Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Davos’ta kritik dönemeç

Kıbrıs konusunda devam etmekte olan müzakere sürecinde dönüm noktasına gelindi.
Gelinen aşamada liderler Kıbrıs meselesine çözüm bulmaya hem çok yakın hem de çok uzak.
Her şey ortaya koyacakları siyasi irade ve gösterecekleri liderliğe bağlı.
Davos’ta BM Genel Sekreteri Ban ki Moon ile liderlerin gerçekleştireceği üçlü zirve bu açıdan çok önemli.
Eğer bu zirvede liderler, özellikle de Rum Lider Nikos Anastasiades çözüm konusunda siyasi irade ortaya koyar ve çözümün yolunu açarsa çok kısa bir sürede süreç bizi referanduma götürür.
Ama koymazsa çözüm umutları bir başka bahara kalabilir.
Kıbrıs müzakerelerinde bugüne kadar ele alınan konularda önemli ilerlemeler sağlandı.
BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin yaptığı son açıklama ve Rum basınına yansıyan haberler bize bunu gösteriyor.
Müzakereler başlarken özellikle Türk tarafının ısrarlı ve kararlı tutumu ile doğru kurgulanan görüşme sürecinde gelinen aşamada yeni bir ivme yaratılmasına ihtiyaç var.
Ve böylece müzakerelerde son aşamaya geçmeye…
Son aşamada ‘Toprak’ ve ‘Garantiler ile Güvenlik’ konuları ele alınacak.
Bu konular tabi ki müzakere sürecindeki en zor ve hassas konular!
Her iki taraftaki kamuoylarının çok hassas olduğu bu konularda, her iki liderin de halklarının beklentilerini tam olarak karşılayabilmesi mümkün olmayacak.
Her iki tarafın da istediğini tam olarak elde edemeyeceği ve esneklik göstermek zorunda olacağı bu konu başlıklarının Kıbrıs sınırları içerisinde masaya gelmesi süreci öldürebilecek sonuçlar doğurabilir.
Bu nedenle bu meselelerin ve varsa üzerinde tam olarak uzlaşılmamış diğer konuların Kıbrıs sınırları dışında bir yerde düzenlenecek toplantılarda ele alınması sürecin selameti açısından daha doğru olacak.
Böyle bir durumda sürecin kendi kendini tüketmesinin önü alınacak.
Liderlerin yoğun bir şekilde mesai harcayacakları ve medyadan uzak bir yerlerde bu zor ve kritik meselelerin görüşülebileceği bir ortam yaratılması, müzakere sürecine ihtiyaç duyulan yeni ivmeyi kazandıracak.
Ve süreçte son aşamaya geçilmesini sağlayacak.
Bunun yapılmaması halinde ise kendisini tekrarlayan bir duruma gelen müzakere süreci kendi kendini tüketebilir.
Başarısızlıkla sonuçlanabilir.
Çünkü, mevcut yapı ve kurgu içerisinde elde edilecek azami sonuçlar elde edilmiştir.
Sürecin başarısı yeni bir kurgu yaratılması ile mümkün olabilecektir.
Gelinen aşamada yeni bir kurgu ile yeni bir ivme yaratılabilmesi ise Rum Liderin ortaya koyacağı tutuma bağlıdır.
Dileyelim, bugüne kadar masaya yansıyan yapıcı tutum ve çözüm iradesi Davos’taki zirve ile birlikte yeni bir açılım ile müzakere sürecini başarıya taşıyacak kapıyı açsın.