Köşe Yazarları

Daha çok elma yiyeceğiz…






Ahalinin ağzında öyle söylense de keşke söylemeseydi.
Söyledi.
İ..nelik yasası dedi!

Halbuki biz, onlarla aynı sokaklarda yaşıyorduk.
Kimse kimseye bakmaz, bir şey demezdi.
Hatta “Kerhane”, “Genelev” bile denmez, “Kuru Çeşme” denirdi…

O sıralarda bir haber ulaştı.
Obama, gençliğinde esrar kullandığını söyledi.
Alkolün esrardan daha zararlı olduğunu açıkladı…

Bizim meclis fahişeliği falan tartışıyordu…

Bu haberler gelirken,
Lefkoşa sokaklarını geziyor, Bandabuliya’da sohbet ediyordum.

Bandabuliya’da, “İlk yapılacak devrim bu muydu?” diye soranlar oldu.
Yok, iyi iyi dedim.
Yapılacak şey var, yapılmayacak şey var.
Külliye meselesi yapılamadı!
Cinsel eşitlik, fahişelik, ölüm cezası gibi meseleler yapılabildi.
Siğa siğa dedim..

O sıralarda, başka bir haber ulaştı.
Bülent Ersoy’un programı çalıştığı kanaldan kaldırılmış…

Taş Müzenin kapısı aralıktı.
Baktım.
Taş taşa bir yer.
Her taşta bir hikaye…

O sıralarda bir haber geldi.
Hollande sevgilisinden ayrılıyormuş!..

Gündem cinsellik!
Haberler de bunun üzerine yağıyordu sanki.
Derken, bir haber daha:
Hadise’nin dekoltesi hadise yaratmış!
RTÜK ceza vermede ikiye bölünmüş!..

Bandabuliya’da görüş çok.
Olumu, olumsuz.
Biri, aferin dedi, diğeri doğaya aykırı işler olmaz dedi…

Halbuki insanoğlu hep doğaya aykırı yaşıyordu.
Sadece cinsellik açısından değil.
Her açıdan.
Önce balta vurdu toprağa.
Sonra dişli aletler.
Sonra, fabrikalar, kara trenler, madenler.
Kara dumanlar sardı dünyayı.
Sonra beton.
Beton binalar gömüldü toprağa.
Sonra atom bombaları savruldu.
Sonra küller havaya.
Doğaya inat aykırı yaşıyordu insan.
Nükleer santraller icat edildi, roketler fırlatıldı evrene.
Radrasyon dağıttı doğaya.
Yeşili, çayırı, çimeni yok etti; dağları denizleri deldi!..
İnsanoğlu bu.
Her açıdan aykırı yaşıyor doğaya…

O sıralarda bir vekil, doğaya aykırı yaşamın insanın doğasında olduğunu söylüyordu mecliste…

Bandabuliya başka havada.
Bir dostum “ideal”e ulaşmanın her şeyin sonu olabileceğini belirtti.
Aklıma çakıldı bu söz.
Neydi ideal?
Herkes ideal bir yaşamı yakalayabilir miydi?

Meclis cinselliği tartışmaya devam ediyordu.
Günbatımı yaklaşırken…

Tanrı, Adem’e o elmayı yeme demişti.
Aldırmadı yedi!

Daha çok elma yiyeceğiz!
İnsanoğlu bu…









Başa dön tuşu