Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

CTP’de yeni dönem…

CTP’nin pazar günkü kurultay sonucu, aslında malumun ilanıydı. Bu işin böyle gitmeyeceği de biliniyordu, Talat’ın kazanacağı da….
CTP yeni haftaya yeni umutlarla girdi. Yeni bir başkan ve “denge” diyebileceğimiz bir Parti Meclisi oluştu. Bir de genç isimlerin, sıralamada ilk sıralarda listede yer alması, bir başka dikkat çekici olaydı. Kazananlar kadar, kazanamayan isimlerin öne çıktığı bir kurultay oldu. Özellikle de son günlerde sıkça gazetelere manşet olan Kooperatif Merkez Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Doğan Şahali ile sessiz sedasız sigortanın müdürlüğüne atanmaya çalışılan Eren Adataş’ın liste dışı kalması, delegenin gonnora yemediğini gösterdi….
Talat’ın konuşması kısa ama oldukça etkiliydi. Parti içindeki sıkıntıları tek tek dile getirerek, yeni dönem için önemli mesajlar verdi. “CTP’yi istihdam kapısı” olarak görenlere de mesaj veren Talat, bu sözleriyle son istihdamlara karşı bir duruş sergiledi. “Artık parti içi bölünmeleri sileceğiz. Partinin bir bütün olarak hedefleri doğrultusunda Kıbrıs Türk halkını daha güzel günlere taşıma için yola koyulma zamanı gelmiştir. Bunun için hep birlikte hareket edeceğiz, birlik içinde olacağız, geleceği kurgularken bilgi birikimimizi alacağımız uzman desteğini ve tüm kapasiteyi devreye koyarak daha güzel daha rahat yaşayan bir halk ve bir ülke yaratabilmek için çabalarımızı sürdüreceğiz ve başarıya ulaşacağız” sözleriyle yeni dönem için tabana umut verdi…
Ve  öne çıkan bir başka tesbit ise, oldukça etkileyici bir sahne düzenine rağmen, geçmişe oranla Kurultay’ın oldukça sessiz oluşuydu…
Delegelerin salonda oturmak yerine, dışarıda kulis yapmayı tercih etmeleri, geç başlanmasına neden oldu…
Başbakan ve eski Genel Başkan Özkan Yorgancıoğlu’nun, son seçimlerde alınan mağlubiyetin faturasını “parti yönetimi” ile “vatandaşa kötü davranan bürokratlara” kesmesi ise taban tarafından kınandı…. Dün kiminle konuştuysam, bunu söylüyordu. Tabii kolay olan suçu başkasına atmak. Ama ne kadar inandırıcıydı ki?
300’e yakın delegenin Kurultay’a katılmaması ise kimilerine göre, sonucun belli olmasına bağlanırken, bir grup ise, Talat’a tepki olarak yorumlamayı tercih etti. Günler öncesinde diğer aday  Oduncuoğlu’na 100 civarında bir oyun çıkacağı dedikoduları konuşuluyordu ve sonuçta da, 93 oy, bu iddiaların ciddiyetini ortaya koydu. Bu da gelecek açısından düşündürücüydü…
Öyle veya böyle CTP, seviyeli bir kurultay ile ilk görevini tamamladı. Şimdi gözler, yeni MYK ve genel sekreterin kim olacağına çevrildi. Yeni Parti Meclisi’nin yapması gereken, Sayın Talat’a manifestosunu hayata geçirebileceği, çalışma arkadaşlarını seçebilme ortamını yaratmak olmalıdır. Yoksa davul birinin boynunda, tokmak başkalarının elinde olursa, değişen pek birşey olmaz sanırım.
Sonuç olarak bu Kurultay her ne kadar bir parti kurultayı olsa da, vatandaş kimin kazanıp, kimin kaybettiği derdinde değil. İşte bu noktada Genel Başkan Mehmet Ali Talat’a düşen en önemli görev, kabinesini ve parti yetkili kurullarını bir an önce oluşturup, vatandaşın beklentilerini hayata geçirmek olmalıdır. Yoksa hamam aynı kalırken, sadece tasların değişmesi, gelecek için hem CTP, hem de toplum için yeni bir umutsuzluğa neden olacaktır…

 

Yine Serbest Liman…
Dün belgeleriyle yayınladığım yazıma, Serbest Liman Müdürü’nden yanıt geldi. Dün sabah sekreteri arayıp, “size faks göndereceğiz, faks numarasını verir misiniz” dedi. Benim müdürle konuşma talebime ise, “Toplantısı var, uygun değil” yanıtını verdi. Gazeteye gidince gelen faksa baktım. Ben Serbest Liman’la ilgili iddialara yanıt verdiklerini sanmıştım. Halbuki gelen faksta sadece işe alımlarla ilgili “yaş sınırı ve temiz kağıdı” şartlarının, 2011 yılında kaldırıldığını gösteren tüzüğün ilgili maddesini göndermiş. ..
3000 TL aylıkla işe aldıkları çaycı ve yeni “ambar çıkış ofisi yapımı” için çıkılan ihaleyle ilgili tek bir cevap yok. Bu, bu iddiaların doğruluğunu kabul ettikleri anlamına mı geliyor bilmiyorum. Tek savundukları ve 2011 yılındaki değişikliğini kanıt olarak gösterdikleri “güvenlik görevlisinin” kim olduğunu ve hangi siyasi partiyle nasıl bir bağı olduğunu da açıklasalardı keşke… Serbest Liman’la ilgili elimizde daha çok belge ve bilgi var. Onlar bu iddialara tatmin edici bir yanıt vermedikleri sürece, bu belgeleri ve orada yaşananları yazamaya devam edeceğim…   

