Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Röportaj

CTP’nin koltuk değneği Serdar Denktaş

İTTİFAKI DENKTAŞ DİNAMİTLEDİ: Özgürgün: İttifaka yönelik prensipleri bozan Serdar Denktaş’tır. CTP’ ye yaranmak için hükümette koltuk değneği olarak kalabilmek için ittifakı Denktaş dinamitledi. Benim için ittifak bugün için bitmiştir, kararımızı verdik, yürüyoruz

YERİNİZ UBP: Mağusa ve Lefkoşa’da ittifak arayışının hız kazandığı bugünlerde, DP ve DP liderine yönelik zehir zemberek açıklamalarda bulunan Özgürgün, UBP’den ayrılarak DP’ye giden eski partililerine de “Yerimiz UBP, DP’de emanetsiniz” mesajı verdi

ONLAR UBP’Lİ: Özgürgün, “Hasan Taçoy, Zorlu Töre, Türkay Tokel ve diğer arkadaşları UBP’den gitmiş kabul etmedik. Onlar emaneten gitmiş durumdadır” diyerek, yeni bir polemik başlattı, “UBP’ye dönün” mesajı verdi. Özgürgün, “Dışlayıcı değiliz, kapımız herkese açık” dedi

UBP’YE KARIŞMIYOR: Özgürgün: Eroğlu’nun UBP’ye müdahalesi kesinlikle mümkün olamaz. Benim yapımı bilenler, böyle bir şeyin mümkün olamayacağını da bilir. Derviş Bey beni çok iyi tanır, bunu yaparsa ters tepeceğini bilir. Ama istişare edip, fikrini alıyoruz

Baykan GÜRSES ÖZDAĞ
UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün, DP- UG ile ittifak girişimini Serdar Denktaş’ın bozduğunu söyleyerek, “Serdar Bey, CTP’ye koltuk değneği olsun diye ittifakı dinamitledi” iddiasını ortaya attı.
Mağusa ve Lefkoşa’da ittifak arayışının hız kazandığı bu günlerde, DP ve DP liderine yönelik zehir zemberek açıklamalarda bulunan Özgürgün, UBP’den ayrılarak DP’ye giden eski partililerine de, “Yeriniz UBP, DP’de emanetsiniz” mesajı verdi. Özgürgün, “Serdar Bey, sırf hükümette kalabilmek için ittifakı koparmıştır” dedi.
UBP’den ihraç edildikten sonra DP-UG çatısı altında görev yapan milletvekillerini, emaneten gitmiş olarak gördüklerini söyleyen Özgürgün, “Hasan Taçoy, Zorlu Töre, Türkay Tokel ve diğer arkadaşları UBP’den gitmiş kabul etmedik” ifadelerini kullandı. İrsen Küçük ve ekibinin seçim kaybetmesinin çok yaralayıcı olduğunu da ifade eden Özgürgün, ancak buna karşın herkese kapılarının açık olduğuna da işaret etti.

“Sağdaki bölünme CTP’ye yarıyor”
Havadis: Yerel seçim öncesi oluşan ancak başarılı olamayan ittifak girişim ile aslında ne hedeflenmişti? Sağın birleşmesi üzerine değerlendirmeler yapılıyordu. Bu muydu hedef?
Özgürgün:
İttifak meselesi bundan doğdu. İttifak yapılırken sadece belediye sayısını artırmak hedefimiz yoktu.  O büyük resmi ortaya çıkardık, yani sağ seçmenin taban ve tavanda birleştirilmesini hedefledik. Bizde bölünme CTP’ ye yarar, tek parti olarak devam etmek lazım, solda CTP, sağda da seçmen ayrılmasın şeklinde bir istek vardı. Hala bu isteği görüyoruz.
Bunun için böyle bir ittifakın ilk adım olabileceğini düşündük ve yerel seçimle başlatma kararı aldık. Cumhurbaşkanı’nı da daha çok olduğunu bildiğimiz sağ seçmen belirler, ülkedeki ana siyaseti de belirler. Adres ve alternatif tek bir siyasi partiyi gösterir. Bunu hedefledik, ama bu hedefte çok yol alamadık.

Havadis: Yerel seçime dönük oluşturulmak istenen ancak kopan iş birliği ile sağda birlik hedefi bitti mi?
Özgürgün:
Resim de ortadan kalktı. DP gitti, CTP’nin koltuk değneği oldu ki bugün böyle. İttifakın kopma sebebi Serdar Denktaş’ın Özkan Bey’in tehdidini görememesidir. Çünkü hükümetten atılma tehdidi ile karşı karşıya kaldı ve bunu göremedi. Sağda bir birlikteliği ve ileride atılacak adımları durdurdu.
Tabanda istek olduğu sürece bunu durduramaz. Sağ tabanda bu istek de vardır. Bunu Serdar Bey üstte bitirmiş berhava etmiş olabilir ama sağda tabanda bu istek olduğu sürece günü gelecek bu olacaktır. Ancak bugün için berhava olmuştur.

