Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Davos’ta tazminat için kaynak aranacak

Kıbrıs sorununun siyasi boyuttan bireysel düzeye

indirgendiği yer mülkiyet konusudur.

Mülkiyet dışındaki konularda uzlaşı sağlamak kolay olduğundan değil ama taraf olan ülkelerin şu veya bu sebepten ortaya koyacakları siyasi irade sonucunda bunlar çözülebilir. Garantörlük, yönetim paylaşımı, ekonomi ve hatta sınır ayarlaması ile toprak verilmesi bu şekilde çözülebilir. Ama taşınmaz mal konusu öyle değildir. Siyaset ve ideoloji üstü bir konudur. ‘’Çözüme ulaştık, referanduma gideceğiz’’ dediğiniz gün her iki tarafta da geniş bir kesimi bireysel olarak hemen etkiler. Mülkiyet konusunun çözümünde cevabı olmayan soru kalmayacak şekilde hazırlıklı ve net olunmalıdır.

Annan planına soğukkanlılıkla yaklaşan ve mülkiyet sorununu tazminat yoluyla çözmeye yakın duran Kıbrıslı Rumların bile itirazlarının temelinde, Planın taşınmaz mal sorununa getirdiği çözümlerin yetersizliği vardı.

Kıbrıslı Rumların bu itirazları üç önemli konuda toplanmaktaydı.

Bunların birincisi, tazminatın büyüklüğü düşünüldüğünde bu tazminatı kimin ödeme kabiliyetinin olacağının belirsizliğiydi, ikincisi, tazminat için gerekli likiditenin var olmaması ve üçüncüsü de 10 yıllık uzun ve esnek ödeme süresinin beklenecek olmasıydı.

Kısaca üç kelime ile ‘’ kredibilite’’, ‘’likidite’’ ve ‘’vade’’ olarak özetlenebilecek bu faktörler,   tazminatın bir çözüm olarak cazibesini yitirmesine neden oldular. Anastasiades, Akıncı ile birlikte bu üç parametreyi Davos’ta dile getirip geri bildirim isteyecek. Bu bir satış ve pazarlama işi. Davos’tan buna uygun bir platform. Siyasi ve mali iradenin kalbinin attığı yer şu an.

Yıllardan sonra iki tarafın liderleri arasında iddia edildiği üzere sağlanan yapıcı siyasi hava bu konunun çözümünde yetersiz kalma ve çözüm arayışının tümünde tekrar başarısız olma riskini doğurmuştur.

Sorunu oluşturan taşınmaz malların iadesi yerine, sorunun tazminatla çözebilmeyi ön plana çıkarma fikrini çok daha cazip hale getirmek için ortaya fikirler konması gerekmektedir.

Kıbrıs Türkü nezdinde iade konusu özünde ve algıda daha işin başında iki kesimlilik ve güvenlik konusunda problem yaratacağı aşikârdır ve referandumda hayır çıkmasının reçetesidir.

Davos’ta her şeyi konuşacaklar ama en fazla üzerinde durulacak konu tazminat için gerekli olan kaynak olacaktır.

Yok, mu bunun yaratıcı bir çözümü?

Bu yöndeki bir öneriyi değerli arkadaşım Devrim Celal bugün hayatta olmayan bankacı Kıbrıslı Rum arkadaşı ile 7-8 yıl önce ortaya koymuş. Bu öneri ortaya konduğu günlerde Financial Times gazetesinde de yer almıştı.
Devrim bu planı Büyük Elçi ve Başbakan Başdanışmanı olduğu dönemde Davutoğlu’na da aktarmış.
Diplomatik bir dille git Kıbrıslıları ikna et demiş.

Devrim Celal’in Kıbrıslı Rum arkadaşıyla ortak hazırladığı planı da bir sonraki yazımda aktaracağım.