“Darısı başınıza” deyiminin kökleri ta Şaman geleneklerine kadar dayanır.
Deyim “saçı geleneği” nden kaynaklanıyor.
Bir zamanlar eski “Türk” düğünlerinde gelinle damadın başına saçı olarak “para, şeker, buğday” gibi şeyler serpilirmiş.
Yoksul kimselerse bunların yerine bir nimet belirtisi olarak darı saçarlarmış.
Konuyu araştıranlara göre, “Darısı başına” deyimi bu gelenekten günümüze kadar uzanıp geldi ama bugün gelinle damadın başına darı değil konfeti serpiliyor; kimi zaman da gül yaprakları serpildiği olmuyor değil…
…
Bu söz Deyimler Sözlüğüne göre “Dilerim ki bu güzel duruma sen de kavuşasın” anlamını taşıyor…
…
Geleneğe göre gelin ve damadın başına buğday, para ve şeker serpildiğine göre, günümüze sadece darının gelmesi düşündürücüdür.
Parası başınıza,
Şekeri başınıza,
Buğdayı başınıza yerine “darısı başınıza” dendiğine göre, bundan ne gibi anlam çıkartılabilir?
Bu deyimden, varlık ve yoksulluk içinde olan sosyal grupların kadim dönemlerde de olduğu anlaşılıyor.
Aynı zamanda bu geleneğin bugüne kadar başka şekillerde de olsa sürmesinde ve deyim halinde kullanılmasında yoksul/ezilen kesimin kaynaklık ettiğini anlamak da mümkün.
Birçok şeyde halk kendi kültürünü binlerce yıl sürdüregelir…
…
Bir cenaze töreninde katılımcılara “Darısı başına” diyemezsiniz elbette.
Biri vekil seçildiğinde, etrafındakilere darısı başınıza der mi, bilemeyiz!
Ama bir asker terhis olacağında arkadaşlarına pek tabii ki darısı başınıza diyebilir.
Hatta, bu salgın ortamında aşı olanlar, yakın çevrelerine “biz aşı(k) olduk, darısı başınıza” derse, yerindedir, yadırganmaz.
Söz konusu deyim, yüzyıllar içinde çeşitli mutlu olayların başkalarının başına gelmesi anlamında da kullanılır hale gelmiştir.
…
Son dönemlerde öyle günlerden geçiliyor ki, herhalde kimsenin kimseye darısı başına dediği yoktur
































