Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Cüce Güneyin Büyük Oyunları!

       Türk halkını Kuzey’e hapsederek kendini tüm Kıbrıs’ın devleti olarak lanse edip tanıtan Güney Rum Yönetimi, yıllarca “BM’lerle AB’nin tüm dikkat ve çözüm uğraşlarını “siyasi soruna” odaklayarak kendi içindeki pisliklerle, illegal dünyasal olayları  kamufle etmeyi başardı!

Ki 1974’den sonra Güney’de Rus, Mısır ve İsrail mafyası kol gezerken, sadece Rus patentli ofshore bankalarının sayısının  yüzlerce olduğu söyleniyordu!

Zaten öteden beri Kıbrıs siyasi sorunu ne zaman çözüm niyetine “müzakere” masasına gelse yahut BM’lere taşınsa,  önceleri “Bloksuz ülkelerin” sonradan BM’ler Güvenlik Konseyin’de Rusya’nın Güney Rum Yönetimi yanında yer alması nedeniyle hep aleyhimize kararlarla sonuçlandıydı! Yıllarımız aleyhimize çıkan BM’ler ve “Bloksuz Ülkeler” salvolarını karşılamakla geçtiydi ki  hâlâ tahribatının faturasını ödüyoruz hem de çözümsüzlükle!

       FAKAT: 1974’den sonra Kuzey’de kendimize Türkiye dışında tek bir destek ve yandaş bulamazken; Rum tarafında Rus mafyası ofshore bankalarıyla  kara para aklıyordu! Ve bu olaylar o yıllarda da hem haber hem de köşelerimizin yorumları oluyordu.

Nitekim bu Güney’deki Rus kumpası bitip itmedi ki bu kez ABD Başkanı Trump’ın da hışmına uğradı! Şöyle ki Amerika’daki seçimlerden beridir Trump’ın Başkan seçilmesine Rusya’nın engel çıkardığı yolundaki haberler bir türlü sonlanmak bilmiyor ve ta Güney Kıbrıs’a kadar uzanan bu “iddia”  Rum Yönetimini şaibe ve töhmet altına sokuyor!

HABERLERE göre (Hürriyet gazetesinden Ömer Bilge Cyprus Mail’e dayanarak  veriyor)  Trump’un seçimlerdeki eski Kampanya müdürü Paul Manafort ve ortağı Richard Gates’in  Kıbrıs Rum Yönetimindeki şirketleri,  ABD’ye kara para gönderiyorlardı.  FBI bu kara paranın peşine düştü ki Güney’de araştırma ve sorgulama için  bir ajan gönderilmesi için  başvuruda bulundu…”

“Cyprus Mail gazetesi FBI’ın sözlü olarak yaptığı talebe Rum Yönetiminin direndiğini ve izin vermediğimni yazdı. Manafort ve Gates Putin’in yakın dostu Ukrayna’nın devrik lideri Viktor Yanukoviç ve Rus milyarderlere danışmanlık yapmak  ve Ukrayna’dan gelen kara parayı Rum kesimindeki şirketleri üzerinden ABD’ye göndermekle suçlanıyorlar!”

ANLIYORUZ  ki “büyük küçük ülke yoktur! Fareler de küçüktür ama veba salgını yaratacak kadar da korkunç ve tahripkârdırlar!   

Kaldı ki Güney “cücedir!” Buna karşın Doğu Akdeniz’deki gazı, Kıbrıs siyasi sorunu ve  AB üyeliği ile sadece Türkiye ile oynamıyor, Amerika ile  Rusya  ile de oynuyor!

Sonu hayırlı olur mu ama? Göreceğiz bir gün elbet!

                    HÜKÜMETİN KARNESİNDEKİ NOTLAR KIRIK! (YA SEÇİM SONUNÇLARI?)

Dün Havadis gazetesi manşetinde 600’ü aşkın yurttaşla yüz yüze yapılan bir anket sonucunu daha yayımladı. Puanlar 10 üzerinden verilirken yurttaşa sorulan şuydu: “Bugüne kadar hükümette yer alan Başkan ve Bakanların kendi sorumluluk alanları içine giren konularla ilgili bugüne kadar gerçekleştirdikleri icraatlara on üzerinden kaç puan verirsiniz?”

       KENDİMİ düşündüm.  Eğer böyle bir ankete katılsaydım  ne düşünür nasıl puanlar verirdim?

Mesela genç ve yakışıklı  Başbakan Özgürgün’e 10 üzerinden kaç puan verirdim? Hafızamı yokladım 18 aylık hükümetin başındaki Başbakanın en büyük icraatını aradım taradım ve kendine:                       “Sükûtla pasifliği  liyakat!                           “Başını eğ sin de geçsin” felsefesini fazilet!        “Ekonomi hiç bu kadar iyi olmadıydı” gibilerinden açıklamalarını  başarı!                        Meclis’ten ve  Yüksek İdare Mahkemesinden   dönen karar tasarılarını sineye çekme !…                                                           Ve de memleketi bir “hodri meydan” çekmekle erken seçime  hem de henüz seçim yasası bile hazır değilken götürmeyi cesaret…   Yardımcısı Serdar Denktaş’ı topun ağzına sürerken kendini kayıplara gömen bir Başbakana…                                                          Kaç puan verirdim diye düşündüm. Ki söz konusu anket sonucunda hükümetin en başarılısı çıktı ve yüzde 4.14’le finali birincilikle göğüsledi.

       YA diğerleri? Yüzde 5’lik bir başarıya bile ulaşamamış bir Başbakanın Bakanlarının hangi başarısından sual edeceksiniz Allah aşkına!

Ki aylardır “bu başarısızlıkların” tartışması yapılmıyor mu? Hemen her yasayı meclisteki çoğunluğuyla  geçirebilirken neden erken seçime gerek duysundu?

Ki hükümete güven yoktu ki yeniden güven tazelesindi! Başarı yoktu ki muhalefet Tarafından tıkanan yolunu temizlesindi!  Bizatihi sahnede Başbakan’nın kendisi yoktu ki  icraatı söz konusu olsundu! Ki devri iktidarında “pislik, trafik, uyuşturucu, sağlık, eğitim, tarım, hayvancılık, kamu görevlileri, su, elektrik (başka bir şey kaldıysa siz tamamlayın) sorunlarının bırakın bir tekinin çözümünü tümünü  de azdırıp artırmadı mı?

Ha erken seçim mi temizleyip çözecek  tüm bu sorunları?  Göreceksiniz sandıktan yine UBP çıkacak! İşte o zaman hesap sorulup faturasını vermesi istenecek tek bir kişi olacak: “CTP’nin acemi politikacısı Erhürman. UBP’ye erken seçimle yeniden güven tazeleme  ve Özgürgün’e yeniden hükümeti kurma fırsatı verdiği için!”

       KISACA TAKILDIĞIM!        (ÇALIMA BAKIN!)   

            Başbakan  yardımcısı ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş Başbakan Hüseyin Özgürgün’ün seçim tarihi ile ilgili çalımı yemeğini açıkladı!

El insaf! Hem hükümetin Başbakan yardımcısı ol hem de Özgürgün’le Erhürman’nın “hodri meydan” restleşmesinin bile önüne geçemeden koskoca bir erken seçim kararını kemali afiyetle ye sonra da geriye kalan kırıntılarla teferruata takılarak “nasıl ama seçim tarihini yemedim di mi” de! İlahi Bakanım, milleti seçime soktunuz mu sokmadınız mı! Tarihin ne önemi var ki?