 

YERİN KULAĞI VAR
YENİ BAŞBAKAN KİM OLACAK:
CTP Kurultayı’nın ardından kulislerde en çok merak edilen konu, yeni Başbakan’ın ve genel sekreterin kim olacağı. Bize gelen bilgilere göre, başbakanlık için Mehmet Çağlar ve Ömer Kalyoncu isimleri öne çıkıyor. Genel Sekreterlik için ise, Tufan Erhürman ismi oldukça kabul görüyormuş. Bu akşam toplanacak yeni Parti Meclisi’nin, bu iki konuyu netleştirmese bile, bu isimleri tartışacağı iddia ediliyor…

DELEGE CEZALANDIRDI: 
Parti Meclisi seçimlerini kaybeden Doğan Şahali ile Eren Adataş’ın seçimleri kaybetmesi, CTP’liler tarafından pek de sürpriz olmadı. Bu iki ismin, son günlerde Kooperatif Merkez Bankası’na yapılmak istenen istihdamlar nedeniyle delegeden tepki gördüğü ve bu nedenle delege tarafından cezalandırıldıkları, dün gün boyu en çok konuşulan konular arasındaydı…     

AYIP OLDU:
CTP Kurultayı’nda Başbakan Özkan Yorgancıoğlu’nun, Sibel Siber’in seçilmeme nedenlerinden biri olarak, “Bazı bürokratların vatandaşa kötü müamele yapması”nı göstermesi gerçekten şaşırtıcı oldu. Başbakan, tüm bürokratların başı değil mi? Eğer kamu yönetiminde bir sorun varsa, bunun sorumlusu önce Başbakan. Böyle bir gerekçeyi keşke hiç dile getirmemiş olsaydı…
 
VAR MI NİYETİNİZ:
Ticaret Odası Başkanı Fikri Toros, Yeşil Hat Tüzüğü’nün gereği gibi işlememesinin en önemli nedenlerinden birinin, AB’nin hijyen ve kalite standartlarının, Kuzey’e gelmemesi olduğunu söylüyor. Alın size üzerine gidilecek bir konu. Cumhurbaşkanlığı, hükümet ve özellikle de Dışişleri’nin, iş çevreleriyle birlikte AB’de ciddi bir faaliyet göstermesi sonuç getirebilir. Madem Yeşil Hat Tüzüğü’nü onlar çıkarttı, engelleri kaldırmak da onların görevi değil mi? Daha bir çok argüman bulunabilir. Yeter ki, inanç olsun, gayret gösterecek insanlar olsun… 

YETMEZ:
İş kazaları konusunda kamuoyu oluşunca, Meclis’e bir Yasa değişikliği getirildi. İş kazası vakalarında, işverenin ödeyeceği prim miktarı arttırıldı. Bu da caydırıcı olabilir belki. Ancak bunca ölüm olayından sonra, biz hala yargı tarafından cezalandırılan olup olmadığının merakındayız.  Malum olayların tümünün işverenin ihmalinden, gerekli önlemleri almamasından kaynaklandığı ortada. Bu da olayın kaza değil, cinayet olduğu gerçeğini ortaya koyuyor… E, cinayetin de bir yaptırımı olmalı değil mi?

ÜNİVERSİTELER BİRLİĞİ NEREDE:
Hazır YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç adadayken, acaba Üniversiteler Birliğimiz, YÜDAK’ın dışında kendisini bilgilendirme fırsatı bulacak mı diye merak etmekteyim. Zira önüne gelenin üniversite işine girmeye başladığı bu dönemde, sektörün çöküşün eşiğine gelme tehlikesini Sayın Saraç’a anlatıp, gerekli uyarıyı yapabilecekler mi? Kulağımıza öyle başvurular geliyor ki, dehşete kapılıyoruz…

ZİRVEDEKİLER
Mehmet Ali Talat:  CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat; “Son dönemde yaşanan kırgınlık kavga ve kırılmalar beni aday olmaya zorladı. Kimse CTP'ye kendi çıkarı için katılamaz. CTP’yi yönetenlerin görevi, falanı işe alma, filanı makam sahibi yapma değildir. CTP’de kimse makam sahibi olarak doğmadı. CTP’de makamlar sadece araçtır..”.

DİPTEKİLER
Tümden Devlet Yönetimimiz: Sadece 4 gün arayla iki iş cinayeti daha… Bir tarım işçisi, hayatını kaybediyor. Polisin cenaze aracı bozuk. Değirmenlik Belediyecinin aracı, toplasan 4 kilometre uzaktaki Balıkesir’e, 4 saatte varıyor. Canını kaybeden işçi üstü samanla örtülüp, bekletiliyor. Devlet, hem de sosyal devlet ha… Böyle yönetimleri kendimize layık gördüğümüz için utanıyorum…