmaya çalışanın Mustafa Akıncı olmadığı tescillendi. Hatta bir BM yetkilisi Akıncı’yı süreci ileriye taşıma adına her şeyi yapan kişi olarak tarif etmek için ‘Mustafa The Game Changer’ dedi.
Mont Pelerin zirvesinin ikinci aşamasında dezenformasyon yine hat safhada idi. Havadis ile Mont Pelerin arasında kurduğumuz istişare hattı üzerinden toplanan bilgiler Havadis haber havuzunda toplanıp, değerlendiriliyordu. Bu bilgilerden sürecin başarısızlıkla sonlanacağını gördük. Bunu da sizinle Havadis TV üzerinden yaptığımız canlı yayınlarda anında paylaştık. Biz bu bilgileri sizlerle paylaşırken Rum gazeteciler ve başka bazı kaynaklardan sürecin tıkır tıkır ileriye doğru işlediği, hatta liderlerin öngörülmeyen başka konuları da ele almakta olduğu, her şeyin olumlu bir şekilde seyrettiği iddiaları pompalanıyordu.
Bu iddialar ortaya atılırken bizdeki bilgiler çok farklı idi. Biz liderlerin görüşme yapmadıklarını ve Yunanistan Başbakanının yarattığı krizin süreci kilitlediğini duyuruyorduk. O kriz aşılıp toprak kriterleri görüşülmeye başlayınca da Nikos Anastasiades’in kendi içinde çelişen ve belirlenen yöntem dışına çıkmaya dönük uğraşları sonucu ortaya çıkan krizin aşılması için BM’nin mekik diplomasisi başlattığını aktarıyorduk.
En sonunda da sürecin başarısızlıkla sonuçlandığını…
Yani Mustafa ne ise hep öyle davrandı. Hatta Anastasiades’in son zirve sırasında önce gündeme getirip sonra da geri çektiği ikinci ara talebine de, sürecin ileriye taşınmasına belki katkı yapar diye onay verdi. Rum basını ve kaynakları Mont Pelerin’deki zirvede onun değiştiğini yaymaya çalıştı, hala da devam ediyorlar.
İnsaf…
Keşke Nikos da Mustafa gibi olabilseydi…
Keşke…
