Havadis: İş birliğini Serdar Denktaş mı bozdu yani?
Özgürgün:
Bunu ben söylemiyorum ki zaten, kendi milletvekili istifa ederken söylüyor. DP milletvekili istifa ederken bunu dile getiriyor, benim söylememe gerek yok ki… Bütün halk da ne olduğunu biliyor zaten. Burada net olarak bozulan prensipleri CTP’ ye yaranmak için, hükümette koltuk değneği olarak kalabilmek için Serdar Denktaş’ın dinamitlediğini bütün sağ taban biliyor.
Biz bu işin yürüyebilmesi için çok özveri gösterdik. Bir de dönüp bizi suçlayarak, gülünç bir şekilde bu işi bozdular. Temel prensipleri bozdular. CTP’nin güçlü olduğu yerlerde tek aday ile çıkmak, CTP’nin elindeki  belediyelerde tam işbirliği yapmak, CTP’nin yarışamadığı 3. parti gibi göründüğü yerlerde ise yarışabilmek ana fikirdi.
En mühim prensip de 26 sayısına dayalı bir hükümet modelinin devam edebilmesi için bu sayıyı bozmayacak şekilde milletvekillerinin aday olarak gösterilmemesiydi.
Serdar Bey, bu 3 prensibi de bozdu.  Serdar Denktaş, hükümetten atılmasın diye CTP ile işbirliği yaptı. UBP, CTP-DP ittifakına karşı seçime giriyor.

“DP, CTP’nin belediye başkanlarına destek verecek”
Havadis: DP’nin CTP ile iş birliği yaptığını söylüyorsunuz. Bunu açar mısınız?
Özgürgün:
Gönyeli’de DP, CTP adayına destek verecek. CTP’nin tehlike yaratacağı üç yer var, UBP belediye başkanlarına karşı, üçünde de aday çıkarıp CTP’nin seçimi kazanmasını sağlayacak.  Bunlar Lefke, Alsancak ve Serdarlı’dır.
Nitekim Serdarlı Belediye Başkan adayımız çekildi, DP adayını çıkardıktan sonra… Yani Serdar Bey, tamamen CTP’nin kazanmasına yönelik bir ittifak yaptı. Dolayısıyla CTP ile hükümeti garantiye aldı.

Havadis: DP ile yerel seçime yönelik üzerinde konuşulan ittifakta hükümet ortaklığı da gündeme geldi mi?
Özgürgün: 
Hükümet konusunu hiç konuşmadık, çünkü öyle bir şart ile başlamadık. 26 sayısı meselesi her zaman vardı. Olası bir hükümet senaryosunda bir alternatif olarak durmak… İki sağ partinin 26 sayısı var, bu o demektir. Bir alternatif olarak durmak ve burada alternatifsiz bırakmamak… Ama Serdar Bey milletvekili adayı çıkarırken bunu da CTP’ye şirin görünmek için “Bak ben 26’yı da feda ettim, bak iki sağ partinin hükümet kurma imkânı da kalmaz, sizinle devam ediyorum” mesajını vermek için yaptı.

Havadis: İttifak şu an için mi sona erdi, ilerleyen zamanlarda yeniden gündeme gelir mi?
Özgürgün:
UBP net olarak bir karar vermiştir, onunla devam edecek. İttifak, iş birliği artık bunları konuşmam, bitmiştir. Daha sonra ne gelişir politikada her şey mümkündür. Partiler arasında iş birliği yapılmazsa politika yürümez. Bugün tümüyle DP’yi attık CTP’yi attık, ne görüşür ne de konuşuruz demeyiz.

Havadis: İttifakın bozulma sürecinden dolayı bir zaman kaybı yaşanıyor. Bir sıkıntı olur mu sizin için?
Özgürgün:
25 belediye başkanımız, ya da destekleyeceğimiz bağımsız adaylar bellidir. Bir tek Mağusa’da sorun oldu diyebilirim, çünkü orada ittifak adayı olarak açıkladığımız adayı destekler pozisyonda zaman geçirdik, sonra ittifak bozulunca yeni bir aday bulup onu öne çıkarmak sorun oldu.

Havadis: Ekim ayında yapılacak parti kurultayında sizinle beraber 4 kişinin ismi geçiyor? Bir önceki kurultayı da göz önünde tutarsak böyle tartışmalı bir süreç yaşar mı?
Özgürgün:
Çok adaylı olması demokrasinin gereğidir. Geçen kurultayda yaşananlar olmaz.

