Köşe Yazarları

Daha Beterini Hak Ediyor Bu Toplum








Hani böyle sinir katsayısı yükselir ya insanın…




Bağırmak, çağırmak, kırmak dökmek istersin…



Zaman zaman o aşamaya geliyorum…

Diyor ki arkadaşlar, “sinirlisin…”

Yahu sen sinir olman?

Yani bu olup- bitenleri normal karşılayan var?

Sayıştay başkanı “eşinin atanması için cansiperane” savaşıyor, normaldir?

Her gün onlarca vatandaşlık veriliyor, Normaldir?

Canınız sıkılmaz…

Bakanlıklarda dönen dolapları görmezsiniz?

Bakanların “kişiye özel” aldıkları kararların farkında değilsiniz?

Kalkınma Bankası’ndan, “15 milyon TL verildi, Kıbrıs gazetesinin seçim desteği” karşılığı…

Normaldir yani?

Bakan yakınlarına, eski cumhurbaşkanının yakınlarına araziler dağıtıldı…

Hiç canınız sıkılmadı?

Turizm çöküş sürecine girdi. Teşvik sistemini bozan aklı evveller, üretenlerin gidip Larnaka’da yerle bir olmasını seyretti.

Yani buna söyleyecek lafınız yoktur…

Ne iş yarar bunca sendika, birlik, dernek…

Yahu, ziraatçi, Resmi Kabz ve Mukayyitlik Dairesi’ne müdür yapıldı…

Gıkı çıkmadı be arkadaş kimsenin.

İntihar nedenidir be arkadaşlar…

Bu nasıl bir liyakat anlayışıdır…

Koktu yahu Lefkoşa…

Gübreyi döktüler, kokuttular Lefkoşa’yı…

Ne oldu?

Uyuşturucudan ölüyor yahu gençler…

Sağlık bakanlığı ne işe yarar?

Eğitimi gördünüz değil mi?

Planlama yok, iş planı yok…

Sadece klavye başı…

Vatandaşı sosyal medyada isyan eder…

Siyasetçisi sosyal medyada isyan eder…

Yaşamın pratiği içerisinde olan yok…

Her şeyi sanala taşıdık…

Yaşamın kendisi çekilmez oldu…

50 vekilin 23’ü muhalefet…

Yüzlerce örgüt…

Herkes seyrediyor.

Hükümet, istediğini istediği gibi yapıyor…

Sanki de ülke değil, “şirket” idare ediliyor…

Ama öyle bir şirket ki…

Bunca talana rağmen zarar etmiyor…

Cevizcinin çuvalı…

Alıyorlar, atıyorlar, dağıtıyorlar…

En rahat Özgürgün…

Başbakan Hüseyin Özgürgün’ü tanımakta zorlanıyorum artık…

Sonuç?

Muhalefeti yok çünkü…

İstediği vatandaş oluyor, istediği kredi alıyor…

İstediği makam sahibi oluyor, istediği bet izni…

Pervasızca…

Korkusuzca…

Sonuç?

“Birinci parti, biziz…” diyor rahatça…

Neden?

Biliyor çünkü bu toplumu…

Dağıttıkça…

Adaletsiz oldukça…

Kendi zümreni doyurdukça…

Oyun artıyor…

UBP de oyunu artırmakla övünüyor…

“Biz yoksak, halk mutsuz, biz varsak halk mutlu” diyor Özgürgün…

Mutlu tabi…

Azınlık mutlu…

Ne isterlerse emirlerine amade…

Kim ne isterse, kamu kaynağından dağıtan dağıtana…

Velhasıl…

Hepimize yuh olsun…

Layığımız…

Tüm bu yaşadıklarımız…

Layığımız…

Daha beterini de yaşamaya devam edeceğiz seçim yaklaştıkça…

İstihdam da artacak…

Yaşam kalitesi de düşecek…

Arazi- kredi isteyen alacak…

Çünkü seçim geliyor…

Bu ahali de bundan anlıyor…

Zaman zaman kendi kendime diyorum: Yahu ama alemin delisi bizik? Sus be da otur yerine, sana ne…

Her toplum layığı ile yönetilir…

Tıpkı şimdiki gibi…

Şirket mantığı ile…

Batmış bu şirketin sponsoru da Türkiye…

Gariban Anadolu halkının, yaralı gazinin parası…

_______________________________________________________________________________

Kamu Hizmeti Komisyonu neyi bekliyor?

Sınavlar yapılmış…

Sıralamalar belli olmuş…

Herkes isimleri görmüş…

Ötesi, itiraz süresi de dolmuş…

Bilmem farkında mısınız ama…

Okullar açıldı…

Çocuklar okula gidiyor…

Bir çok branşta, orta eğitimde öğretmen eksiği var…

Çok mu yoğun Kamu Hizmeti Komisyonu?

Yoksa listeler “siyasetten onay” mı bekliyor?

20 küsur branşın bir kısmı açıklanırken, büyük çoğunluğu halen gizliden gizliye bekletiliyor…

Yeter bu ülke gençliğinin hakkını yediğiniz, siyasete kurban ettiğiniz…

Yapın şu tayinleri de…

Gençler okuluna gitsin…

Çocuklar öğretmenlerine kavuşsun…

_______________________________________________________________________________

ahmet-sivri

Bu gurur Yenicami’nin

Ahmet Sivri, bir anda Türkiye gündemine oturdu…

Tam zamanında, doğru yere gitti.

Şimdi harikalar yaratıyor…

Yukarıda Gomis, aşağıda Ahmet, Galatasaraylıların yüzünü güldürüyor.

Ahmet Sivri, Yenicami alt yapısından yetişen bir yetenek.

Bugün Ahmet gibi bir yetenek, Galatasaray kadrosunu zorluyorsa, bunun nedeni Yenicami’dir…

“Ülkesel bir başarı” hikayemiz yok çünkü…

Yenicami Futbol Akademisi kurarak, gençlere dokundu…

İyi yetiştirdi…

Bunun için ülke standardı yok.

Biri de “yap” demedi…

Kaan Kaner başkanlığındaki Yenicami yönetimi bunu başardı…

Ülkesel bir modelimiz yok ama, Yenicami alt yapının nasıl olması gerektiğini gösteriyor bize…

Bu nedenledir ki…

Yenicami camiası ne kadar gurur duysa azdır…

Gerisi, kendini sorgulasın…





Başa dön tuşu