Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Ekonomi

Değirmencioğlu’nun günlük ekonomi yorumu!

emredeHem dünyada hem Türkiye’de gelişmeler faiz indirimini destekliyor

Gözler TCMB’de yeni döneme çevrildi. Yarın TSİ14:00’de sonuçlanacak PPK toplantısında en az 50 baz puan faiz indirimi bekliyoruz

Beklentinin oldukça üzerinde bir hamle veya ileriye dönük büyümeye yönelik güçlü vurgular piyasayı rahatsız edebilir

 USD/TL cephesinde aşağıda 2,8250 yukarda ise 2,8710 seviyesinin geçildiği yöne doğru hareketin hızlanmasını bekliyoruz

 

[dropcap style=”circle” color=”#ffffff” bgcolor=”#0065ad”]N[/dropcap]efesler tutuldu. Türk mali piyasaları yarın sonuçlanacak olağan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) kararını bekliyor. ABD ekonomisine yönelik resesyon tartışmaları ile seneye başlayan ve faiz artırımlarının ertelenmesine kadar varan özellikle deniz aşırı ülkelerde büyüyeme kaygıları, küresel piyasaların geneli üzerinde etkili olruken, önde gelen merkez bankalarının bir tur daha parasal genişleme ve devamında faiz oranlarında indirime gitmesi ile başlayan iyimserlik korunmaya devam ediyor. Çin cephesinde ise, gerek Merkez Bankasının şimdilik Yuan’ın değerini korumaya yönelik tedbirleri ve son dönemeler açıklanan daha iyi makroekonomik veriler; ABD cephesinde ise istihdamın halen daha canlı olması piyasaların yılbaşında gösterdiği sert tepkinin de haliyle yumuşamasına neden oldu. FED’in 2016 için öngördüğü 4×25 baz puan faiz artırımını 2×25 baz puana revize etmesi ardından dünyada var olan aşırı likiditenin yüksek getiri sunan gelişmekte olan ülke para birimlerine adeta hücüm son 2 aylık dönem zarfında hep birlikte görmüş olduk. Öyle ki, Ocak ayında 68bin seviyesine gerileyen Borsa Istanbul 100 endeksi dün 86,343 puan seviyesinden kapatarak söz konusu dönemde % 27’ye yakın prim yaptı. Benzer bir şekilde tahvil faizleri % 11 seviyesinden % 9,5 seviyesine kadar gerilediğini görüyoruz. Tahvil ve hisse senedi almak için döviz bozan yabancı yatırımcı da haliyle döviz kurunu psikolojik 3 seviyesinin üzerinden 2,80’e kadar çekmiş oldu.

 

TCMB’de yarın ilk kez PPK’ya Başkanlık edecek Sn. Çetinkaya ile yeni bir dönem başlıyor. Aslında faiz indirimi için şartların hiç bu kadar elverişli olmadığının da altını çizmek gerekiyor. Hükümetin uzun bir süredir çeşitli platformlarda faizlerin yüksek seyrine yönelik telkinleri ve indirim taleplerini biliyoruz. Sn. Çetinkaya’nın da geçmiş tecrübesinin İslami bankalcılık ekseninden gelmesi nedeniyle, TCMB’de yeni dönemde büyüme yanlısı politikaların şartların elverişi olması durumunda gözetileceğini düşünüyoruz. İçerde faiz dışı fazla vererek kamu maliyesini başarılı yöneten siyasi istikrar, enflasyonu bir türlü hedeflenen % 5’li seviyelere yada % 7’nin altında çekmekte başarılı olamadı. Yine de, 2000’li yıllarda yaşanan krizden sonra, kamu borcunun düzeltilmesi, bankacılık sektörünün güçlendirilmesi ve denetim altına alınması ve yüksek enflasyonun tek hanelere indirilmesi ile yabacı yatırımcı gözünde Türk mali piyasaları cazibe merkezi haline geldi.

 

Yeni dünya düzeninde kimse yerel para birimlerinin güçlü olmasını istemiyor. Her ne kadar dünya talebi özellikle Lehman Brothers’in çöküşü ardından daralsa da, dünya ticaret hacmi küçülse de, yerel para birimlerine değer kaybettirecek politikalar, negatif faiz oranları ve rekabet avantajı sağlayarak ekonominin çarklarının döndürmek yeni dünya düzeni oldu (kur savaşları). Bu bağlamda, kur etkisinin güçlü bir şekilde enflasyon üzerinde yarattığı maliyet baskısının azaltılması durumunda, yani enflasyonda son aylarda görülen geri çekilmenin kalıcı bir hal alması, TCMB’nin faiz oranlarında indirime devam etme ihtimalini yüksek görüyoruz. Her ne kadar yeni döneme piyasalar yavaş yavaş kendilerini hazırlasalar da, agresif ve gereğinden fazla indirimlerin de geri tepme ihtimali göz ardı edilmemelidir. Özetle, gerek içsel faktörler, gerekse dışsal faktörler şu anda faiz oranlarında indirim için yer olduğuna işaret ediyor. Sn. Çetinkaya’nın piyasa beklentisi ile uyumlu, çekirdek enflasyondaki katılığa dikkat ederek ölçülü adımlarla faiz oranlarını önümüzdeki dönemlerde de indirmeye devam edeceğini düşünüyoruz. Azı karar çoğu zarar atasözünden hareketle, faizlerin enflasyon ve yurtdışı olumlu dinamiklerle kademeli olarak ineceğine yönelik inandırıcılık sağlamaları durumunda faiz oralarını zaten inecektir.

 

2014 ortasından itibaren arzın talebin ötesine geçmesinin bir göstergesi olarak düşmeye başlayan petrol fiyatları, haliyle ilk etapta ekonomik büyümeye destek olacağı varsayımını doğurmuştu. Ancak, bir noktadan sonra gelinen fiyat seviyesinin üretici ülkelerin bütçelerini darmadağın etmesi ve şirketlerin operasyonlarını sarması ardından Pazar günü Katar’ın Başkenti Doha’da üretim miktarını dondurucak ve fiyatları bir nebze olarak yukarı çekecek bir anlaşma arandı ancak bulunamadı. Suudi Arabistan’ın petrol çıkarma fiyatının 9 dolar/varil olması ve üretime devam kararı alması, yaptırımlardan yeni çıkan İran’in son zamanlarda üretim donurulmasını “komik” olarak görmesi ve Yemen konusunda Suudi – İran ilişkilerinin gergin olması nedeniyle dün sabah saatlerinde petrol fiyatlarında yaşanan geri çekilme risk iştahını kısa süreli de olsa bozdu. USD/TL kuru sabah saatlerinde 2,8650 seviyesine kadar yükselmesi ardından günün ikinci yarısında yönünü tekrar aşağıya çevirerek 2,84 seviyesinin altına geriledi. Kısa vadede aşağıda 2,8250 – 2,8350 aralığı önem arzetmekle birlikte, yukarda 2,8550 – 2,8710 aralığı takip edilebilir. Bandın aşıldığı yöne doğru hareketin sertleşmesini bekliyoruz. Yarın TSİ 14:00’de açıklancak PPK toplantısına kadar Türk Mali piyasalarında iyimser havanın korunmasını bekliyoruz.