Havadis: Mali açıdan ne durumdasınız?
Özgürgün:
UBP genel seçimlerden ciddi bir borçla çıktı. 1 buçuk milyon civarında bir borç var. Bunu telafi etmeye çalışıyoruz.

Havadis: Bir önceki yönetimin harcamalarına ilişkin bir komite araştırması yapılmıştı
Özgürgün:
Parti içi bir meseledir, ama tabii ki yargı süreci gerektirecek bir durum varsa onun da ortaya çıkması için gereken yapılacaktır. Seçimden sonra rapor değerlendirilecek, hem de orada yapılması gereken neyse yapılacak.

Havadis: Son seçimde parti başkanı dahil, kabinenin önemli bir bölümü seçimi kazanamamıştı. Ciddi tartışmalı bir dönemi geride bıraktınız. Bu isimlerle partinin ilişkisi ne düzeydedir?
Özgürgün:
Biz ne birini partiden dışlamak için göreve geldik, ne de yargılamak için geldik… Ayrım da yapmadık. Biz yeni bir dönem açtık, yeni bir kadro açtık. Dolayısıyla bugün seçim kaybetmiş, kaybetmemiş UBP’liyim diyen herkese kapımız açıktır.
Bir başkanın, başbakanın, genel sekreterin, kabinenin birçok üyesinin seçim kaybetmesi, partinin 30’dan 14 milletvekiline düşmesi çok yaralayıcı oldu. Telafi etme sürecindeyiz. Dışlayıcı değiliz. Belli görev değişiklikleri oldu, ama bu dışlamak anlamında değildir.

Havadis: Zorlu Töre’nin yerel seçim sonrası UBP’ ye geçeceği konuşuluyor. Hasan Taçoy, ise UBP’ye dönmek istese bunun parti tavanı tarafından kabul görmeyeceği düşüncesinde? 
Özgürgün:
Bunu Zorlu beye soracaksınız, ancak bizim arkadaşlarımızı gitmiş kabul etmiyoruz. Onlar zaten emaneten gitmiş durumdadır. Biz gitmiş kabul etmiyoruz. UBP’ de yetişmiş birçok görevde bulunmuş kişilerdir. Geri dönmeleri diye bir şey yok, zaten gitmiş kabul etmiyoruz.
Hasan Taçoy ile çalıştım, benimle sorunu olmadı. Benim ne Hasan Taçoy, ne de giden diğer arkadaşlarla sorunum oldu. Hasan bey nasıl böyle bir kanıya kapıldı bilmiyorum. Ancak belki dönmek istemediği için bir mazeret olarak söylüyor. UBP tavanı böyle bir şey asla söylemez. Ben Hasan Taçoy, Zorlu Töre, Türkay Tokel ve diğer arkadaşları gördüğüm zaman UBP’den gitmiş gibi görmüyorum.

Havadis: Cumhurbaşkanı’nın UBP’ye müdahale ettiği konuşuluyor. Gerçekten böyle bir ilişki var mı? Siz Cumhurbaşkanı’ndan iç işleyişiniz ile ilgili talimat alıyor musunuz?
Özgürgün:
Kesinlikle mümkün olamaz. Benim yapımı bilenler, böyle bir şeyin mümkün olamayacağını bilir. Derviş bey beni çok iyi tanır, bunu yaparsa ters tepeceğini bilir. Ama istişare edip, fikrini alıyoruz.

Havadis: UBP, ana muhalefet görevini beklenen düzeyde yapabiliyor mu?
Özgürgün:
UBP’nin muhalefet anlayışı farklıdır. Meclis’i sırf yaralamak veya küçük düşürecek bir muhalefet yapmıyoruz. UBP tam tersi Meclis’i daha da yüceltmek için muhalefet yapar.
CTP muhalefette olduğunda Meclis’i kırar döker, muhalefet şekli olarak bunu zannederler. Meclis’te olay çıkarmak, altını üstüne getirmek yandaş sendikalarla onlar dışarıda bunlar içeride muhalefet yapıp Meclis’in seviyesini de aşağıya çekmek, Meclis’e eşekle gelmek gibi hareketlerle Meclis küçültülerek yapılan mıdır muhalefet, değildir. UBP bunu yapmıyor.
En sert muhalefeti yapıyoruz, eleştirinin en sertini yapıyoruz. Ama bu kavga ya da sövgüye dahil değildir.
Hükümetin ne planı ne de programı var. Sert muhalefet demek kırıp döküp seviyeyi düşürecek bir muhalefet anlayışı değildir. Kaliteli bir siyaset istiyoruz, bunun öncülüğünü de biz yapmazsak diğerleri hiç yapmaz. Çünkü onlar devlete de inanmıyor.