Dünyanın merkezinin Kıbrıs olduğunu düşünenler, son günlerdeki olayları anlamakta çok zorlanıyorlar. Oysa dünya çeşitli güçlerin mücadele ettiği bir arenadan başka bir şey değildir.
Dünyayı anlamak için önce kendimize bakmalıyız. Hayatın kendisi de daima değişken ve dinamik bir yapıdadır. Biz, iki gün hatta iki dakika öncesindeki BİZ DEĞİLİZ.
Kıbrıs’ın etrafına bir bakınız. Doğu Akdeniz’de bulunan enerji kaynakları ve AB ye ulaşım yolları Bölgeyi alabildiğine değiştirme potansiyeline sahipti. Şimdi o değişimlerin fitili ateşlendi.
Amerika’ nın bölgedeki en büyük gücü olan İsrail, Hitler’i aratmayacak hamleler yapıyor. İnsanları kadın, çocuk ve yaşlı dinlemeden acımasızca katlediyor. Tüm dünya ise bu barbarlığın karşısında etkili bir tepki koyamıyor.
Hizbullah militanlarına ,çağrı cihazlarını infilak ettirerek ağır darbe vuran İsrail’e karşı herkes sıradan lafların dışında hiçbir yapamıyor.
İran bile çok büyük bir çaresizlik içerisinde , kendi yandaşlarına yapılan saldırıları sadece izliyor.
Türkiye son 2-3 yıldır TÜM KOMŞULARIYA SIFIR PROBLEM siyasetine yeniden dönmek zorunda kaldı. Komşularıyla sorunlar yaşayan bir Türkiye’nin dünyanın bu dalgalı denizi içerisinde zarara uğrayacağını düşünen Türkiye, tüm DIŞ POLİTİKASINI DEĞİŞTİRME çizgisine yöneldi.
Biz Kıbrıslılar ise yine hamaset nutuklarını atmaya devam ediyoruz.
Perde arkasında Türkiye ve Yunanistan’ın desteğini alan BM Genel Sekreteri Gutteres, iki toplum liderini Newyork’a görüşmeye davet etti.
KIBRIS Türk tarafı BM’nin almaya çalıştığı insyatifi baltalamak için her şeyi yaparken, bu politikanın karşısında olan ve çıkarları farklılaşan diğer güçlerin tepkisini hiç hesaba katmıyor.
Kıbrıs Türk tarafında kalan malların azgınca talan edilmesi ve üzerlerinde yabancılara satılacak konutların yapılması ilk bakışta KKTC ekonomisine kaynak akışını sağladı. Ancak ULUSLARARASI HUKUK dışındaki bu yapılaşma, er geç karşı hamleyi gündeme getirecekti.
Rum tarafı, Kuzey’de yatırım yapan iş insanlarını ve bu malları pazarlayanları yakalayıp, hukuk sürecin Kullanmaya başlayınca, konut sektörü büyük bir durgunluk içerisine girişti.
İnşaat sektörü YÜZE YAKIN değişik iş alanında hareketlilik yaratan bir sektördür. Bu sektörün darbe yemesi tüm diğer sektörü de etkileyerek, Kuzey Kıbrıs’ta durağan bir ekonomiyi tetikleyecektir.
Kıbrıslıların tümü, dünyayı iyice izlemek ve dar çıkarlarından uzaklaşmak zorundadır.
Her iki taraf, birbirlerinin hassas noktalarını kaşıyıp KANATMAK POLİTİKASINDAN UZAKLAŞMALIDIR.
Bunun tek yolu, Kıbrıs sorununu çözmek için MASAYA OTURUP, makul olanda UZLAŞMAKTAN geçmektedir.
































